Tamburi Cemil Bey’i, Ölümünün 100. Yılında Üniversitemizde Andık
Ara 16, 2016


Saz icrasına modern bir tarz ve farklı bir yorum getirerek Türk müziğinin mükemmelleşmesine büyük bir katkıda bulunan Tamburi Cemil Bey’i, ölümünün 100. yılında Türk Müziği Devlet Konservatuarı’mızda (İTÜ TMDK) andık.

tamburi-cemil-bey (2)

Konservatuvarımızın Çalgı Eğitimi Bölümü tarafından düzenlenen "Vefatının 100.Yılında Tamburi Cemil Bey Hazinesi” başlıklı seminerde sanatçının Türk müziğini etkilediği noktalar ele alındı ve eserleri özel bir konserle hatırlandı. 14 Aralık’ta, İTÜ TMDK Bilimsel ve Sanatsal Etkinlikleri Düzenleme Kurulu (BİSED) salonunda gerçekleşen etkinliğin programını hazırlayan İTÜ TMDK’dan öğretim görevlimiz Mehmet Bitmez de yer aldı. Türk müziğinin asırlardan beri kulaktan kulağa yayıldığını belirten Bitmez, ses kayıt teknolojisinin ortaya çıkışından itibaren, özellikle gramafonun yaygınlaşmasıyla birlikte Tamburi Cemil Bey ve daha pek çok büyük sanatçının bıraktığı sanat mirasına daha yakından bakmanın mümkün olduğuna dikkat çekti.

Mehmet Bitmez: “Gramofonun icadıyla şöhreti yurt dışına yayıldı.”

Gramofonun yaygın bir şekilde kullanılmasının etkisiyle, Tamburi Cemil Bey’in ününün yurt dışına taştığını da kaydeden Bitmez, sanatçının başarı sırrının; geleneksel temele oturan Batı müziği ve o devirdeki Osmanlı halk müziğinin olanaklarını bestelerine yansıtmasında yattığının altını çizdi. Öğretim üyemiz, Osmanlı İmparatorluğu'ndaki büyük değişikliklerin ve Batılılaşma sürecinin Türk müziğini de geliştirdiğine ve Tamburi Cemil Bey’in de gerek tambur gerekse lavta ve viyolonsel icralarında Batı müziğinin etkisinin açık bir şekilde görüldüğünü de sözlerine ekledi.

tamburi-cemil-bey (1)

Seminerin diğer konuşmacısı Beşir Ayvazoğlu ise Tamburi Cemil Bey’in biyografisini konu alan kitabından söz etti. Tamburi Cemil Bey ile Yahya Kemal Beyatlı’nın kitabı sayesinde tanıştığını belirten yazar, edebiyat ve musiki arasında bir ilişki olduğuna inandığını da sözlerine ekledi. Konuyla ilgili okuduğu kitapları ve Yahya Kemal Beyatlı’nın görüşünü birlikte değerlendirdiğinde, Tamburi Cemil Bey’in “İstanbul’un en özlü sesi” olduğunu anladığını belirten Ayvazoğlu konuşmasına şu sözlerle devam etti: “Hayatını ilk kez, sahafta bulduğum ve Tamburi Cemil Bey’in oğlunun yazdığı yaşam öyküsünden okumuştum. Tamburi Cemil Bey sadece bir icracı değildi, aynı zamanda iyi bir besteci ve söz ustasıydı. 1873-1916 yılları arasında yaşaması nedeniyle, savaşların yaşandığı bu dönemde bile gerçek sanat anlayışından asla taviz vermedi.”

“Tamburi Cemil Bey’in bütünü bir sanat eseridir”

Etkinliğin konuklarından, Cumhurbaşkanlığı Klasik Türk Müziği Korosu Tambur Sanatçısı Birol Yayla ise yaptığı sunumda, sanatçının müzik tarzının; icracılık ve besteciliği olmak üzere iki ana sütun üzerinde temellendiğini söyleyen Yayla konuşmasını: “Tamburi Cemil Bey’in sanatı sadece yeteneğinden oluşmaz. Besteleri de manifesto niteliğindedir. Müstakil bir enstrümanla önemli bir yol açtı ve günümüzdeki saz eserleri repertuvarının temelini de Tamburi Cemil Bey’in çalışmaları oluşturuyor. Tamburi Cemil Bey dinleyicilerini sadece çalgılarıyla değil, sazı olmadığında da etkileyen bir karakterdir. Sanatçımız bir bütün olarak sanat eseri sayılmalıdır. Konuya bu açıdan yaklaştığımızda onu tam olarak anlayacağız.” sözleriyle tamamladı.

tamburi-cemil-bey (3)

Etkinliğin ikinci bölümü, Yıldız Teknik Üniversitesi Sanat ve Tasarım Fakültesi’nden Yrd. Doç. Dr. Aslıhan Eruzun Özel’in “Tamburi Cemil Bey kayıtlarından kemençede üslup çalışma yöntemleri”, TRT İstanbul Radyosu Kemençe Sanatçısı Fikret Karakaya “Cemil Bey’in Tambur, Kemençe ve Lavta Tekniklerine ve Üsluplarına Getirdiği Yenilikler” ile Yıldız Teknik Üniversitesi Sanat ve Tasarım Fakültesi’den Öğretim Görevlisi Özer Özel’in “Cemil Bey Dönemi Üslubu” ve Güzel Sanatlar Türk Müziği Araştırma ve Uygulama Topluluğu Kemençe Sanatçısı Furkan Bilgi’nin “Kemençenin İzinden” başlıklı sunumlarından oluştu. Seminerin son kısmında ise TRT İstanbul Radyosu Kemençe Sanatçısı Derya Türkan “Orfeon Record Tamburi Cemil Bey Tarafından”, konservatuvarımızın Çalgı Bölümü’nden öğretim üyemiz Doç. Dr. Neva Özgen’in “Tamburi Cemil Bey’i Anlamak” ve aynı bölümümüzden bir diğer akademisyenimiz Doç. Dr. Yelda Özgen Öztürk’ün “Tamburi Cemil Bey’in Viyolonsel Taksimleri” ve Cumhurbaşkanlığı Klasik Türk Müziği Korosu Tambur Sanatçısı Murat Aydemir’in “Tamburun Mîladı Cemil Bey’e Dair” başlıklı sunumlarını katılımcılarla paylaştı.

Anma etkinliği, Tamburi Cemil Bey’in eserlerinden oluşan konserle sona erdi.

Haber: İTÜ Kurumsal İletişim Ofisi
Fotoğraflar: İTÜ Görsel İletişim Tasarımı Ofisi