Ulu Önder Atatürk'ü Andık
Kas 10, 2015


Türkiye Cumhuriyeti'nin Kurucusu Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk, vefatının 77. Yılında düzenlenen törenle anıldı.

İTÜ Rektörlüğü tarafından Ayazağa Yerleşkesi - Süleyman Demirel Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen anma programına İTÜ Rektörü Prof. Dr. Mehmet Karaca, Rektör Yardımcıları, akademisyenler, öğrenciler ve idari personel katıldı. Tören, saat 09.05’te siren sesi eşliğinde saygı duruşunda bulunulması ile başladı. İstiklal Marşını birlikte söyleyen İTÜ’lüler, daha sonra Atatürk’ün sesinden 10. Yıl Nutkunu dinledi ve siyah beyaz görüntüler eşliğinde Cumhuriyet’in kuruluş yıllarına doğru kısa bir yolculuk yaptı.

10 kasim torenleri katilimcilar

Film gösteriminin ardından konuklara seslenen Rektörümüz Prof. Dr. Mehmet Karaca, konuşmasında Atatürk’ün bilime verdiği önemi vurguladı. Karaca: “Mustafa Kemal Atatürk, Türk devletinin ulaşması gerektiği aşamayı, 20.yüzyılın başlarında şaşmaz bir sezgiyle görerek yaşamda en gerçek yol göstericinin bilim ve teknoloji olduğunu tespit etmiştir. Ayrıca gerçek kurtuluşun ekonomik bağımsızlıktan, ülkenin her bakımdan kalkındırılıp güçlendirilmesinden geçtiğini belirtmiş, batı uygarlığının biliminden, teknolojisinden yararlanarak, bunları özümseyerek çağdaş uygarlık düzeyine çıkıp, bu düzeyi de aşmayı milletinin önüne amaç olarak koymuştur. Bu amacı daha somut olarak “Büyük davamız, en medeni en müreffeh millet olarak varlığımızı yükseltmektir” şeklinde ifade etmiş ve refah toplumu olmayı hedef göstermiştir” dedi.

Konuşmasına Atatürk’ün sözleriyle son veren Karaca: “Ben, manevi miras olarak hiçbir dogma, hiçbir donmuş ve kalıplaşmış kural bırakmıyorum. Benim manevi mirasım ilim ve akıldır. Benden sonrakiler, bizim aşmak zorunda olduğumuz çetin ve köklü zorluklar karşısında, belki gayelere tamamen erişemediğimizi, fakat asla taviz vermediğimizi, akıl ve ilmi rehber edindiğimizi tasdik edeceklerdir. Benim Türk milleti için yapmak istediklerim ve başarmaya çalıştığım ortadadır. Benden sonra beni benimsemek isteyenler, bu temel eksen üzerinde akıl ve ilmin rehberliğini kabul ederlerse, manevi mirasçılarım olurlar.”

İTÜ öğrencileri adına konuşan Batuhan Evren ise bugün Ulu Önderimiz ve Baş Öğretmenimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün aramızdan ayrılışının 77. Kasım’ı. Türk Milleti olarak bu güne kadar O’nu anmayı, anlamanın ötesine geçirmiş bulunmaktayız diyerek sözlerine başladı.  Evren,  şunları kaydetti: “Laik, demokratik ve sosyal cumhuriyetimizin, yani bugün sahip olduğumuz tüm haklarımızın kazanılması o kadar kolay olmadı. Atatürk’ün fikir ve uygulamada önderi olduğu Türk inkılabı hangi görüşten, hangi milletten, hangi dinden olunursa olunsun, incelendiğinde; çok yönlü, radikal ilerici, kendini sürekli yenileyen, kalıplara sığmayan bir inkılaptır. Ulu önderimiz yaşamı boyunca yaptıklarında tek bir unsuru her şeyin üzerinde tuttu, milletin refahı. Devrimlere dönüp baktığımız zaman ulusumuzun kul olmaktan birey olmaya geçişini tartışmasız gözlemleyebiliriz. Bugün burada şu veya bu devrimler yapıldı, iyi oldu veya kötü olduğunu irdelememeliyiz. Bizler bugün Gazinin bizlere işaret ettiği, hala güncelliğini koruyan, bizleri birey ve ülke olarak ileriye götürecek fikirleri konuşmalı, irdelemeli ve benimsemeliyiz. Örneğin şu sözlerini bir Türk genci olarak aklımızdan çıkarmamamız gerektiği kanısındayım: “ Çalışmadan, öğrenmeden, yorulmadan rahat yaşamın yollarını alışkanlık haline getirmiş milletler; evvela haysiyetlerini, sonra hürriyetlerini ve daha sonra da istikballerini kaybetmeye mahkûmdurlar.”

