İTÜ'den Yayılan Kocaman Gülümseme
Haz 10, 2014


Üniversiteyle okul arasındaki duvarın yıkılması, down sendromlu öğrencilere yeni bir dünyanın kapısını açtı.

“Engelsiz İTÜ” projesinin en önemli halkası olan kafeyi kısa sürede sahiplenen İTÜ’lüler, down sendromlu öğrencilerin yaptığı “gülen yüz keki”özellikle tercih ediliyor.



İTÜ’nün Maslak’taki ana yerleşkesinde, Türkiye’nin ilk üniversite down kafesi açılıyor. “Engelsiz İTÜ” projesinin en önemli parçalarından biri olarak hayata geçirilen çalışma ile örnek bir adım atıldı.

İTÜ merkez yerleşkesinde Fanfan adıyla açılan ve mutfağında da servisinde de down sendromlu öğrencilerin çalıştığı kafenin açılışı, 12 Haziran Perşembe günü saat 13.30’da gerçekleştirildi. Açılışa, İTÜ Rektörü Prof. Dr. Mehmet Karaca, İTÜ’lü akademisyenler ve öğrenciler, down sendromlu öğrenciler, aileleri ve öğretmenleri ile protokol konukları katıldı. Törende, down kafe projesinin birlikte yürütüldüğü Sarıyer Şehit Üsteğmen Ali Büyükdicle Özel Eğitim İş Uygulama Okulu öğrencilerinin temsili karne töreni de yapıldı. Down sendromlu öğrencilerin hazırladığı “gülen yüz keki” de konuklara ikram edildi.

Eğitimde İyi Örnek Ödülü

Sarıyer Şehit Üsteğmen Ali Büyükdicle Özel Eğitim İş Uygulama Okulu tarafından yürütülen “Ben de Çalışabilirim” projesi ile öğrenciler becerilerine uygun alanlarda profesyonel çalışma hayatının parçası oluyor. İTÜ’nün okul ile işbirliği de bu proje üzerinden gelişti. Proje, 2014 yılında Eğitimde İyi Örnekler Konferansı kapsamında, “Özel Eğitim” kategorisinde ödüle değer bulundu.

Bir Kapıyla Başlayan Değişim

Sarıyer Şehit Üsteğmen Ali Büyükdicle Özel Eğitim İş Uygulama Okulu, İTÜ’nün Ayazağa Yerleşkesi ile bitişik konumda bulunuyor. Aradaki duvar ile ayrılan ve 10 yıldır hiçbir iletişimin kurulmadığı okul, 1,5 yıl önce kardeş okul ilan edildi. İTÜ Rektörlüğünün kararıyla da önce duvar yıkılarak okul ile kampüsün bağlantısını sağlayan bir kapı açıldı. Kapının açılmasıyla birlikte, okul için de adeta yeni bir dönem başladı. İTÜ’nün spor tesislerinden ücretsiz olarak yararlanma hakkı verilen öğrenciler, yürüme mesafesindeki bu tesisleri kullanmaya başladı. Devamında ise spor turnuvalarına katılım ve farklı branşlarda kazanılan madalyalar geldi. İTÜ öğrenci kulüplerinin neredeyse her gün ziyaret ettiği ve down sendromlu öğrencilerle etkinlikler gerçekleştirdiği bir bağ kuruldu. Duyarlılık sadece üniversite öğrencileriyle sınırlı kalmadı. Üniversite yerleşkesi içinde yer alan İTÜ Geliştirme Vakfı Okullarından öğrenciler de okulu ziyaret etmeye ve gönüllü etkinlikler gerçekleştirmeye başladı.


‘Özellikle gülen yüz keki istiyorlar’


Fanfan Kafe açılırken, İTÜ Rektörlüğü tarafından down sendromlu öğrencilerin istihdam edilmesi önkoşul olarak getirildi. Birçok yatırımcı bu önkoşulu riskli görüp çekilirken, Ayça Pars özellikle bu nedenle işletmeci olmayı tercih etti. “Ben de bir anneyim” diyen Fanfan Kafe’nin sahibi Ayça Hanım, bunu bir yatırımdan öte vatandaş olarak taşıdığı sosyal sorumluluk bilincinin somut sonucu olarak gördüğünü söyledi. Pars, “İTÜ gibi bir markanın bünyesinde, İTÜ öğrencileriyle bir arada olmak fikri zaten çok güzeldi. İTÜ her an üreten ve yaşayan bir yer, öğrencilerle birlikte olmayı çok seviyorum. Buranın bir down kafe olarak hizmet vermesinin istenmesi ise bu işe duyduğum heyecanı, isteği kat kat artırdı. Herkese bu kadar güzel bir iş yapmak nasip olmaz” dedi. Pars, İTÜ öğrencilerinden ve çalışanlarından gelen geri bildirimlerin kendini ayrıca mutlu ettiğini vurgulayarak, şöyle konuştu:

“Çok kısa süredir buradayız ama öyle güzel şeyler duyuyorum, öyle güzel sahneler görüyorum ki bana büyük mutluluk veriyor. Öğrenciler burayı bir down cafe olması nedeniyle özellikle sahiplendi, İTÜ’lülerin sergilediği bilinçli tavır takdire değer. Örneğin kafemizin menüsünde ‘gülen yüz keki’ var. Down sendromlu çalışanlarımız, öğretmenleriyle birlikte yapıyor. Ve İTÜ’lüler, başka tatlı alternatifleri olmasına karşın özellikle gülen yüz kekinden istiyorlar. Çok keyifli sohbetler gerçekleşiyor burada. Okuldan, spordan birçok şeyden konuşuyorlar. Hatta sonbaharda down sendromlu öğrencilerimiz ve İTÜ öğrencilerinin birlikte yer alacağı bir masa tenisi turnuvası düzenleme fikri bile oluştu.”

 

‘Önce kantinde eğitim aldılar’

Sarıyer Şehit Üsteğmen Ali Büyükdicle Özel Eğitim İş Uygulama Okulu Müdürü Can Dağaşan ise engelli gruplarının 4’e ayrıldığına ve istihdam oranın en düşük olduğu grubun zihinsel engelliler olduğuna dikkat çekti. “Ben de Çalışabilirim” projesini bu yüzden çok önemsediklerini, İTÜ’nün duyarlılığıyla birlikte hayata geçirdikleri down cafenin ise örnek olmasını dilediğini söyledi. Dağaşan, proje ortaya çıktığında kafede görev almadan önce öğrencilerin İTÜ Vadi Yurtları kantininde çalıştığını ve bir oryantasyon süreci geçirdiğini belirtti. Öğrencilerinin Fanfan’da ilgili öğretmenlerinin gözetiminde çalıştığını belirten Dağaşan, şunları kaydetti:

“Down sendromlu ya da diğer zihinsel engelli grubundaki bireylerin istihdamda yer alabilmesi ancak pozitif ayrımcılıkla mümkün olabiliyor. Bu açıdan İTÜ’nün gösterdiği duyarlılık çok önemli bir adım. Esasında devlet bu alanda yatırım yapacak girişimcileri destekliyor. Engelli çalışanların sigortalarını ödüyor, belli miktarlarda teşvik veriyor. Ancak yeterli bilinç yok. Bu bilincin geliştirilmesi, öğrencilerimizin kendi ayakları üzerinde durabilmesi adına önemli” dedi.