Tokyo Teknoloji Enstitüsü ile Ortak Deney
Kas 19, 2014


İTÜ Yapı ve Deprem Mühendisliği Laboratuvarı uluslararası projelerine bir yenisini ekleyerek Tokyo Teknoloji Enstitüsü ile ortak bir deney çalışması başlattı. Çalışma, mevcut betonarme binaların depreme karşı güçlendirilmesinde Japonya’da geliştirilen bir tür sönümleyicinin Türkiye’deki mühendislik hizmeti görmüş yapılara uygulanabilirliğinin deneysel olarak incelenmesi içeriyor. 

Projede özellikle okul ve hastane gibi önem katsayısı yüksek binaların incelenmesi hedefleniyor. Türkiye’de depreme dayanıklı olmayan pek çok yapıyı ilgilendiren çalışma kapsamındaki deneylerden biri, Yapı ve Deprem Mühendisliği Laboratuvarında gerçekleştirildi. Burkulması önlenmiş çaprazlar (BÖÇ) olarak bilinen yapısal elemanları içeren deneylerin Türkiye’de yapılması, bu elemanların bazı tiplerinin ilk kez denenmesi bakımından oldukça önem taşıyor.
    
Projeyi İTÜ adına yürüten Mimarlık Fakültesi - Yapı ve Deprem Mühendisliği Çalışma Grubu Koordinatörü Prof. Dr. Oğuz Cem Çelik ile Tokyo Teknoloji Üniversitesi adına yürüten Öğretim Üyesi Prof. Dr. Toru Takeuchi deneyin ardından İTÜ Kurumsal İletişim Biriminin sorularını yanıtladı.

Yapılan deneyin kapsamından bahseder misiniz?



Prof.Dr.Çelik: İTÜ ile Tokyo Teknoloji Enstitüsü arasında ortaklaşa yürütülen bu önemli projede, mevcut ya da yeni yapıların depreme karşı dayanım ve sünekliklerinin arttırılması amacıyla geliştirilen özel bir çelik çapraz sisteminin gerçeğe yakın ölçeklerde, benzetilmiş deprem etkileri altında denenmektedir. İTÜ’deki laboratuvarımızda yapılan bu deneyler yurtdışındaki (özellikle Amerika ve Japonya) gelişmiş laboratuvarlarda yapılanlarla paralellik göstermektedir. Bazı deneyler içerdikleri özellikler nedeniyle ilk kez İTÜ’de gerçekleştirilmektedir. 


İlk kez düzenlendiğinden bahsettiniz… Deneyin önemini anlatır mısınız?

Prof.Dr.Çelik: Bu deneylerin benzerleri Türkiye’de daha önce de yine bizim çalışma grubumuz tarafımızdan yapılmıştı. Bunların farkı, özelliği olan malzemelerle üretilen çapraz numunelerin ilk kez Türkiye’de deneniyor olmasıdır. Teknolojisi çok karmaşık olmakla birlikte, denediğimiz ürün içerisinde Japonya’da üretilen özel çelik ve diğer malzemeler vardır. Tüm numuneler İTÜ’ye bu ortak proje kapsamında hibe edilmiştir. Türkiye’de henüz üretilemeyen bir ürünün Türkiye’deki yapılara uygulanabilirliğini gösterilmesi açısından ilk deneyleri yapmış olmanın heyecanını yaşıyoruz.
Deprem aktivitesi yüksek olan bölgelerde tasarlanan yapılarda güvenlik çoğu zaman ön plana çıkmaktadır. Yapıların hasar görmesini engelleyen ve depremden sonra hemen kullanılmasına olanak verebilen bu tür yapı elemanları Japonya’da sıkça kullanılıyor. Bu teknikle tasarlanan ve inşa edilen benzer başka bir ürünün kullanıldığı bir yapı da aslında İTÜ Arı-6 binasıdır. Bu yapı BÖÇ’lerin Türkiye’deki uygulaması bakımından ilk örnektir. Onun da tasarımında biz öncü olmuştuk. Diğer bir konu ise BÖÇ elemanlarla tasarım şu anda hazırlıkları devam etmekte olan “Deprem Bölgelerinde Yapılacak Binalar Hakkında Yönetmelik” kapsamına da alınmaktadır. Böylece, yönetmelik tamamlanmadan biz İTÜ olarak bu elemanların/sistemlerin deneysel incelemesini bitirmiş olacağız. Tüm gayretimiz deprem etkileri altında daha güvenli ve hasar düzeyi kontrol edilebilen ya da minimumda tutulabilen yapılar elde etmektir.


Ulaştığınız sonuçlar hakkında bilgi verir misiniz?

Prof.Dr.Çelik: Şu ana kadar yaptığımız deneylerde elde edilen sonuçlar, denenen çaprazların performansının oldukça yüksek olduğunu göstermektedir. Yapısal modellemeler sonucu hesapladığımız davranış özellikleri ile deneysel veriler hemen hemen üst üste düşmektedir. Ulaştığımız sonuçlar çaprazların yeterliliğini kanıtlamakta, başta Japonya ve ABD’de olduğu gibi Türkiye’de de gerçek yapılarda kullanımına olanak vermektedir. Özellikle, Türkiye’deki okul ve hastane gibi önem katsayısı yüksek binaların depreme karşı güçlendirilmesinde ya da yeniden yapımlarında bu elemanlardan da yararlanılmasını bekliyor ve öneriyoruz. Son olarak, Japonya’daki bu ürünleri üreten çok önemli bir firma ve enstitünün bize ve İTÜ’ye güvenip bizim laboratuvarlardan yararlanarak bu testleri yaptırıyor olmasının üniversitemiz için önemli olduğunu düşünüyoruz.

Takeuchi: İTÜ yeni teknolojileri arayan bir üniversite

Tokyo Teknoloji Enstitüsü’nden Prof. Dr. Toru Takeuchi de yürütülen işbirliği ile ilgili olarak Tokyo Teknoloji Enstitüsü’nün, İTÜ gibi teknik ve sürekli yeni teknolojileri arayan bir üniversite olduğunu söyledi.  Prof. Takeuchi, çalışmanın yalnızca araştırma düzeyinde kalmaması için bu konuda uluslararası çalışmaları bulunan Prof. Dr. Oğuz Cem Çelik’in araştırma grubu ile birlikte ilerleyeceklerini ve işbirliğini geliştirmeyi hedeflediklerini belirtti.