İTÜ Rüzgâr Arabası Hollanda’dan Madalya ile Döndü
Kas 05, 2015


İTÜ alternatif enerjili araçlar konusunda yaptığı çalışmalara bir yenisini daha ekledi. İTÜ Rüzgâr Arabası Ekibi(İTÜRAT) çok kısa süre içerisinde tasarlanıp üretilen rüzgâr arabasıyla, Hollanda’da gerçekleşen Racing Aeoulus yarışından 7.’lik madalyası ile döndü. Yarışmaya katılan tek Türk takımı olan İTÜRAT, son dört yıldır parkuru tamamlayan tek Türk takımı oldu.
3 kişi ile yola çıkıp, gittikçe büyüyen takım çok kısa süre içinde rüzgâr enerjisiyle çalışan bir araç üretti. Uluslararası arenada İTÜ’yü ve ülkemizi temsil edip madalya ile dönen İTÜRAT ekibi, projelerini ve hedeflerini anlattı: 

Rüzgar arabası fikri nasıl ortaya çıktı? Ekipteki arkadaşlar nasıl bir araya geldi?

Yola, üç kişi ile başladık ve sonra çoğalarak devam ettik. Çocukluğumuzdan beri alternatif enerjili araçlar dikkatimizi çekerdi. İTÜ’nün bu konudaki başarısını da biliyorduk. Önce ekipten üç arkadaşın fikriyle yola çıktık. Sonra bir araba tasarlayıp üretmek için gerekli donanıma sahip diğer arkadaşların da dahil olmasıyla 11 kişilik bir ekip olduk. 

Neden rüzgâr arabası?

Rüzgâr enerjisi ülkemizde ve dünyada yeni yeni gelişen bir alan. Güneşten daha fazla verim alınabilecek bir enerji türü aslında. Neden rüzgâr enerjili bir araç yapmayalım diye düşündük. Rüzgar tribünlerini gördükçe neden olmasın dedik ve ekibi kurup aracımızı yaptık.

ruzgar_ekibi_1

“İTÜ’lü dayanışması”

Aracın planlama tasarımı 1 sene içerisinde gelişti. Peki, bu süreçte nasıl ilerlediniz, sizi neler zorladı?

Ne yapmak istediğimizi biliyorduk. Önce görsel olarak aracın tasarımını yaptık. Bu süreçte düzenli toplantılar yaptık. En büyük sorunumuz sponsor bulmak oldu. Sponsorluk başvuru süresini kaçırmamız, bize kaynak konusunda sıkıntı yarattı. Bunun için çok uğraştık. Kapı kapı dolaşıp bireysel görüşmeler yaptık. Yeni bir takım olduğumuz için elimizde sadece proje görselleri vardı. Sponsor firmalar genellikle somut bir şey isterler. Ama biz, güzel bir fikrimiz, sıfırdan bir araç yapma konusunda bir projemiz var dedik.

Bu problemleri nasıl aştınız?

Projemizi anlatan iyi bir sunum hazırladık. Arabanın tasarımını görsellerle destekledik. Üniversitemizin verdiği destek dışında Şubat ayına kadar elimizde hiç bir şey yoktu.  Geçtiğimiz Mart ayında “Makinİstanbul” etkinliği kapsamında alternatif enerji konusunda çalışmaları olan NLSS Mühendislik fakültemize geldi. Firmanın sahibi de İTÜ Makina Mühendisliği’nden mezun Barış Erdem. Barış Erdem bize inandı ve projemizi destekledi ve Barış Abi oldu ekibimiz için. Bu aşamadan sonra kapı kapıyı açtı ve sponsor bulabildik.  Barış Abi, bizi “Northel Enerji” ’ye yönlendirdi. Yeniliğe önem veren, ülkemizde kendi üretimini yapan tek firma özelliğine sahip Northel Enerji sayesinde, arabanın yapımını gerçekleştirdik. Bu bizim için çok güzel bir fırsat oldu ve daha sonra başka şirketlerden, belediyelerden sponsorluklar aldık. Takımı sıfırdan kurduğumuz ve alt yapımız olmadığı için tahmin edemediğimiz zorluklar da çıktı. 

ruzgar_ekibi_4

 “Teorik Bilgilerimizi Pratiğe Çevirdik”

Bu projenin sizin akademik hayatınıza katkısı olduğunu düşünüyor musunuz?

Çok büyük katkısı olduğunu düşünüyoruz. Evrensel bir platformda sorumluluk almak çok büyük bir katkı. Derste anlatılanların içinde olmak, onları üretmek ve elimize almak bulunmaz bir fırsat. Derslerde de anlatılan konuların çok uzak olmadığını fark ettik. Teorik bilgileri pratiğe dönüştürebildiğimizi gördük. Ellerimizle kompozit işledik. Değişik bir imalat yöntemi geliştirdik ve hocalarımızla paylaştık. Sponsorumuz ve destek veren şirketlerden “Gençlerin fikri bize de ışık oldu” gibi yorumlar aldık. Kısacası bu projenin akademik hayatımıza katkısı çok büyük. Hatta ekibimizden bir arkadaşımız, şasenin analizini bitirme projesi olarak kullandı. Onun dışında proje üzerinde çalışan başka arkadaşlar da var. 

Aracın çalışma prensibi nasıl?

Araç tamamen mekanik olarak çalışıyor. Aracın tepesinde pervanesi var ve pallerin dönmesi konik dişler sayesinde tekerliklere aktarılıyor. Yani tamamen mekanik.
Belirli dişli oranları var. Orada da kaset dişli sistemi kullandık bisikletlerde olan ve motosiklet kavramamız var onu değiştirdik. 3 tane konik dişli aracılığıyla aktarım organlarından tek bir tekerleğe tahrik veriyoruz. Yani bir elektrik motoru kullanmadık arabamızda. Buna ek olarak kanatlarımızın açısı ve difüzörümüzün rüzgâra göre dönmesi elektrik olarak kontrol ediliyor. 

