Dr. Robert Reilinger, 14. Aykut Barka Konferansı’na Konuk oldu
May 15, 2017


Üniversitemiz, aktif fayların hareket hızlarını uydular aracılığıyla ölçen ünlü bilim insanı Dr. Robert Reilinger’i ağırladı.

Deprem konusundaki araştırmalarıyla dünya çapında adını duyuran merhum öğretim üyemiz Aykut Barka’nın anısına 14 yıldır düzenlenen Aykut Barka Konferansı’nda bu yıl, jeodinamik, jeodezi ve tektonik alanlarında yaptığı önemli çalışmalarla tanınan Massachusetts Teknoloji Enstitüsü (Massachusetts Institute of Technology - MIT) akademisyeni Dr. Robert Reilinger konuğumuz oldu. 10 Mayıs’ta, Ayazağa Yerleşkemizde, Aykut Barka'nın Ardından: “Kuzey Anadolu Fay Hattının Batısında Deprem Döngüsü” başlığıyla düzenlenen konferansta konuşan Reillinger, Kuzey Anadolu Fay Hattı’nın dünyanın en aktif fay hatlarından biri olduğunu hatırlattı.

barka-konferansi (1)

Teknoloji yeni veriler elde etmemizi sağlıyor

Bu fay üzerine yapılan yüksek çözünürlüklü sismolojik çalışmaların sonuçlarını paylaşan ünlü akademisyen, Kuzey Anadolu Fay Hattı’na ilişkin görüşlerini: “Son verilere göre, fayın orta çukurluk ile Tekirdağ arasında kalan kısmında, bizim “kırık” olarak tanımladığımız kendi kendine oluşan bir kayma var. Bu kayma sadece deprem olduğunda değil, hâlen gerçekleştiği için beklenenden daha düşük bir şiddette deprem üretebilir ve hatta Adalar fayının kırılması hâlinde bu fayı durduracak bir bariyer şeklinde davranabilir. Gelişmiş teknolojik olanaklar sayesinde yeni veriler elde edebiliyoruz ve bun veriler ortaya çıktıkça fayın deprem üretme karakteriyle ilgili yeni bilgilere ulaşıyoruz. Verilerin kalitesi arttıkça Kuzey Anadolu Fay Hattı’nı çok daha iyi anlıyoruz." sözleriyle paylaştı.

barka-konferansi (2)

Dünyada en kaliteli deprem verisinin toplandığı yerin Marmara Denizi olduğunu dile getiren konuğumuz hem Türkiye’nin hem de dünyanın en iyi yer bilimcilerinin bu bölgede çalıştıklarını, burada California ve Japonya’dan bile daha yüksek ölçekli veri toplandığını ifade etti. Reilinger, olası Marmara Depremi’nin zamanı ve büyüklüğü hakkında tahminlerde bulunmak için dikkatli olmak gerektiğini de sözlerine ekledi. Yeni veriler geldikçe bulguların da değiştiğinin altını çizen bilim insanı, bu noktalarda kesin bir şey söylenemeyeceğini, bu olası depreme kalan süre hakkında doğru tahminlerde bulunabilmek için gerekli analizlerin yeniden yapılıp incelenmesi gerektiğine dikkat çekti.

Haber ve Fotoğraflar: İTÜ Kurumsal İletişim Ofisi