Ataşehir’de Hava Kirliliği Mobil Yöntemle Ölçülecek

Mar 9, 2017, 16:50
İTÜ Uçak ve Uzay Bilimleri Fakültesi Meteoroloji Mühendisliği Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Mikdat Kadıoğlu ile bir araya geldik ve Ataşehir ilçesinde İTÜNOVA TTO ile birlikte gerçekleştirdiği hava kalitesi izleme ve modelleme araştırma projesine dair konuştuk. Prof. Dr. Kadıoğlu ve ekibinin tasarladıkları mobil ölçüm aracıyla yapılan araştırma, günümüzde önemi hızla artan hava kalitesinin ölçümü ve değerlendirilmesinin yanında; bölgede yaşayanların sosyoekonomik gelişiminin ve hayat kalitesinin artırılmasına katkıda bulunmayı hedefliyor. Proje kapsamında bölgeye yerleştirilen mobil hava kirliliği ölçüm kabiniyle belirlenen veya hava kalitesi konusunda şikayetleri olan mahallelerde belli sürelerle ölçümler yapılıyor. Ölçüm istasyonunda ulaşım, ısınma ve sanayiden kaynaklanan ölçüme dayalı kirlilik düzeyinin belirlenmesi ve modellenmesi sağlanıyor. Araştırma ayrıca, Ataşehir sâkinlerini hava kalitesi hakkında bilgilendirmeyi ve alınması gereken önlemleri paylaşarak bu ilçede toplumsal farkındalık yaratmayı da sağlıyor.

Çalışmayla ilgili olarak Prof. Dr. Mikdat Kadıoğlu ile yaptığımız röportajı aşağıda okuyabilirsiniz.

- Bize projenin teknik detaylarından kısaca bahsedebilir misiniz?

Ataşehir’de bir yıldır hava kirliliği analizi ve modelleme çalışması yapıyoruz. Ataşehir, İstanbul’da hava kirliliğiyle ilgili ölçüm yapılamayan bir noktadır. Türkiye’de hava ölçüm dağıtım istasyonları bulunuyor ama bazı ilçelerde bu istasyonlar yok. Biz bu istasyonun Ataşehir’de de kurulması, çalıştırılması ve analiz edilmesiyle ilgili olarak kapasitesini arttırmaya çalışıyoruz. Böylece Ataşehir’de hava kirliliği kalitesi yazın ve kışın 24 saat boyunca takip edilebilecek. Mobil istasyonumuz, hava kirliliği şikâyetlerinin geldiği edilen yerlerde de belli süreliğine ölçüm yapabilecek. Çevrimiçi olarak bölge halkıyla da paylaşılacak bu bilgilerin kullanılabilmesi için okullarda; öğrencilere, velilere ve halkın geri kalan kesimlerine eğitim veriyoruz. Bu proje sayesinde, Ataşehir’de kirlilik emisyonlarında belli oranda karbondioksit, kükürtdioksit, ozon, azot oksitler, partikül madde vb. bilinen bütün kirlilik unsurlarını ölçüyoruz. Örneğin; partikül maddelerde sadece 10 mikronu değil, Türkiye’de çok fazla ölçülmeyen 2.5 mikronu da ölçebiliyoruz. “Modern hava kirliliği” olarak tanımlanan ve şehirlere özgü olan ozon kirliliği de bizim için çok önemli bir araştırma noktasını oluşturuyor. Ayrıca, hava sıcaklığını ve rüzgârı da ölçüyoruz. Yani aslında, hava kirliliğinin bütün değişkenlerini ölçebilen topyekün bir istasyondan bahsediyoruz.

-Ölçümler için kullandığınız mobil cihazın tasarımı size mi ait?

Evet, cihazı biz tasarladık ve mobil olmasını istedik. Çünkü şikâyet geldiği zaman taşınabilir olması bizim için önemliydi. Cihaz gittiği zaman kuruluyor ve üzerindeki anten açılıyor. İşte bu antenle rüzgârı ve hava sıcaklığını ölçüyoruz. Cihaz mobil özellikleri sebebiyle hareket edeceği için içinde sabitlenmiş aparatlar bulunuyor. İçinde bilgisayarı, jeneratörü olan, eksiksiz bir sistemden, hatta içindeki mutfak düzeniyle bir süre yaşanabilir bir cihazdan bahsediyoruz. Taşınabilirlik özelliğiyle değişik konumlarda kolayca çalışabiliyor. Cihazın çalışması için iki temel faktörden biri elektriğe bağlanması, diğeri ise dış şartlardan korunabilmesidir. Hafif olması, yani menzile herhangi bir taşıt taşıyabildikten sonra her yere gidebilir olması gerekiyor. Şimdi bu cihazı Karadeniz İş Birliği Projesi dâhilinde, Ukrayna ve Gürcistan ile de paylaşmayı, istasyonu bu ülkelere de göndermeyi planlıyoruz.

- Yapılan ölçümlerin sonunda yapılması gereken girişimlerle ilgili çalışmalarınız var mı?

Bugün Türkiye’de ve Avrupa Birliği ülkelerinde farklı kalite standartları var. Biz bu standartların ikisine de bakıyoruz ve aldığımız değerleri her ikisine göre de değerlendiriyoruz. Örneğin, kükürt dioksit veya karbon monoksit ölçümlerini belediyelerin internet sitelerinde renklendirerek veriyoruz. “Tehlikeli”, “sağlıksız”, “alarm durumunda” vb. başlıklar eşliğinde ibre; yeşilden sarıya, sarıdan da kırmızıya doğru gidiyor. Bu renklerin ne anlama geldiğini de internet sitesinde açıklıyoruz, okullarda da anlatıyoruz. Hava kirliliği üzerine, özellikle astım ve bronşit hastası çocukları olan velilere, korunma yöntemlerini de anlattık ve anlatmaya devam ediyoruz. Çünkü bu çalışmada tamamen başarılı olmamız, kurduğumuz sistemde üretilen bilginin vatandaş tarafından kullanılabilmesiyle orantılı.

- Projenizin ticarileşme sürecinde İTÜNOVA TTO size nasıl katkılar sağladı?

İTÜNOVA TTO bizi birçok prosedürden kurtardı. Çünkü bu çalışma için ihaleye çıkılması ve bazı belgelerin hazırlanması gerekiyordu. İTÜNOVA TTO bu noktada işleri oldukça kolaylaştırıcı bir rol oynadı. Bizim akademisyenler olarak ihale süreçleri ve gereken belgelerin hazırlanması konusunda fazla bilgimiz yok. Buna uygun zamanımız da yok. Bunlar teknik değil, daha çok bürokratik süreçlerdir. Teknik şartnamenin ve ihale şartlarının hazırlanması aynı zamanda teknik bilgi de gerektiriyor. Bu nedenle ihale süreçlerinin de çok iyi bilinmesi ve karşı tarafın ikna edilmesi, dolayısıyla karşı tarafın da karşısında ciddi bir kurum görmesi gerekiyor. İşini bilen, yapabilen, organize hareket eden bir kurum olan İTÜNOVA TTO bu noktada bizim için işi kolaylaştırmada ve önümüzün açılmasında ciddi bir rol oynadı.

Prof. Dr. Mikdat Kadıoğlu ile yaptığımız röportajı buradan izleyebilirsiniz.