Mezunumuz ve Başbakanımız Sayın Binali Yıldırım’a Altın Arı Ödülü Takdim Edildi
Eki 10, 2016


Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı, Gemi İnşaatı ve Deniz Bilimleri Bölümü 1977 yılı mezunumuz Sayın Binali Yıldırım, üniversitemize yaptığı ziyaretle hem üniversitemizi onurlandırdı hem de üniversite yıllarına yolculuk yaptı.

ITU_Binali_Yildirim (1)

16 Nisan 2016 tarihli senato kararıyla ve Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı olduğu dönemde kendisine verilmesi kararlaştırılan Altın Arı ödülünü, o dönem “Başbakan” olarak atanması sebebiyle oluşan program yoğunluğu nedeniyle alamayan Başbakanımız, geçtiğimiz Mayıs ayında düzenlediğimiz Altın Arı Ödülleri’ne katılamamıştı. Üniversitemizi ziyareti vesilesiyle düzenlenen törende Başbakanımıza ödülünü, Rektörümüz Prof. Dr. Mehmet Karaca takdim etti. Mezun olduğu üniversiteden aldığı bu ödülün, kendisi için ayrı bir önemi olduğunu söyleyen Başbakanımız, üniversitemizde yetişecek yeni nesillerin de ülkemizin geleceğine yön vereceğinden emin olduğunu belirtti.

ITU_Binali_Yildirim (5)

Prof. Dr. Mehmet Karaca: “Türkiye’nin gelişimi üniversitelerin katkısıyla hızlanacak.”

Kalabalık bir grupla üniversitemizi ziyaret eden Başbakan Yıldırım’ı, Ayazağa Yerleşkesi girişinde Rektörümüz Prof. Dr. Mehmet Karaca karşıladı. Ardından, Süleyman Demirel Kültür Merkezi’nde düzenlenen 2016-2017 Akademik Yıl Açılış Töreni’ne geçildi. Etkinlik, Rektörümüz Prof. Dr. Mehmet Karaca’nın açılış konuşmasıyla başladı. İlk olarak, bu özel günde mezunlarımız Başbakanımız Sayın Binali Yıldırım ve Milli Eğitim Bakanımız İsmet Yılmaz’ın yanı sıra, üniversitemizi bu etkinlik vesilesiyle ziyaret eden konuklarımızla birlikte olmaktan dolayı duyduğu mutluluğu belirten Rektörümüz, dün Hakkari’de yapılan alçak saldırıda ve 15 Temmuz’daki hain darbe girişimi hakkında da konuşan Karaca; bu tür olayların tekrarlanmamasını dilerken şehitlerimize Allah’tan rahmet, yaralanan güvenlik güçlerimize ve vatandaşlarımıza acil şifalar diledi.

Teknik Üniversite’nin bugüne dek, aralarında birçok bilim insanı, sanatçı, devlet adamı da dahil olmak üzere sayısız önemli kişi yetiştirdiğinden bahseden Rektörümüz, bu başarının 1773’te Mühendishane-i Bahr-i Hümayun’dan beri gelen köklü bir geleneğin sonucu olduğunu vurguladı. Özellikle son 15 yılda hızlanan kalkınma çabalarının meyvelerini vermeye başladığını söyleyen Prof. Dr. Mehmet Karaca, bu gelişim sürecin, üniversitelerin daha çok katkı yapmasının sağlanmasıyla daha da hızlanacağının altını çizdi. Rektörümüz sözlerine; Başbakanımız, Milli Eğitim Bakanımız ve diğer konuklara “hoş geldiniz” dileklerini ileterek son verdi.

ITU_Binali_Yildirim (3)

Milli Eğitim Bakanı İsmet Yılmaz: “Parlak bir gelecek için daha çok çalışmalıyız.”

