Değerli Konuklar,
236 yıldır ülkenin en önemli kurumlarından olmayı başaran, ülkesine, insanlarına, dünyaya bilimsel ve sosyal anlamda önemli katkılarda bulunan İstanbul Teknik Üniversitesi’nin 2009-2010 eğitim-öğretim yılı açılışına hoş geldiniz.
Bugün, yıllardır yaptığımız gibi aynı heyecanla, istekle ve azimle başarılı bir yılı geride bırakmak için yola çıkıyoruz. İstanbul Teknik Üniversitesi için başarı bir gelenek olmuştur ve olmaya devam edecektir.
Sayın Konuklar,
Ülkemiz birçok alanda önemli değişimler yaşıyor. Siyaset ve ekonomi dünyamız, sürekli önemli gündem maddeleri ile dolu. Son derece hareketli, dinamik bir dönemden geçiyoruz. Ülkemizin bazı sorunları var, ancak Albert Einstein’in de dediği gibi “Sorunlar, onları yaratanların mantığı ile çözümlenemez”. Üniversiteler olarak ülke gündemine duyarsız kalmak, ya da doğrudan gündemin içinde yer almak tercih edilecek yöntemler değildir. Bizler eğitim ve bilim alanında elimizden geleni yapmakla yükümlüyüz. Her şeye rağmen gelecekten umutluyuz, gelecek sizlerle daha güzel olacaktır.
Üniversitemiz tarihi başarılarla dolu, ülkemizin en önemli ve köklü kurumları arasındadır. Elbette bu başarılar kolay kazanılmış değildir. Çağın gereklerine uygun hareket etmek ve her zaman bilimsel ilkelerimizden şaşmadan çok çalışmak bize bu başarıları getirmiş ve getirecektir. Ancak bu süreçler hiç sorunsuz geçilmemektedir. Doğal olarak, çok hızlı gelişmeler de beraberinde yeni sorunlarla yüzleşmemize neden olmaktadır. Bunların üstesinden gelmek tabiî ki görevimiz. Üniversite olarak sorunların çözümü için uzun yıllara dayalı bir tecrübemiz var. Ancak çözümlerin de mutlaka uygun mecralarda aranması gerekir. İTÜ gibi asırlık üniversitelerimizle, henüz yeni kurulma aşamasında olan üniversitelerin aynı platformda, aynı koşullarda harekete zorlanması bizler açısından doğru bir yaklaşım olarak algılanmamaktadır. Hedefleri ve birikimleri farklı olan üniversitelerin, aynı kulvarda koşamayacağı bir gerçektir. Böylesi bir yaklaşım rekabetçi anlayışı da olumsuz yönde etkileyecektir. Biz emsallerimizle birlikte aynı kulvarda koşmak ve yarışmak istiyoruz. Şartlar ve kurallar buna göre tanzim edilmeli, geliştirilmeli ve uygulanmalıdır. Bugün gelinen noktada artık üniversitelerimizin farklı klasmanlarda yer alması gereği çoktan ortaya çıkmıştır. Bu anlamda belirlenecek ölçütler ile artık üniversiteler kendi liglerinde çok daha başarılı olmak adına kendi bilimsel yol haritalarını oluşturmalıdırlar. Dünya üniversiteleri ile yarışmak istiyorsak, uluslararası kuralları benimsemek zorundayız. İTÜ olarak temel hedefimiz bu yolda da ülkemizde öncü olmaktır.
Üniversitelerin başarıları günümüzde ürettikleri yeni bilgi ile ölçülmektedir. Dünyanın en iyi 100 üniversitesi arasına girmek için araştırma üniversitesi olmamız gerekiyor. İTÜ geçmişi ve gelenekleri ile bunu rahatlıkla gerçekleştirebilecek bir kurumdur. Bu amaçla konuyu sürekli gündemde tutarak gerek hükümet düzeyinde gerekse YÖK nezdinde girişimlerimiz sürüyor. İTÜ yıllarca ülkenin en iyi mühendislerini, mimarlarını, sanatçılarını ve denizcilerini yetiştirdi. Artık İTÜ bu misyonu genç üniversitelere bırakabilir, bırakmalıdır. Önümüzdeki dönem, İTÜ diğer üniversitelerin yapabileceğini değil, yapamayacaklarını gerçekleştirmelidir. İTÜ araştırma ve geliştirme alanında öncülük yapmalı, hem üniversitemizin gelişmesi hem de ülkemizin gelişip kalkınması için gücümüzü ve altyapımızı bu yönde kullanmalıyız. Lisansüstü eğitim konusunda büyümeli ve lisans öğrencisi sayımızı mümkün olduğunca sabit tutmalıyız ve hatta azaltmalıyız. Biz ancak bu şekilde hem kendimize hem de bu ülkeye daha faydalı oluruz. Koşmak istiyoruz ancak yürümek zorunda kalıyoruz. Artık ülkemizde kendi kendine yetebilen üniversitelere idari ve mali özerklik yolu açılmalıdır.
