Üniversiteler, Araştırma Yönetimini Birlikte Değerlendirdi
Kas 10, 2016


21. yüzyıl dünyası bilimin ışığını takip ederken, diğer yandan teknolojik gelişmeler hızlanıyor ve bu baş döndürücü değişimden yükseköğretim de etkileniyor. Yükseköğretim Kurumu (YÖK) ve Türkiye Bilimsel ve Teknoloji Araştırma Kurumu (TÜBİTAK) tarafından, İstanbul Üniversitesi ev sahipliğinde düzenlenen "Yükseköğretimde Araştırma Yönetimi; Gelişmeler, Güçlükler ve Fırsatlar" başlıklı panel, 7 Kasım’da gerçekleştirildi.

İstanbul Üniversitesi Beyazıt Kampüsü Rektörlük Binası’nda düzenlenen panele; YÖK Başkan Vekili Prof. Dr. Hasan Mandal, TÜBİTAK Başkan Vekili Prof. Dr. Erol Arcaklıoğlu, üniversite rektörleri, rektör yardımcıları, dekanlar, üst düzey yöneticiler ve yabancı konuklar katıldı.

Istanbul_Universitesi_Panel (2)

YÖK Başkan Vekili Prof. Dr. Hasan Mandal’ın moderatörlüğünü üstlendiği panelde; Rektörümüz Prof. Dr. Mehmet Karaca, Gebze Teknik Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Haluk Görgün, Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ) Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Mehmet T. Zeyrek, İstanbul Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Halis Yunus Ersöz konuşmacı olarak yer aldı.
Araştırma yönetiminin yeniden yapılanması gündemiyle toplanan panelde “Üniversitelerin Araştırma Odaklı Misyon Farklılaşması Projesi”nin detayları görüşüldü. Panelde konuşan Rektörümüz Prof. Dr. Mehmet Karaca, üniversitemiz ve İTÜ ARI Teknokent özelinde elde edilen kazanımları katılımcılarla paylaştı.

Rektörümüz Prof. Dr. Mehmet Karaca’dan “3. nesil üniversite” vurgusu

Rektörümüz, üniversitemizin üçüncü nesil üniversite bağlamında yeni değerler ürettiğini vurguladı. Konuşmasında, bilimsel araştırma projelerinin yönetim sürecine de değinen Karaca, sürecin yönetiminde en çok ihtiyaç duyulan faktörün insan kaynağı olduğunu belirtti. Rektörümüz, bunun sadece sayısal anlamda değil, niteliksel açıdan da başarılı performansı ödüllendirmek adına yönetsel ve mali altyapının uyumlu olması gerektiğine dikkat çekti. Disiplinler arası çalışmanın gerekliliğine vurgu yapan Karaca, artan Ar-Ge maliyetlerinde bazı kurumların desteklerinin özellikle önemli olduğunu ancak; özel sektörün, büyük vakıfların ve şirketlerin de ekosisteme daha fazla kaktı sunmaları gerektiğinin altını çizdi. Karaca sözlerine şöyle devam etti: “Özellikle 3. nesil üniversite modelini kurgulamak için üniversitede üretilenlerin ticarileştirilmesinde, teknoparkları önemli bir olgu ve iyi bir sıçrama tahtası olarak görüyorum. İTÜ, bu açıdan şanslı üniversitelerden bir tanesidir. Bu konuda, İTÜ ARI Teknokent ile 10 yılın üzerinde bir deneyimimiz var. Burada, 250’ye yakın şirket ve 80’nın üzerinde akademik firma var. Bununla birlikte, kuluçka merkezlerimizi de oluşturduk.”

Istanbul_Universitesi_Panel (1)

İTÜ Çekirdek’in girişimci fikirler için bir başlangıç noktası olduğunu da sözlerine ekleyen Rektörümüz, merkezin bugün Avrupa’da 8’inci, dünyada ise 18’inci kuluçka merkezi olduğunu hatırlattı. Karaca, 4 yıl önce 100 proje ile başlayan bu serüvende bu yıl alınan yaklaşık 5000 başvurunun, artan ilgiyi gösterdiğini söyledi. Karaca ayrıca, İTÜ Çekirdek’in İTÜ’lü olan ve olmayan tüm girişimcilere açık ve ortak bir zemin sağlamasının, üniversitemizin girişimcilik ekosisteminin önemli bir özelliği olduğunu belirtti. Burada son 3 yılda, 28’e yakın firmanın ticari işletme olarak büyümesini de buna örnek gösterdi.

Rektörümüz Prof. Dr. Mehmet Karaca konuşmasını şu sözlerle tamamladı: “Devlet üniversitelerinde akademisyen başına düşen ortalama öğrenci sayısının, burada yürütülecek Ar-Ge çalışmalarını yakından etkilediğini düşünüyorum. Ülkemizde akademisyen başına ortalama 26 öğrenci düşüyor. Bu rakamı giderek düşürmemiz durumunda, Ar-Ge çalışmalarının da buna bağlı olarak yükseleceğine inanıyorum. Bunu başarmamız adına yeni adımlar atılabilir. Örneğin, bazı öğretim üyelerinin ders yükü azaltılarak, bu kişiler ‘araştırma öğretim üyesi’ unvanıyla istihdam edilebilir ve böylece akademisyenlerimizin zamanı araştırmaya daha fazla yönlendirilebilir.”

Haber: İTÜ Kurumsal İletişim Ofisi
Fotoğraflar: İTÜ Görsel İletişim Tasarımı Ofisi