Akademik yıl açılışında ikinci konuşmayı ise mezunumuz ve Milli Eğitim Bakanımız İsmet Yılmaz yaptı. Yeni akademik yılın üniversitemize hayırlı olmasını dileyerek sözlerine başlayan Yılmaz, İTÜ’nün yetiştirdiği insanlarla yükseköğrenimde bir marka olduğunu defalarca ispatladığını belirtti. İTÜ’nün, geçmiş dönemlerdeki Başbakanlarımız ve Cumhurbaşkanlarımızdan Süleyman Demirel ve Turgut Özal da dâhil olmak üzere Türkiye’nin geleceğine yön vermiş kişileri yetiştirdiğini hatırlattı. Konuşmasına, ulusal eğitim politikası ve hükümet olarak eğitim alanında geleceğe ilişkin projeler hakkında genel hatlarıyla bilgiler paylaşarak devam eden Milli Eğitim Bakanımız, özellikle de bilimsel, çağdaş, kalitesi ölçülebilir bir eğitim anlayışı geliştirmek istediklerini söyledi. Engelli öğrencilerin eğitim imkânlarına daha kolay ulaşabilir olmasından eğitimde genel kaliteyi yükseltmeye uzanan birçok noktada görüşlerini paylaştı. Konuyla ilgili olarak OECD (Ekonomik Kalkınma ve İş Birliği Örgütü) ülkelerinin eğitime ayrılan ortalama bütçe payının hemen hemen yakalandığına dikkat çeken Bakanımız, bugün Türkiye’de 180 üniversitede öğrenim gören yaklaşık 7 milyon yükseköğrenim öğrencisinin bulunduğunu, bu durumun sadece niceliksel değil, niteliksel açıdan da yüksek kaliteli bir eğitim gerektirdiğini vurguladı. Ayrıca, Avrupa ülkeleri arasında en çok yükseköğrenim öğrencisinin ülkemizde olduğunu da sözlerine ekledi. Konuşmasının sonunda, milletimizin hedef alındığı terör saldırılarına ve 15 Temmuz’da yaşanan darbe girişimine de yer veren Yılmaz, bu olayların tekrarlanmaması ve birlik ve beraberliğimizin gücüyle ülkemizi bekleyen parlak gelecek için daha çok çalışmayan ihtiyacımız olduğunu ve üniversitelerimizin de bu noktada “Söz konusu vatansa gerisi teferruattır.” sözü doğrultusunda hareket etmesi gerektiğini söyledi.

ITU_Binali_Yildirim (2)

Başbakanımız Sayın Binali Yıldırım: “İTÜ, Türkiye’nin rotasını belirleyenleri yetiştiren bir markadır.”

Milli Eğitim bakanımız İsmet Yılmaz’ın konuşmasının ardından, etkinliğin son konuşması için mezunumuz ve Başbakanımız Sayın Binali Yıldırım kürsüye geldi. Konuşmasının başında İTÜ’de olmaktan ve burada hitap etmekten heyecan duyduğunu belirten Başbakanımız, üniversitemizin Türkiye’nin rotasını belirleyen önemli devlet adamları yetiştiren bir marka üniversite olduğunu da vurguladı. Üniversitemizden mezun olan bir mühendis olması nedeniyle büyük onur duyduğunu belirten Başbakanımız, İTÜ’nün elde ettiği ulusal ve uluslararası başarılarıyla tüm ülkemizin göğsünü kabarttığını söyledi. Hükümet olarak eğitime ayrılan bütçeyi on kat artırdıklarını, eğitimin tasarruf yapılamaz bir alan olduğunu hatırlatan Başbakanımız; 2002 öncesindeki dönemlerde, bu alanda yeterli bütçelerin ne yazık ki ayrılmadığına dikkat çekti. Değişen dünyanın beraberinde getirdiği yeniliklerin, “eğitim”i sınıf ortamıyla sınırlanamaz bir kavram hâline getirdiğini söyleyen Başbakanımız; bu doğrultuda orta vadede gerçekleştirilecek ilk hedefin, 2019’a kadar ülkemizin her köşesinde tam güm eğitime geçilmesi olarak belirlendiğini söyledi. Bu süreçte mevcut eksikliklerin ise tüm olanakların seferber edilerek tamamlanacağını da sözlerine ekledi.

