İTÜ'lüler 241. Yıl Gururuyla Bir Araya Geldi
May 26, 2014


Üniversitemizin geleneksel etkinliklerinden olan ve her yaştan İTÜ’lüleri bir araya getiren “İTÜ Günü”, 23-24 Mayıs’ta Ayazağa Yerleşkemizde gerçekleştirildi.

 


İTÜ Gününün vazgeçilmezleri arasında yer alan mezun yemeği Süleyman Demirel Kültür Merkezinde (SDKM) Petek Restoranda ve 75. Yıl Yemekhanesinde verildi. SDKM düzenlenen iki ayrı törenle, meslekte 40, 50 ve 60. yılını geride bırakan mezunlarımız ile İTÜ’de 30. 40. ve 50. hizmet yılını tamamlayan akademik ve idari personelimize plaketleri verildi. Ayrıca, İTÜ’ye destek veren kişi ya da kurumlara, teşekkürün simgesi olarak Altın Arı ve Gümüş Arı takdim edildi.

 

Törende,  İTÜ Türk Musikisi Devlet Konservatuvarı Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Sinem Özdemir konser verdi. Ardından mezunlarımıza hitap eden Rektörümüz Prof. Dr. Mehmet Karaca, “Sadece İTÜ Rektörü olarak değil, bir İTÜ mezunu olarak üniversiteme duyduğum sevgi ve bağlılık, her gün heyecanımın tazelenmesini ve yeni başarılara imza atma gücünü kendimde bulmamı sağlıyor” dedi. Karaca, İTÜ’nün geleceğe yönelik hedeflerini anlatırken, “İTÜ artık 250. yaşına doğru geri sayıma geçen ve önüne büyük hedefler koyan bir üniversite. İTÜ’yü, İTÜ adına ve ayrıcalığına yakışır yüksek başarılarla 250. yılına ulaştırmak en büyük gayemiz. Bu gayeyi gerçekleştirebilmek için de güçlü adımlar atıyoruz. Tarihimizdeki ilklere ve teklere yenilerini eklemek için çalışıyor, bilimin merkezi, tekniğin ve teknolojinin üssü olma niteliğimizi pekiştiriyoruz. Ancak bununla yetinmiyor; kültür, sanat, spor ve sosyal sorumluluk üzerine dikkat çeken adımlar atıyoruz” diye konuştu.

 

‘İTÜ’ye çok şey borçluyuz’

İTÜ’de yapılan ve yapılması planlanan yakın ve orta vadeli çalışmalar hakkında bilgi veren Karaca, mezunlarımızdan üniversitede daha çok zaman geçirmelerini de istedi:

“Son on yıllardaki mezunlarımızın üniversiteleri ile zayıflayan bağlarını yeniden kuvvetlendirmek hepimizin elinde. Hatırlamamız gereken tek şey ise üniversite sıralarında geçen günlerimiz ve İTÜ’ye aslında ne kadar çok şey borçlu olduğumuz... Dünyanın en iyi üniversitelerine bakın, mutlaka kuvvetli bir mezun bağı ve üniversitelerinden fiziken kopmamış mezunlar göreceksiniz. İTÜ’lü olan birinin ruhen İTÜ’den kopması mümkün değil; bunu çok iyi biliyoruz. Ancak biz fiziken de İTÜ’den kopmamanızı istiyoruz. En büyük dileğim, İTÜ’lü gençlerle İTÜ’nün her yaştan mezunlarının bir arada olduğu; mezunlarımızın gençlerin bakış açısından ve enerjisinden, öğrencilerimizin de mezunlarımızın deneyimlerinden ve bilgilerinden yararlandığı bir üniversite ortamı inşa edebilmek. İTÜ’lülük bir kültürdür; nesilden nesile zenginleşerek aktarılan bir kültür… Bu kültürü yeni kuşaklara benimsetmek, İTÜ’lü olmanın ayrıcalığını anlatmak için sizlerin rol model olduğunuzu düşünüyor; bu bilincin aşılanmasında sorumluluk almanız gerektiğine inanıyorum. Bunun için İTÜ mezunlarını üniversitelerini sık sık ziyaret etmeye, ortak yaşam alanlarını kullanmaya, gençlerle bir arada olmaya davet ediyorum. Üniversitenizin kapıları sizlere her zaman açık. Gelin ve lütfen kütüphanelerimizi, spor alanlarımızı kullanın, yerleşkelerimizi gezin. Tüm bunları yaparken, İTÜ’nün zamanı ne kadar iyi kullandığını, değişerek güzelleştiğini fark edin. Kampüslerimizin çevre düzenlemesinde doğa dostu, engelli dostu, sağlıklı yaşam dostu bir yaklaşımın benimsendiğini gördükçe gurur duyacağınızdan şüphem yok.”