Türkiye’deki en büyük sorun düşük kaliteli malzemeler bulmak. Yarışta gördük ki diğer takımların araçları daha kaliteli malzemelerle üretilmiş ve daha iyi olmuş. Yurt dışında olan algı maalesef ki Türkiye’de yok. Aracımızda olması gereken bir parçayı alamadık ve bu parçanın eksikliği bizi yarışta, 7 sıra geriye attı. Örneğin burada ürettirdiğimiz bir mil, bizim istediğimizden farklı olmuştu. Bu konuda da yurt dışında büyük firmalarla çalışan bir usta, bize yardımcı oldu. 

Hangi kısımları siz kendiniz ürettiniz, hangi kısımları dışardan aldınız?

Dışarıdan aldığımız malzemelerin çoğu hammadde halinde oldu. Difüzörümüzün motorunu ve fren sistemlerini, dişli kutuları hazır aldık ki bunların hazır alınması gerekiyordu. Onun dışındaki tasarımı oluşturan bütün parçaları, dış gövdesini kendimiz yaptık. Aslında arabayı kendimiz ürettik diyebiliriz.

Aracınızın imalatı toplamda ne kadar sürdü?

Yaklaşık 2,5- 3 hafta sürmesi gerekiyordu fakat maddi problemler nedeniyle toplamda 2 ay sürdü.

ruzgar_ekibi_3

 “Kendi Mühendisliğimizi Uluslararası Bir Platformda Yarıştırdık”

Yarış süreci nasıldı?

İTÜ gibi bir üniversitenin öğrencilerinin böylesi bir deneyimi yaşaması gerekiyor. İnsanın kendine ve okuluna güvenmesi çok farklı ve güzel bir deneyim. Bunun dışında farklı insanlarla farklı ve güzel anılar yaşadık, oradaki takımlarla birbirimize çok destek olduk bu da bizim için iyi bir deneyim oldu.  Kendi mühendisliğimizi uluslararası bir platformda yarıştırdık. 

Bu yarış 7 yıldır yapılıyor ve 3 gün sürüyor. Yarışta düz çizgi şeklide 500 metrelik bir parkur var. Başlangıçta ilk 10 metre arabayı itiyorsunuz ve arabanın ilk hareketi bu şekilde veriliyor. 10 metre itildikten sonra 40 metre hızlanma yeri var.  Sonra 500 metre boyunca araba gidiyor. Araba giderken iki tarafta da rüzgâr hızları ölçülüyor ve ortalama rüzgâr hızına ile aracın hızı karşılaştırılıyor. Rüzgârın hızına karşı arabanın hızı ile verimlilik hesabı yapılıyor. Önemli olan aracın yüzde kaç verimli olduğu. 

Bu yılki yarışlarda en büyük sıkıntı rüzgârın az olmasıydı. Önceki yılların verilerine göre beklenen rüzgâr olmadı. Böyle olunca geçtiğimiz yıl birinci olan takım yüzde 97 gibi bir verimle bitirirken, bu yılın birinci takımı yüzde 67 ile bitirdi. 

Yarışta farklı parametreler var. Örneğin, birinci gün çok az rüzgâr vardı ve Alman takımının aracının dışında hiçbir araç hareket edemedi. İkinci gün ilk güne göre biraz daha fazla rüzgâr vardı. Biz Alman takımının aracı uçar gider diye düşünürken bir gün önce hareket edemeyen Hollanda takımının aracı öne geçti. Üçüncü gün ise rüzgârın artmasıyla Danimarka takımının aracı bütün takımların önüne geçti. Önemli olan aracın tasarlandığı rüzgâr seviyesi aslında. Yapılan tasarım belirli bir rüzgar seviyesinde optimum seviyeye ulaşıyor. 

Yarışta araç başlangıç parkurunda hareket ettikten sonra, rüzgâr seviyesinin azaldığı noktalarda duruyordu. Aracın itilmeden hareket etmesi gerekiyordu. Bu yarışın en zor kısmıydı. Bizim aracımız ise üç gün süren yarış boyunca rüzgârın kesildiği noktalarda en iyi kalkış yapan araç oldu. Ayrıca daha önceki yıllarda Türkiye’den yarışa katılan takımlar araçlarını hiç hareket ettirememişler. Dolayısıyla Türkiye’den gelen takım olarak bu yıl bizi ciddiye almadılar. Ama aracımız yürüdükten sonra, yarışı düzenleyenler ve yarışa katılan diğer takımlar bize daha farklı bir gözle bakmaya başladılar. Dört yıl boyunca hiç derece alınmamış olması, Türk takımına bakışı değiştirmiş. Biz bu yıl bu önyargıyı derecemizle kırmış olduk. 

ruzgar_ekibi_2

Hedefinizi nasıl özetlersiniz?

Bu yıl da bir an önce çalışmalara başlayacağız. Takıma yeni arkadaşlar alacağız. Amacımız bir sonraki yıl gerçekleşecek yarışta daha iyi bir derece almak. Ayrıca Hollanda’da çok fazla tasarım gördük. Daha değişik tasarımlar üzerine gitmeyi de planlıyoruz. 
Aslında sıfırdan yeni bir araç yapmak istiyoruz. Aracı kapsül haline getirip ve rüzgârdan daha iyi verim alabilmek için aracı hafifletmemiz lazım. Bazı yeni elektronik sistemler kullanacağız.