9 Ekim’de Hakkari’de yapılan terörist saldırı ve 15 Temmuz’da yaşadığımız ve milletçe büyük bir sınav verdiğimiz hain darbe girişimi hakkında da konuşan Başbakanımız, her iki olayda da yaşamını yitiren şehitlerimizi rahmetle andı, gazilerimize ise acil şifalar diledi. Bu konu bağlamında, 15 Temmuz Darbe Girişimi’nde sokaklara çıkarak tepkisini gösterenlerin arasında yer alan gazi öğrencilerimiz Seyit Mesut Çiçek ve Muhammed Cihad Akkaya’ya geçmiş olsun dileklerini sözlerine ekledi. Bunun yanında, geçtiğimiz yıl 10 Ekim’de Ankara Garı’nda yapılan barış mitingine düzenlenen terörist saldırıda hayatını kaybeden öğrencimiz Güney Doğan’ı da andı. Başbakanımız Sayın Binali Yıldırım konuşmasında milletimizin verdiği mücadele ile ülkemizin istikbâli ve istiklâli uğruna ne kadar kararlı olduğunu tüm dünyaya gösterdiğini belirtti.

Konuşmasının son kısımlarında üniversite öğrencisi gençlerimize önemli tavsiyelerde bulunan Başbakanımız, gençlerimizin dünyayla bütünleşmesi için olmaz olmaz olan ilk noktanın yabancı dil öğrenimi olduğunun altını çizdi. Başbakanımız; üniversite öğrencilerinin sadece meslekî yeterlik ve akademik başarıyla yetinmemesi gerektiğini, eleştirel aklı üniversitelerde hâkim kılarak tutuculuk ve hoşgörüsüzlük yerine sorgulamayı ve gelişime açık olmayı ilke edinmelerini tavsiye etti.

Türkiye’nin ekonomik gelişiminde üniversitelerin önemli bir rol üstlendiğini de anlatan Başbakanımız, üniversite ayağı eksik bir sanayileşmenin ve ekonomik büyümenin söz konusu olamayacağı üzerinde durdu. Hayat ve toplumla iç içe olamayan üniversitelerin topluma öncülük edemeyeceğini söyleyen Başbakan Yıldırım, üniversite ortamının amfilerden ve laboratuvarlardan ibaret görülemeyeceğini, “üniversite” kavramının aynı zamanda sosyalleşme, hayat tecrübesi edinme ve dostluğu öğrenmeyle eş anlamlı olduğu görüşünü dinleyicilerle paylaştı. Öğrencilerden, mezun olduktan sonra keskin bir uluslararası rekabete hazır olmalarını isteyen Başbakan Yıldırım, gençlerimizi bu yolda en iyi şekilde hazırlamak için tüm güçleriyle çalıştıklarını belirtti.

ITU_Binali_Yildirim (4)

Konuşmasını zaman zaman, dinleyicilerin yüzünü güldüren renkli ifadelerle de süsleyen Başbakan Yıldırım, sosyal bilimler alanında uzmanlaşanlar ile fen bilimleri alanında uzmanlaşanlar arasındaki bakış açısı farklılıklarına Bakanlar Kurulu toplantılarında da tanık olduğunu esprili bir dille verdiği örneklerle anlattı. Üniversitemizde geçirdiği öğrencilik döneminde ders aldığı öğretim üyeleriyle yaşadığı gülümseten anları, güzel birer anı olarak konuklarımızla paylaştı.

Üniversitemizin öğrencisi olduğu yıllarda ders aldığı ve hâlâ unutamadığı öğretim üyelerimizden de bahseden Başbakanımız daha sonra, Altın Arı Ödülü beratının okunmasının ödülünü Rektörümüz Prof. Dr. Mehmet Karaca’dan aldı. Tören,  Rektörümüz ve Başbakanımızın Altın Arı Ödülü eşliğinde basın mensuplarına verdikleri pozla sona erdi.

Haber: İTÜ Kurumsal İletişim Ofisi
Fotoğraf: İTÜ Görsel İletişim Tasarımı Ofisi