Karaca, İTÜ’lülerin Türkiye’nin dününde ve bugününde olduğu gibi geleceğinde söz sahibi olacağını belirterek, “Mezunlarımızın öğrencilik yıllarından başlayan ve bilim sevgisiyle yurt sevgisini birleştiren azimkâr uğraşları hem üniversitemizi hem de ülkemizi daima ileriye taşımıştır. Ülkemizin dört bir yanında, değerli olan, kalıcı olan, güzel olan ne varsa orada mutlaka bir İTÜ’lünün eli vardır...  Öncülük eden, örnek alınan sayısız işe baktığımızda hepimizin duyduğu gurur aynıdır; çünkü orada mutlaka bir İTÜ’lünün adı vardır…” diye konuştu.

‘Mühendis olarak insanların hayatını kolaylaştırdık’

Mezunlar adına konuşma yapan İTÜ’54 İnşaat Mezunu Yüksek Mühendis Nurhan Motugan ise İTÜ’deki anılarından kesitler de paylaştı. Mühendis kökenli müteahhitlerin başarısından bahseden Motugan “Hayata geldiğimizde hepimizin görevi insanlığa yardım etmektir. Bizler mühendis olarak insanların hayatını kolaylaştırarak yardımda bulunduk” dedi.   Motugan, bir ülkedeki kalkınmanın eğitimle başlayacağını, bu bağlamda üniversitelere maddi ve manevi destek olmanın öneminin altını çizdi.

Altın Arı ve Gümüş  Arı Ödülleri

Altın Arı 2014 Ödülünü İstanbul Büyükşehir Belediyesi alırken; İBB Park, Bahçe ve Yeşil Alanlar Daire Başkanlığı Birimlerine İTÜ’nün Yeşil Kampüs Projesine sağladığı katılarından dolayı teşekkür plaketi sunuldu.

Gümüş Arı Ödüllerini ise Mezunumuz Dr. Yük. Mak. Müh. Keskin Keser, Birkökler Vakfı, Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği, İTÜ Vakfı Sosyal ve Kültürel Hizmetler Komitesi, Mega Danışmanlık Temsilcilik Dış Tic. A.Ş., Sabancı Vakfı, Türk Eğitim Vakfı, Ufuk Güldemir Gazetecilik Eğitim, Kültür ve Doğa Vakfı ile Vehbi Koç Vakfı aldı.

Plaketlerin takdiminin ardından mezunlar otobüsle yerleşke turu yaparak, hem anılarını yad etti hem de yerleşkede yapılan çalışmalar hakkında bilgi edindi.

   

 

    


Gökyüzünden Soma’ya Selam

 

İTÜ Günü her yıl olduğu gibi geleneksel Uçurtma Şenliği ile sona erdi. 7’den 70’e İTÜ’lüleri buluşturan şenlikte, aileler güzel havanın tadını çıkardı. Ülkemizin her köşesinde acısı hissedilen Soma’daki facia da unutulmadı. Soma’da yaşamını yitiren madencilerimiz anısına 301 siyah balon ve siyah bir uçurtma gökyüzüne bırakıldı.