İTÜ, Tasarruf Eden ve Daha Mutlu Bir Türkiye İçin Saatleri Sabitledi
Eyl 09, 2016


Bugünden itibaren yürürlükten kaldırılan kış saati uygulaması yerine, ülkemizde artık yıl boyunca yaz saati uygulanacak. Enerji tüketimi, ekonomik göstergeler, psikolojik ve sosyolojik açıdan yapılan değerlendirmeler ışığında gerçekleşen, özellikle son dört ayı yoğun bir mesaiyle geçen iki yıllık kapsamlı bir çalışma sürecinin sonunda alınan kararın yararlarını ve etkileyeceği noktaları, proje sürecinde önemli katkılarda bulunan Meteoroloji Mühendisliği Bölümü Bölüm Başkanımız ve “Yaz Saati Uygulaması (YSU) Güneş Işınımı, Güneşlenme Süresi ve Elektrik Tüketim Verilerine Bağlı Olarak Analizi ve Modellemesi” projesinin yürütücüsü Prof. Dr. Ahmet Duran Şahin ve projede yer alan İTÜ Psikolojik Danışma ve Rehberlik Merkezi Koordinatörü Psikolog Cem Demirbaş ile konuştuk.

Prof. Dr. Ahmet Duran Şahin, her şeyden önce bu çalışmanın ardında büyük bir emeğin ve farklı disiplinlerden gelen ekip işinin yattığını belirtiyor. Kendisinin yanı sıra; Meteoroloji Mühendisliği Bölümü öğretim üyemiz Doç. Dr. Hüseyin Toros, aynı bölümde görev yapan araştırma görevlimiz Nida Doğan ve lisans öğrencilerimiz olan Ömer Akbal, Emre Çalıova ve Akile Varol, Fen Bilimleri Enstitümüzden araştırma görevlisi Bihter Durna, Ekonomi Bölümü öğretim üyemiz Doç. Dr. Sencer Ecer, İTÜ ARI Teknokent’te görevli sosyolog Aysu Kara, İTÜ Psikolojik Danışma ve Rehberlik Koordinatörü Psikolog Cem Demirbaş ve Yıldız Teknik Üniversitesi Elektrik Mühendisliği Bölümü öğretim üyesi Doç. Dr. Ercan İzgi’den oluşan 11 kişilik bir ekibin konu üzerinde çalışması ise sorunun ne kadar profesyonel ve çok yönlü bir şekilde ele alındığını gösteriyor ve Şahin’i doğruluyor.

Bu değişiklik üzerinde yapılan çalışmalar aslında yeni bir gelişme değil, aksine, iki yıl önce başlayan girişimlerin bir sonucu olarak ortaya çıktı. Yaz saati uygulamasının standartlaşabilmesi için başlayan araştırmaların derinleşmesiyle birlikte, tam 1 milyar verinin kullanıldığı geniş çaplı araştırmaların sonunda bu değişiklik hayata geçti. Proje sahibi Yenilenebilir Enerji Genel Müdürlüğü ile imzalanan sözleşme sonucunda; veriye dayalı ve bilimsel yöntemler kullanıldı ve araştırma ekibi karşılaştırmalı bir analiz temelinde yürütülen çalışmalar sonunda yaz saati uygulamasında hemfikir oldu. Konuyla ilgili çalışmaların hızlanmasında, Enerji Bakanı Berat Albayrak’ın göreve gelir gelmez konuya gösterdiği yoğun ilgi de oldukça etkili oldu.

2010-2016 arası Türkiye’deki tüm noktaların saatlik elektrik tüketim bilgilerinin ve bu yıllar arasında ülkemizle ilgili meteorolojik verilerin kullanıldığı devasa ölçüde bir veri hazinesinden yararlanılan çalışmalarda hem kuramsal hem de uygulama olarak pek çok yönden incelemeler yapılmış. Şahin bu noktada: “Geniş bir coğrafyaya yayılan bir ülkede yaşıyoruz. Dikdörtgen bir düzlem üzerine yerleşen ve bu yüzden iki ucu arasında önemli bir boylam farkı olan Türkiye’nin en doğusu ile en batısı arasında 1 saat 16 dakikalık bir zaman farkı var. Yaptığımız çalışmalarda elbette bunu da dikkate aldık.” diyor.

Sürekli yaz saati uygulamasıyla ekonomik ve dış ilişkiler açısından neler değişecek?

