A Milli Takımı Kampında Bir İTÜ Öğrencisi: Ceren Yeşilbaş
Kas 15, 2017


Mimarlık Fakültesi Peyzaj Mimarlığı bölümü öğrencimiz Ayşe Ceren Yeşilbaş paletli yüzmedeki başarılarıyla göz dolduruyor. 2018 Paletli Yüzme A Milli Takımı kampına çağrılan Yeşilbaş seçmelerden başarıyla çıkarak Milli Takımda Ülkemizi ve İTÜ’yü temsil etmeyi hedefliyor.

ayse-ceren-yesilbas (3)

Ayşe Ceren Yeşilbaş’ın 2012 yılında henüz 12 yaşındayken İstanbul Teknik Üniversitesi Geliştirme Vakfı Okulları Spor Kulübü’ne katılmasıyla başlayan serüveni, İTÜ GVO Okulları öğrencisi olmasıyla farklı bir boyut kazandı. Yeşilbaş, Türkiye Sualtı Sporları Federasyonu tarafından 2016 yılında Paletli Yüzme Genç Milli Takımı ve A Milli Takımına seçildi. Rusya’da yapılan 2017 Paletli Yüzme Gençler Dünya Şampiyonası bayanlar 1500 metre su üstü Dünya Şampiyonu oldu.

ayse-ceren-yesilbas (4)

Paletli Yüzme‘de tüm Türkiye rekorlarının sahibi

İTÜ Peyzaj Mimarlığı 1.sınıf öğrencisi olan Yeşilbaş; 200m, 400m, 800m ve 1500m mesafelerinde hem gençler hem de büyükler kadınlar paletli yüzme kategorisindeki tüm Türkiye rekorlarının sahibi. Ceren’in spora olan tutkusu çok küçük yaşlarda başlasa da paletli yüzme kariyerine şekil veren yer ve bu alandaki başarılarının destekçisi İTÜ oldu. Genç milli takıma girer girmez Yunanistan’da ardından da Fransa’da takımla birlikte yarışlara katıldı. Planlı bir şekilde antrenmanlarını yapan sporcumuz sezon başında ilk madalyayı almayı hedeflediği mesafe 200 metre idi. Fransa’da yüzdüğü derece Ceren’i Dünya 5.si konumuna yerleştiriyordu. 2018 sezonundan itibaren büyükler kategorisinde mücadele edecek olan Yeşilbaş en büyük hedefini önümüzdeki yıllarda yeni başarılara da imza atmak şeklinde tanımlıyor.

ayse-ceren-yesilbas (2)

Paletli Yüzmede Gençler Dünya Şampiyonu


2017 Paletli Yüzme Gençler Dünya Şampiyonası’nda 1500 m su üstü yarışı ile ülkemize altın madalya ve 400 m ile 800 m yarışlarından 2 gümüş madalya kazandıran Yeşilbaş, yaşadığı sakatlıklara rağmen düzenli ve kontrollü bir program ve antrenörü Alper Erkmen’in de destekleriyle kısa zamanda toparlandı. Ceren, “400m çok uzun yüzemem” diye ağladığı günlerden katıldığı tüm mesafelerde altın madalya alarak çıkıyor olmasında İTÜ’lü antrenörlerinin, ailesinin ve kendine olan güveninin etkisinin büyük olduğunuhissettiğini belirtiyor. Hayatına yön veren spor yaşantısında ailesiyle birlikte bazı kararları vermekte zorlansa da asla yılmayarak doğru bir kararlar aldığının farkında olduğunu vurguluyor. Tüm hayatı ev-okul-havuz üçgeninde geçen Yeşilbaş, dünya şampiyonluğuna giden hikâyesini şöyle anlattı: “Mayıs 2017’de takım seçmesi vardı, tüm yarışları başarıyla geçtim. 1500 metredeki 13.56.35’ derece ile Türkiye Kadınlar Paletli Yüzme kategorisinde 14 dakikanın altına inen ilk sporcu oldum. İlk defa kendimle gurur duydum. Milli takıma hem genç milli hem de A milli sporcu olarak girdim. Büyüklerle Avrupa Şampiyonası için Polonya’ya gittik ve döndüğümde hayatımı değiştirecek olan yarışa sıra gelmişti. Rusya’da yapılan Paletli Yüzme Gençler Dünya Şampiyonluğuna hazırdım. Yarış öncesi hazırlanan listelere göre 800 ve 1500 metrede 2., 400 metrede de 5. en iyi derece bana aitti. Rusya’da ilk gün 400 metre yarışı vardı ve çok heyecanlıydım. Sabah eleme yarışından sonra, en iyi sekiz sporcu arasındaydım. Final yarışı aynı günün akşamındaydı. Önceki 400m derecem 03.24.28’di ve ben sabah 03.21.90 yüzdüm, bu hem Türkiye Rekoru’ydu hem de 5. sıradaki yerimi 2. sıraya çekmiştim. Akşam Finalde 03.19.00 yüzerek Dünya İkincisi olmayı başardım. İlk uluslararası madalyamdı bu, tarifsiz bir mutluluktu benim için ama hırslanmıştım. Altın madalyayı gerçekten istiyordum. Üçüncü gün 1500 metre yarışım vardı, sezon içinde yüzdüğüm iyi dereceler nedeniyle direkt final serisinde yarışacaktım. Dumanların ve ışık gösterilerinin içinden en iyi sekiz kişi olarak havuz kenarına geçtik ve hazırlanmaya başladık. Kalbim deli gibi çarpıyordu, en büyük şansım bu mesafedeydi. Paletimi taktım, depar taşına oturdum ve kendime elimden gelenin en iyisini yapacağıma dair söz verdim. Start düdüğü çaldı ve artık sudaydım. İlk 300 metre önde gitmiştim ve yavaş yavaş heyecanımı yenmiştim, fakat çok geçmeden yanımdaki Alman rakibim önüme geçti, yetişmeye çalıştım fakat olmadı, hiç yüzmediği kadar hızlı bir tempo yapıyordu. Kendimi sakinleştirdim ve yorulacağı anı beklemeye karar verdim, ama ara git gide açılıyordu ve artık yetişemeyeceğim korkusuna kapılmıştım. Son 300 metreye benim 6 saniye önümde girmişti. Kendime verdiğim söz aklıma geldi, suyun içinden antrenörümün ıslıklarını duyup, takım arkadaşlarımın coşkulu haykırışlarını duydum. Ülkem için yapmak zorundaydım. Artık gözlerim kararmaya başlamıştı, o an aklıma tek bir şey geldi: “İstiklal Marşı”. Hızlandım, farkı kapatmaya başladım her taklada daha da yakındım. Son 150m taklasını attım ve Alman rakibimi geçmeye başladım. Gerçekten geçmiştim ve arayı açıyordum. Çok zor nefes alıyordum, dereceme bile bakamadan tribüne çevirdim gözlerimi, herkes alkışlıyordu, rakip ülke antrenörleri, sporcular herkes bağırıyordu. Takım arkadaşlarım ‘’Ceren, bize el salla’’ diye haykırıyordu. Dünyanın en güzel hissiydi ve kelimelere dökmesi bile gerçekten benim için çok zor. Şampiyonluk kürsüsünde ağlayarak marşımızı söylediğimi anımsadıkça gözlerim doluyor.”

Haber: İTÜ Kurumsal İletişim Ofisi