Değerli Konuklar,
Rektörlük görevimizde bir yılı geride bıraktık. Bu süre içinde hem üniversitemizin olanaklarına ve sorunlarına yakından bakma fırsatımız oldu hem de birçok uygulamayı başlatma ve gerçekleştirme olanağımız.
- Anadolu’da yeni kurulan 40 üniversiteye öğretim üyesi yetiştirme projesini İTÜ’ye kazandırdık. Bu son derece önemli bir projedir ve araştırma üniversitesi olma yolunda bize önemli katkılarda bulunacaktır. Projeye yaklaşık 40 Milyon TL bütçe sağladık.
- Nanoteknoloji konusunda Türkiye’nin en ileri laboratuvarlarını kuruyoruz. Projeye yaklaşık 25 Milyon TL bütçe sağladık.
- Yüksek Başarımlı Hesaplama Merkezi projesine 45 Milyon TL destek aldık ve 22 Milyon TL’lik akıllı bina inşaat ihalesi yapılmış durumdadır.
- 10 000 m2’lik ve 10 Milyon TL bütçeli merkezi derslik binasının inşaatına başlandı. 5 ay içinde inşaatı tamamlanacaktır.
- Yaklaşık 40 Milyon TL bütçeli ve 47 000 m2’lik Yeni Teknokent (ARI-3) binasının inşaatı başladı ve böylelikle zaten alanında rakipsiz olan Teknokent’in daha da ileri gitmesinin önü açıldı. Teknokent sizlerin de bildiği başarılarının dışında bize sağlayacağı kaynaklarla temel projemiz olan araştırma üniversitesi olma ve dünyada ilk 100 üniversite arasına girme hedefimizin önemli destekçisi olacaktır. Ekonomik krizin bu kadar derin olduğu bir dönemde böyle bir yatırım kararı almak ciddi bir risktir, biz bu riski aldık. James B. Conont’ın şu sözü ne kadar anlamlı ve güzel bir söz değil mi? “Kaplumbağaya dikkat et. Ancak kafasını çıkarıp risk aldığında ilerleyebiliyor”. Yönetim olarak bu ve buna benzer yatırımlar yapmaktaki amacımız, İTÜ’yü önümüzdeki yıllarda kendi öz kaynaklarından yılda en az 50 Milyon $ ek kaynağa kavuşturmaktır. İTÜ bunu yapacak güce, altyapıya ve sosyo-ekonomik bir konuma sahiptir.
- İngilizce eğitim konusu her yeni uygulamaya olduğu gibi bazı tepkiler toplasa da zaman içinde bize sağlayacağı katkı anlaşılmıştır. 2010-2011 yılında uygulamaya başlamak üzere, gerekli olan altyapı çalışmalarını hızla gerçekleştirdik ve konu ile ilgili diğer çalışmalara devam ediyoruz.
- Öğretim üyelerimizin bilgisayar ve yan ürünleri ihtiyacını bir ön şart ileri sürmeden karşıladık. Son bir yılda toplamda 703 adet taşınabilir bilgisayar, 205 adet masa üstü bilgisayar, 535 adet lazer yazıcı,163 adet çok fonksiyonlu yazıcı, 360 adet tarayıcı, 625 adet harici Hard Disk öğretim üyelerimize ve doktora yapmakta olan araştırma görevlilerimize teslim edilmiştir.
- Her fakültedeki en az bir öğrenci laboratuvarını toplamda 800 masa üstü bilgisayarla yeniledik.
- Tüm kampüslerimizde yer alan kütüphanelerimizdeki bilgisayarlar yenilendi.
- Sanayi Bakanlığı ile sürdürülen görüşmelerimiz sonucunda ilk defa öğretim üyelerimize proje bazında ciddi oranlarda destek sağlandı.
- Yayın teşviklerimiz 1 Ocak 2009’dan itibaren başlamış olup, ilk 7 aya ait ödemelerimiz ilgili öğretim elemanlarımıza yapıldı.
- Öğretim elemanlarımıza uzun süreli yurt dışı destek programı başlattık, ilk etapta yaklaşık 40 öğretim elemanına uzun süreli yurt dışı desteği sağladık.
- Mevcut yurtlarımızın bir çoğunda bakım onarım çalışmalarını tamamladık. Yeni kız öğrenci yurdu inşaatı ve yeni yurt proje hazırlıklarımız hızla devam etmektedir.
