İstanbul’un Sesleri
Oca 07, 2016


İTÜ Türk Musikisi Devlet Konservatuvarı 41 yıllık geçmişi ile pek çok ünlü isme müzik altyapısı sağlayan bir yuva oldu. Kimler yok ki bu isimler arasında... Arif Sağ, Aşkın Nur Yengi, Çelik, Mahsun Kırmızıgül, Volkan Konak, Erdal Erzincan… Konservatuvarın koridorlarında dolaşırken farklı enstrümanlardan yayılan nota sesleri sizi karşılıyor. Renklilik ve çeşitlilik koridorlardan sınıflara, sonrasında da müziğe yansıyor. Akademisyenler ve öğrenciler için müzikte arayış hiç bitmiyor. Zira İTÜ Türk Musikisi Devlet Konservatuvarı; dünün, bugünün ve yarının müzik anlayışını dinleyicisi ile buluşturuyor.

istanbulun sesleri_ekip

Konservatuvarımızın en yeni gruplarından bir tanesi de “İstanbul’un Sesleri” isimli performans grubu. Grubun kurucusu ve aynı zamanda müzik direktörü olan kanun sanatçısı ve sanatçı  Öğretim Görevlisi Adnan Günaydın.  Alışılagelmiş müzik tarzlarının biraz daha dışına çıkmayı hedeflediklerini belirten Adnan Günaydın, birbirinden farklı enstrümanlar icra eden 5 müzisyeni bir araya getirerek grubun kurulmasına destek olmuş. Grup üyeleri, akademisyen ve öğrencilerden oluşuyor. Hocamız grubu şöyle anlatıyor: “İTÜ Konservatuarı çatısı altında farklı bir müzik anlayışı geliştirmek mümkün, çünkü üniversitemiz köklü ve yeniliklere çok açık bir yapıya sahip. Grup ile saz eserlerinin geleneksel dokusuna, modern bir katman eklemeye çalıştık. Amacımız bu grubun konserlerini arttırarak, müziğimizin bilinirliliğini arttırmak” dedi.

 istanbulun sesleri_adnan gunaydin

İTÜ Türk Musikisi Devlet Konservatuarı Çalgı Bölümü Öğretim Görevlisi Erkan Kanat ve lisans öğrencileri Samet Çelikel, Selahattin Kabacı, Mehmet Dinleyen ve Selim Boyacı’dan oluşan “İstanbul’un Sesleri” adlı performans grubu, kendi besteleri olan enstrümantal eserlerin yanı sıra çeşitli bestecilerin eserlerini de yeniden düzenleyerek dinleyici ile buluşturuyor…

2015 yılsonu konserinde dinlediğimiz grup üyeleriyle küçük söyleşiler yaptık. Sanatçılarımız 2015’i geride bırakırken yeni yıl için de tüm İTÜ ailesine; sağlık, mutluluk ve bol başarı dolu bir yıl diledi.

Roman Mahallesi’nden etkilendim

Grubun vurmalı çalgılar sanatçısı Erkan Kanat, 2004 yılında İTÜ TMDK Halk Oyunları Bölümü’nde başladığı İTÜ serüvenine halen devam ediyor. TMDK Çalgı Bölümü’nde öğretim görevlisi olarak görev yapan Kanat, akademik çalışmalarının yanı sıra çeşitli ses ve saz sanatçıları ile sahne ve stüdyo çalışmaları da yapıyor. Çocukluğunu geçirdiği semtin Roman mahallesi olmasından etkilenerek müziğe gönül veren akademisyenimiz “Her evden ayrı bir enstrüman sesinin geldiği bir sosyal çevrede, en kolay edinebilecek enstrüman asma davul, darbuka vb. vurmalı çalgılar oluyor” dedi.

 Aileden gelen müzik kültürü

Grubun kanun sanatçısı Samet Çelikel ise babası sayesinde ud ile tanışmış sonrasında kariyerine kanun ile devam etmiş. Kanun sazını ise babasının tavsiyesi ile tercih etmiş. Grubun viyolonsel sanatçısı olan Mehmet Dinleyen müzisyen bir aileden geliyor. Mehmet Dinleyen’in dedesi, babası, amcaları, büyük kuzenleri gibi yakın efradı keman, viyola, viyolonsel gibi enstrüman icracıları… Mehmet Dinleyen, bu tınılar içinde en çok viyolonsele bağlandığını ve çalmak istediği enstrümana bu şekilde karar verdiğini söylüyor. Klarnet sanatçısı Selahattin Kabacı ise henüz 7 yaşındayken klarnet ile tanışmış ve ilk müzik derslerini de ailenin büyüklerinden almış. 8 senedir ud açalan Selim Boyacı ud ile tanışmasına, Güzel Sanatlar Lisesi’ndeki müzik öğretmeninin vesile olduğunu belirtiyor.