TEKNOKENT YÖNETİMİNDE ŞEFFAFLIK TESCİLLENDİ

Haz 30, 2016, 15:19
Şeffaf ve etkin yönetim adına bağımsız dış denetimin özellikle önemsendiği İTÜ’de, İTÜ ARI Teknokent’in finansal tüm işlemleri küresel düzeyde profesyonelliği ile bilinen bağımsız denetim şirketi EY (Ernst & Young) tarafından denetlendi. Denetim sonrasında firma tarafından verilen önraporla İTÜ ARI Teknokent’in yönetimindeki şeffaflık da tescillenmiş oldu.

İTÜ ARI Teknokent’te yaklaşık 2,5 aydır süren denetim çalışmaları geçtiğimiz günlerde düzenlenen kapanış toplantısında, bağımsız denetçi firma EY’nin olumlu görüşü ile noktalandı. Kapanış toplantısında sunulan rapor, Muhasebe Standartları Uygulama Genel Tebliği ve Kamu Gözetim Kurumu duyurularına uygun olarak düzenlendi. Uluslararası tanınırlık ve prestije sahip EY firması tarafından yapılan finansal denetim sonucunda verilen raporun hazırlanması sırasında, İTÜ ARI Teknokent’in finansal kaynaklarından bunların harcandığı yerlere, tüm muhasebe kayıtlarından yapılan yatırımlara kadar her detay titizlikle incelendi.

‘Dış Denetim Çok Önemli’

Rektörümüz Prof. Dr. Mehmet Karaca, bağımsız dış denetimin önemine değinerek, “Özellikle bizim gibi köklü kurumların şeffaf ve etkin yönetim başarısıyla örnek olması zorunludur” dedi. İTÜ’nün kurumsallaşmasında bu anlayışın yerleştirilmesini önemli amaçlardan biri kabul ettiklerini ve farklı vesilelerle sürekli dile getirdiklerini söyleyen Karaca, “Eğitimde dış denetimi, uluslararası akreditasyonlar ile yapıyoruz. ABET, NAAB, IMO akreditasyonlarının sürdürülebilirliği, belirli zamanlarda denetimden geçerek ve tüm kriterlerin uzmanlarca değerlendirilmesi sayesinde mümkün. Aynı anlayışı üniversitemizin her kademesinde uygulamaya özen gösteriyoruz. Bu nedenle vakfımızdan gelen talep üzerine ülkemizin en büyük girişimcilik ve teknoloji üslerinden biri haline gelen Teknokentimizin denetimi de güvenilir ve bağımsız uzmanlara emanet edildi” dedi.

Teknoloji ve girişimcilik odaklı çalışmaların başarısı için ARI Teknokent’in mali yönden güçlü olması gerektiğini vurgulayan Karaca, “Örneğin Teknokentimizin en büyük binası olan ARI-3, 2012 yılında açılmıştı. Yapım maliyetinden doğan 17,5 milyon avroluk borcu 2013 yılından itibaren ödenmeye başlandı; şu anda 8 milyon avroluk kısmı kaldı. Bugünkü planlamamıza göre 2018 yılı itibariyle tüm borcu sıfırlanacak” bilgisini verdi.

Teknokent’in Başarısı İTÜ’nün Başarısı


Karaca, İTÜ ARI Teknokent’in ciro ve ihracat rakamlarının yılsonlarında tüm İTÜ’lülerle paylaşılmasını gelenek haline getirdiklerini vurgulayarak, şunları kaydetti:
“Edinilen kazanım ne kadar, bunun yüzde kaçı İTÜ’ye kaynak olarak aktarılmış, bu kaynakla hangi çalışmalar yapılmış yılsonu sunumlarımda tek tek paylaşıyorum. Öte yandan oluşturduğumuz girişimcilik ekosisteminin parçası olan firmaların, ülkemiz için ilk niteliği taşıyan çalışmaları birbiri ardına geliyor. Yeni fikirleri desteklemek ve projeye dönüşmelerini sağlamak için sadece İTÜ Çekirdek ile son 5 yılda 10 milyon TL destek sağlandı. Üniversitemizdeki gelişmeleri düzenli takip eden her İTÜ’lünün, Teknokentimizin gelişimini izlememesi mümkün değil. ARI Teknokent büyüyor; büyüdükçe üniversitemize de ülkemize de katkısı artıyor.”

Profesyonel ve Bağımsız Denetim

İTÜ ARI Teknokent Genel Müdürü Kenan Çolpan da finansal kontrol anlamını taşıyan bu denetimin, İTÜ Geliştirme Vakfı tarafından talep edildiğine işaret etti. Ciro itibariyle belirli büyüklüğe sahip şirketlerin bu tür dış denetimler geçirmesinin yasal zorunluluk olduğunu ancak İTÜ ARI Teknokent’in bu yükümlülüğü taşıyan şirketler kategorisinde olmadığını söyleyen Çolpan, “Buna rağmen bu özel rapor için başvuru yapmayı ve uluslararası uzmanlarca tarafsız bir değerlendirmeye tabi tutulmayı önemsedik. Bugünün iş dünyasının gereklilikleri ve şeffaf yönetimi stratejileri itibariyle bu tür denetimlerin profesyonelliğin gereği olduğunun bilinciyle hareket ediyoruz” dedi. Çolpan, denetim yapılacak şirketin de vakıf yönetimi tarafından seçildiğine; her aşamada katılımcı ve şeffaf bir denetim süreci yaşandığına dikkat çekti.

İTÜ ARI Teknokent’in yükselen başarısına da işaret eden Çolpan, AR-GE gelirlerinde yüzde 46, AR-GE ihracatında yüzde 42 yükseliş sağlandığını belirtti. Açılan firma, istihdam edilen çalışan ve İTÜ mezunu sayısının artırıldığını anlatarak, son 1 yılda yüzde 18 artışın sağlandığı proje sayısının bugün itibariyle 2 bin 350 olduğu bilgisini verdi.

Bilişim başta olmak üzere elektronik, enerji, makine, biyoteknoloji gibi birçok alanda faaliyet gösterdiklerini anlatan Çolpan, “Son bir yılda bile çalışan sayımız yüzde 15 artarak 6 bini; firma sayımız 250’yi geçti. Proje sayısı da yüzde 18 artış yakaladık; halen 2 bin 350 ar-ge projesi yürütülüyor” dedi. Çolpan, kurdukları ekosistemde İTÜ’lülerin öncelikli olmasını teşvik ettiklerine de değinerek, bu sayede son 3 yılda ARI Teknokent firmalarının İTÜ mezunu istihdam oranının yüzde 38 arttığını dile getirdi.