- Genç araştırmacılarımız için yeni lojmanların inşaatı tamamlama aşamasına getirdik ve tüm öğretim üyelerimiz için yeni lojman projelerimiz ile ilgili çalışmalarımız hızla devam etmektedir.
- Çok sayıda öğrenci ve öğretim üyesi laboratuvarları yenilendi, üniversiteye yeni laboratuvarlar kazandırdık.
- Merkez Kütüphanemizi 7 gün 24 saat açık hale getirdik.
- Bu yıl İTÜ Geliştirme Vakfı okullarında, İTÜ mensubu çocuklarına %60 indirim sağladık.
- Başarılarımızı, projelerimizi, öğretim üyelerimizi kamuoyuna daha iyi anlatabilmek için bir İletişim Merkezi oluşturduk. Bu merkez, medya ilişkileri, halkla ilişkiler ve tanıtım konularında profesyonel bir mantıkla hareket ederek İTÜ’nün enformasyon merkezi olacaktır.
- Öğrencilerimizin sorunlarının etkin şekilde çözülmesi, üniversite ile bütünleşmelerinin sağlanması amacıyla Öğrenci Dekanlığı ve Uluslararası Programlarımızın daha etkin yönetimi için Uluslararası Eğitim Dekanlığı kurulması çalışmaları son aşamaya geldi ve yakın zamanda faaliyete geçecektir.
- İlk defa bizim dönemimizde öğrencilerimizi temsilen Öğrenci Konseyi Başkanımız, Üniversite Yönetim Kurulu’na ve Senato’ya girmektedir.
- Öğrencilerimizin yıllardır çözülemeyen sorunlarını çözdük, öğrenci yemek ücretlerini düşürdük, yemek bursu sayısını bir önceki yıla göre 750’den 2000’e çıkardık.
- Öğrencilerimizin ulusal ve uluslararası projelerine destek miktarını bir önceki yıla göre %400 arttırdık.
- Gerek öğretim elemanlarımız, gerek öğrencilerimiz ve gerekse de çalışanlarımız açısından ulaşılabilir bir yönetim olduk.
- Türkiye’nin birçok kentinde bulunan mezunlarımızı bizzat ziyaret ederek etkileşimimizi üst düzeye çıkarttık.
- TÜBİTAK, DPT, AB gibi projelere başvuracak olan öğretim üyelerimize ilk defa proje hazırlama desteği sağladık ve bu destek sürekli hale getirildi.
- AB projeleri için profesyonel destek almaya başladık. Bu bağlamda, uluslararası bir firma tarafından Ekim 2009 ve Aralık 2009’da üniversite öğretim üyelerimize eğitim programları düzenlenecektir.
- Son bir yılda yaratılan projelerle, özellikle vakıf üniversitelerinden üniversitemize dönüşler başlamıştır. Önceleri bizden giden olurdu, şimdi bize gelenler var.
- İTÜ KKTC kampüsü ile ilgili çalışmalarda son aşamaya gelindi.
- Avrupa’da ilk Türk üniversitesi, Berlin’de İTÜ tarafından kurulacaktır.
- İTÜ tarafından Türkiye’de üretilen ilk uydu İTÜpSAT1 başarıyla fırlatıldı.
- İTÜ tarafında yapılan ilk Türk helikopteri, Arıkopter 2010 yılında deneme uçuşunu gerçekleştirecektir.
Bir yıl içinde yapılanlar sadece bunlar değil tabii ki. Burada sayamadığımız onlarca proje ve uygulama var. Ancak bunlar yeterli değil, daha fazlasını daha büyüklerini yapmamız gerek ve bunun için çalışıyoruz. Bir yıl içinde gerek öğrencilerimiz için gerekse de öğretim elemanlarımız için çok şey yaptığımıza inanıyoruz.
Sayın Konuklar,
Bildiğiniz gibi Mühendislik programlarımızın bir kısmı 2004, diğer bir kısmı da 2005 yılında 6 yıllığına ABET akreditasyonu almıştır. Ocak 2010 yılında tüm programlarımız için yeniden başvurumuzu yapacağız. 6 Ağustos 2008 tarihinde, göreve başladığımızdan bugüne kadar yönetimimizin bu konudaki kararlılığını her vesileyle dile getirdik, yaptığımız çalışmalarla sizler de buna şahit oldunuz. Bu kararlılığımız bundan sonra da hiç bir şüpheye yer vermeksizin devam edecektir. Temel hedefimiz, program bazındaki ABET akreditasyonu ile birlikte kaliteyi olabildiğince geliştirerek ülkemizde ve uluslararası alanda kurumsal bağlamda, kalite liderliğinin saygın temsilcilerinden biri olmaktır.
2009-2010 Akademik açılışımıza ABET direktörü Dr. Gloria Rogers’i açılış konuşması için davet etmemiz bu konudaki kararlılığımızın bir göstergesidir.