10 kasim torenleri tesekkur

Törenin bu yıl ki davetli konuşmacısı Cumhurbaşkanlığı Liyakat Nişanı sahibi, Türk Tarih Kurumu Şeref Üyesi ve Türk Tarihi Uzmanı Prof. Dr. Feroz Ahmad oldu. Atatürk’ün Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşundaki rolünü ve devrimlerini anlattığı konuşmasında şunları aktardı. “Atatürk’ün ve çalışma arkadaşlarının kurduğu yeni Türkiye Cumhuriyeti 1930’lar itibariyle dönüşümünü tamamlamış ve gelişmekte olan üçüncü dünya ülkeleri için bir model olmuştu. Pakistan’ın kurucusu Muhammet Ali Cinnah Atatürk’ün reformlarından ilham alan liderlerden biriydi ve bunu ülkesinin kuruluşunun ardından yaptığı ilk konuşmada belirtti. Fakat bir yıl sonra aklındaki devrimi gerçekleştiremeden öldü. Hindistan’ın ilk Başbakanı Jawaharlal Nehru da Atatürk devrimini beğenmekteydi. Buna rağmen Hindistan’ın böyle bir devrimi gerçekleştirmek için çok büyük bir ülke olduğunu da söylemişti. Fakat Cinnah’ın aksine,  Hindistan’ı bugünkü haline getirecek seküler ve bilimsel temelleri atacak kadar yaşadı. Atatürk’ün modern Türkiye’nin temellerini atacak kadar uzun yaşamadığını düşünün. Türkiye nasıl olurdu? Fakat yeni Türkiye’nin temellerini atacak kadar yaşadı. Kendisi aynı zamanda ardında Türkiye’nin gururla izlemeye devam ettiği seküler ve bilimsel bir geleneğin mirasını bıraktı. Ancak unutmayalım Türkiye hala göreceli olarak, 92 yaşında, genç bir ülkedir ve Atatürk ile bağdaştırdığımız bazı reformlar dikkatli olmazsak eskiye dönebilir.”  şeklinde konuştu.


10 kasim torenleri tmdk konser

Konuşmaların tamamlanmasının ardından, Rektörümüz Prof. Dr. Karaca, davetli konuşmacı Prof. Dr. Feroz Ahmad’e teşekkür plaketi takdim etti.

Program, İTÜ TMDK tarafından verilen “Atatürk’ün Sevdiği Şarkılar” konseri ile sona erdi. Ardından, Prof. Dr. Feroz Ahmad öğrencilerimiz ile bir araya geldi ve “Modern Türkiye’nin Oluşumu ”adlı kitabını imzaladı.

10 kasim torenleri kitap imza

“Ata için yürüyoruz” ve “Ata için koşuyoruz”…

Ulu Önder Atatürk’ün 77. Ölüm Yıl Dönemi’nde, İTÜ Beden Eğitimi Bölümü tarafından organize edilen “Geleneksel Atatürk’ü Anma Koşusu ve Yürüyüşü” 32. kez gerçekleşti.

10 kasim kosusu

10 Kasım Atatürk’ü Anma Töreni’nin ardından gerçekleşen etkinlik, bu yıl “Ata için yürüyoruz” ve “Ata için koşuyoruz” sloganlarıyla düzenlendi. 7’den 70’e tüm İTÜ Ailesi’nin katıldığı yarışın startını Rektörümüz Prof. Dr. Mehmet Karaca verdi.

10 kasim yuruyu

Ayazağa Yerleşkesi, Beden Eğitimi Bölümü önünde başlayan ve bitiş noktası İTÜ Stadyumu olan koşu ve yürüyüşe; İTÜ öğrencileri, İTÜ akademisyenleri ve idari personelin yanında İTÜ GVO Dr. Natuk Birkan İlkokulu/Ortaokulu ve Ekrem Elginkan Lisesi öğrencileri katıldı. Yarışın bitiş noktası olan İTÜ Stadyumu’nda koşuya katılan bütün katılımcılara sertifika verildi.