Ülkemizde sanayi ve yerleşimin en yoğun olduğu batı bölgelerimizde enerji tüketimi daha fazla olduğundan, ulusal çapta yapılacak bir enerji planlamasının da buna göre yapılması gerekiyor. Araştırma ekibinin yaptığı çalışmalar sonunda elde edilen bulgulara bakıldığında, kış saati uygulamasının tasarruftan çok tüketim getirdiği de net bir şekilde ortaya kondu. Elektrik fiyatının en yüksek olduğu saatler olan 17:00-22:00 arasında tüketimin artmasına yol açan kış saati uygulamasının kaldırılmasıyla, meskenlerdeki tüketiciler ve sanayi tesisleri de daha avantajlı olacak. Dolayısıyla bu durum hem tüketiciyi hem de ulusal ekonomimizi olumlu yönde etkileyecek. Öyle ki proje çalışmalarında bu veriye ulaşmak için 08:00-17:00, 08:30-17:30 ve 09:00-18:00 olmak üzere üç farklı mesai aralığı üzerinden, enerji tüketimi istatistikleri incelendi. Böylece proje sonucunda; 2010-2016 yılları arasını kapsayan 6 yıllık sürede kış saati uygulaması nedeniyle yaşanan ek elektrik tüketimleri karşılaştırıldığında, kış saati uygulamasının geçerli olduğu aylar bazında yıllık yaklaşık %8.58, toplam elektrik bazında ise %3.62 oranında önemli bir tasarruf yapılacak. Bu tasarruf, ortalama olarak Konya ilinin yıllık toplam elektirik tükemine eşit bir miktar anlamına geliyor.

Prof. Dr. Ahmet Duran Şahin bu noktada, yaz saatinin standart hâle gelmesiyle 30 MW’lık yaklaşık 50 adet rüzgâr tarlasının veya aynı güce sahip 100 adet güneş santralinin ürettiği miktarda elektrik enerjisinden tasarruf edileceğini de somut bir örnek olarak belirtiyor.

Yeni uygulamayla ülkemizin uluslararası ilişkiler boyutunda sorunlar yaşayacağı iddialarına da değinen Şahin, doğu-batı arasında Türkiye’den daha geniş bir alana yayılan ülkelerin unutulmaması gerektiğini belirtiyor. Amerika Birleşik Devletleri’nin doğu ve batısı arasında 4, Kanada’nın 5, Rusya’nın ise tam 11 saatlik bir zaman farkı olduğunu hatırlatan Şahin, bu ülkelerin uluslararası ilişkilerde yerel saat farkından kaynaklanan bir sorun olmadığına dikkat çekerek, bu ülkelerle kıyaslandığında boylam farkı nedeniyle en doğusu ile en batısı arasında 1 saat 16 dakikalık zaman farkı olan Türkiye’nin bu sorunu aşamayacak durumda olmadığını belirtiyor.

Yaz saati uygulamasının psikolojik açıdan etkileri nasıl olacak?

Yaz saati ve kış saati uygulamaları değerlendirilirken bunun yanında insanların günlük hayat temposu ve biyolojik saati de göz önüne alındı. Uygulamalar arasında bu açıdan da bir kıyaslama yapan araştırmacılarımız, kış saati uygulamasından ötürü çalışmaya bir saat geç başlayan ve çalışma süreleri sonunda eve dönüş yoluna gece karanlığında çıkmak zorunda kalan çalışanlar için de yaz saatinin psikolojik ve biyolojik ritim yönünden son derece olumlu olduğunda birleşti. Psikolog Cem Demirbaş bu noktada “Yıl içinde yaz ve kış saatlerinin dönüşümlü olarak uygulanması kısa ve uzun vadede insanların zihinsel ve fiziksel rahatsızlıklara maruz kalmalarına neden oluyor. Özellikle kış aylarında zaten gündüz süresinin azalması sebebiyle, güneş ışığından yararlanmak daha da önemli bir hâle geliyor. Zira insanların günlük hayatında karanlık süresi arttıkça mevsimsel depresyona yakalanma riski de o ölçüde artıyor. Kış saati uygulaması nedeniyle hepimiz işlerimizin önemli bir bölümünü akşam saatlerinde yapmaya mecbur kalıyoruz. Bu durum da başta uykusuzluk ve konsantrasyon eksikliğinden kaynaklı iş kazalarında artış başta olmak üzere, biyoritmimizi bozan birçok sorunla bizi karşı karşıya bırakıyor. Yaz saatinin tek zaman olarak uygulanması, bu sorunların giderilmesinde önemli bir rol oynayacak.” diyerek konuyu psikolojik açıdan yorumluyor.

Kış saati uygulamasının kaldırılmasıyla birlikte güneşi daha fazla göreceğimiz ve enerjiyi daha tasarruflu kullanacağımız yeni bir dönem başlıyor. Yeni uygulamanın daha verimli ve mutlu bir Türkiye için hepimize hayırlı olmasını diliyoruz.

HaberTürk televizyonunda Ece Üner'in sunduğu Akşam Raporu programına konuk olan Rektörümüz Prof. Dr. Mehmet Karaca ve Meteoroloji Mühendisliği Bölümü Bölüm Başkanımız Prof. Dr. Ahmet Duran Şahin sürekli yaz saati uygulamasının yararlarını ve hayatımızı etkileyeceği noktaları anlattılar.

 



Haber: İTÜ Kurumsal İletişim Ofisi