Değerli Öğretim Üyeleri ve Yardımcıları,
İstanbul Teknik Üniversitesi sizlerden oluşuyor. Sizin başarınız İTÜ’nün başarısıdır. Sizlerin çalışma şartlarını daha iyi noktalara getirmek öncelikli amaçlarımızdandır. Araştırma olanaklarınızın arttırılması, sorun ve sıkıntılarınızın çözülmesi ile sizlerin çok büyük başarılara imza atacağından kimsenin şüphesi yoktur. Sizlere bu olanakları sağlayacağımızdan emin olunuz. Yeni öğretim yılında yine en büyük sorumluluk sizlerde. Ülkenin en başarılı, en zeki öğrencileri yine ülkenin en başarılı öğretim üyeleri olarak sizlerin karşısına gelecek. Nasıl İTÜ’nün başarısı sizin başarınız ise öğrencilerimizin başarısı da sizler sayesinde gerçekleşecek. Atatürk’ün de dediği gibi “sizler irfan ordusunun kumandanlarısınız”. Dünya’da üniversite eğitim-öğretim kadrosunu mutlu edemeyen ülkeler, gelişememektedir, bunun sayısız örnekleri vardır. Biz öğretim elemanları, çok onurlu ve gururlu bir görevi icra etmemizden dolayı, kendimiz için hükümetlerden bir şeyler isterken çok zorlanır ve hatta hiç isteyemeyiz. Bilinen maaşlarla İTÜ öğretim üyeleri olağanüstü bir başarı sergileyerek Mühendislikte dünyada 133. sıraya girmemizi sağlamıştır. Aynı zamanda Türk üniversiteleri de dünya yayın sıralamasında, her yıl bir basamak atlayarak 2008’de 18. sırada yer almıştır, gerçekten mucizeleri gerçekleştirmektesiniz. Bu ülke, siz akademik ve idari personelimizle gurur duyuyor, size çok şey borçluyuz.
Unutmayalım ki biz köklü bir İTÜ ailesiyiz. Bu ailede elbette her bireyin beklentisi olacaktır, amacımız bu ailenin her ferdinin mutlu olmasıdır, yarınlarına umutlu bakmasıdır. Sevgilerimiz paylaşıldıkça artarken, dertlerimiz de paylaşıldıkça azalacaktır. Onun için el ele vermek zorundayız. Hep birlikte bütünleşip İTÜ’yü çok daha güçlü kılmak ve yarınlara taşımak, bu ailenin ferdi olarak hepimizin görevidir. Nitekim İTÜ bize geçmişin bir mirası değil, geleceğe bırakılacak bir emanettir.
Sevgili Öğrencilerimiz,
İstanbul Teknik Üniversitesi öğrencisi olmak gibi bir ayrıcalığa sahipsiniz. Bunu çok çalışarak hak ettiniz. Bu üniversiteye ilk adım attığınız gün sizler de 236 yıllık efsanenin bir parçası oldunuz. Sizlerle ne kadar gurur duysak azdır. “Milletin bağrından temiz bir kuşak yetişiyor. Bu eseri ona bırakacağım ve gözüm arkada kalmayacak" diyerek her yerde size güvenini dile getiren Atatürk’ü ve devrimlerini, bu vatan için gözünü kırpmadan can veren şehitlerimizi ve hayatta olan gazilerimizi hiç bir zaman unutmayınız. Onlar için yapabileceğiniz en iyi şey bu vatan için yorulmadan, bıkmadan, olumsuzluklara küsmeden daima çalışmaktır.
Sevgili Veliler,
Çocuklarınızın İTÜ’yü kazanmasındaki en büyük pay size aittir. Sizler kendinizden kısarak çocuklarınıza en iyi eğitim ortamı yarattınız, bu nedenle bugün onları İTÜ’lü yapmanın büyük onurunu, gururunu taşıyorsunuz. Bundan daha güzel bir onur ve gurur olamaz sanırım. Sizleri tüm İTÜ ailesi adına tebrik ediyor, en derin sevgi ve saygılarımı sunuyorum. Bugüne kadar gözünüzden sakındığınız evlatlarınızı artık bize emanet ediyorsunuz, onlar artık bizim çocuklarımız, bizim yavrularımız olmuştur. Emanetinizin emin ellerde olduğundan hiç şüphe duymayınız.
Değerli Konuklar,
2009-2010 Akademik dönemin açılışında sizlerle birlikte olmaktan gururluyuz ve mutluyuz. Hepinize teşriflerinizden dolayı teşekkür eder, en derin sevgi ve saygılarımı sunarım.
Prof. Dr. Muhammed ŞAHİN
Rektör
25 Eylül 2009