Mezunumuz Dr. Keskin Keser Teknik Üniversiteyi Anlattı
Oca 19, 2018


Makina Fakültesi 1963 Yılı Mezunumuz Dr. Keskin Keser, İTÜ sevgisini bulunduğu her ortamda söylediğini belirterek ”Ben bu duyguyu sevgiden ziyade şükran borcu, minnet borcu, bir insanı haslet, kadirşinaslık olarak görüyorum.” dedi.

Teknik Üniversitenin kendisine çok büyük katkısı olduğunu anlatan Dr. Keser: ”İnsanın hayata hazırlanmasında iki tane önemli kurum var, biri aile diğeri de eğitim kurumlarıdır. Eğitim kurumları içerisinde ise en önemlisi sizi hayata hazırlayan üniversitelerdir. Biz şanslıydık kazandık. Eğer, Teknik Üniversiteyi kazanmasaydım bu durumda olmazdım. ”dedi.

İstanbul Teknik Üniversitesi ile olan gönül bağını anlattığı görüşmede kıymetli mezunumuz, genç İTÜ’lülere ve mezunlara önemli tavsiyelerde bulundu. İTÜ’lü olmanın ruhunu ve önemini bir kez daha hatırlattı.

Keskin-keser-rop (1)

“TEKNİK ÜNİVERSİTE LİSELERİN BAŞARI ÖLÇÜTÜYDÜ”

Dr. Keser’e İTÜ’ye olan sevgisini sorduğumuzda; sevgiden ziyade mezun olduğum İTÜ’ye minnettarlık ve şükran borcu gibi duygular bence çok daha önemli. Bizim dönemimizde Teknik Üniversite, bütün üniversitelerin en rağbet göreniydi. Özellikle liselerin iyi öğrencilerini gönderdiği bir yerdi. O dönemde liselerin başarısı Teknik Üniversiteye kaç tane öğrenci yerleştirdikleriyle ölçülürdü. Okulumuz lisenin devamı gibiydi. Derste, yemek arasında ve yurtta beraberdik. Böyle bir arkadaşlık ortamında büyüdük ve çok güçlü bağlarımız ve arkadaşlıklarımız oldu. Bu da birbirimize ve üniversitemize karşı müthiş bir aidiyet duygusu kazandırdı.”

"MÜHENDİSE EN FAZLA İHTİYAÇ DUYULAN DÖNEME YETİŞTİK"

Ben Teknik üniversiteye 1958 yılında girip 1963 yılında Makina Yüksek Mühendisi olarak mezun oldum. Türkiye’nin ilk sanayileşme dönemiydi.  Benim mühendisliğim sanayileşmemizin tam da mühendise ihtiyacı olduğu zamanda başladı. Dolayısıyla kendimi şanslı kabul ediyorum.


 

Keskin-keser-rop (2)

"GÜMÜŞSUYU'NDAKİ SPOR SALONUNUN YENİLENMESİ"

Gümüşsuyu Yerleşkemizdeki spor salonunun yenilenmesinde naçizane katkım oldu. Bu spor salonumuzun benim ve arkadaşlarımın üzerinde çok büyük bir itibarı ve özlemi vardır. Salonumuz İstanbul’daki basketbol klüp sahalarının en büyüdüğü ve en moderni idi. Okula başladığım yıl burada çok önemli iki olaya şahit oldum. İlki, İTÜ’deki ilk günümde Rahmetli Prof. Dr. Mustafa İnan hocamız rektör olarak eğitim yılını bu salonda açtı. İkinci olay ise 1959 Yılı Avrupa Basketbol Şampiyonası İstanbul’da yapılmıştı. Maçlar o zaman şimdiki adı Lütfi Kırdar Kongre ve Sergi Sarayı olan yerde yapılırdı. Ancak idmanların yapıldığı yer bizim kapalı spor salonumuzdu. Böylece o güçlü takımları ve yıldız oyuncularını yakından izleme fırsatımız oldu. Zamanının en iyi spor salonlarından biri olan salonumuzda biz öğrenciler her türlü hava şartlarında spor yapma imkanına sahiptik. Yanına yapılan yeni Kapalı Spor Salonu yüzünden bina terkedildi ve yıllarca atıl vaziyette kaldı. Bugün bu nostaljik salonumuz, Makina Fakültesi öğrencilerimize modern laboratuvar ve dersliklerle hizmet vermektedir.  

"HEZARFEN AHMET ÇELEBİ YAŞASAYDI YUVASI TEKNİK ÜNİVERSİTE OLURDU"

Bilime doğru yükselen Hezarfen Ahmet Çelebi Heykeli okulumuzun Ayazağa Yerleşkesinde yer alıyor. Eğer Ahmet Çelebi bugün yaşasaydı adı “Bin Teknikli Ahmet Bey” olurdu. Birçok araştırma yapmıştır. Bunlardan en önemlisi de Galata Kulesinin tepesine çıkıp Üsküdar’a uçarak inmesidir. O zamanlar buhar makinaları daha ortada yoktu. Eğer biz buhar makinaları zamanında sanayileşmeye başlasaydık, Hezarfen gibi birçok mucidimiz de olurdu. Bin teknikli Ahmet Bey’in yuvasının Teknik Üniversite olması kadar doğal bir şey olamaz. Dolayısıyla özellikle bu yerleşkenin simgesi olması gerekir. Zaten öğrenciler de bunu şimdiden benimsemiş durumda.

"AİDİYET DUYGUSUNUN GELİŞİMİ NASIL SAĞLANMALI"

Bilindiği üzere aidiyet duygusunu yaratan tasa ve sevinç birlikteliğidir. Bizim zamanımızda aidiyet duygumuzu geliştiren çok sayıda birliktelik vardı. Dersler, maçlar, turnuvalar gibi bizi bir araya getiren gece gündüz birçok etkinlik vardı. Kredili sisteme geçişle birlikte sınıf arkadaşlığı bitti, ders arkadaşlığının yerini kampüs içinde hobi veya çeşitli etkinliklerdeki arkadaşlıklar aldı. Öğrencilerimizin eski günlerindeki aidiyet duygusunu yakalaması için kanaatimce bu hobi gruplarına, spora diğer sosyal etkinliklere ve diğer eğitim kurumlarıyla yapılan  yarışmalara daha fazla önem verilmesi ve öğrencilere kampüslerde daha fazla imkân sağlanması gerekir. 

“HAYATTA BAŞARILI OLMANIN SIRRI İNSANLARLA İYİ MÜNASEBET KURMAKTIR”

Hayattaki başarı için elbette iyi bir eğitim gerekir ancak bu eğitim size o mesleğin sadece ABC'sini öğretir.  Hayattaki başarı için tek başına eğitim yeterli değildir. Başarının sırrı ise iyi bir eğitimin yanında insanlarla iyi münasebet kurmaktır. Sınıf arkadaşlarımın içinde çok çalışkanlar değil, sosyal tarafları güçlü olanlar hayatta daha başarılı oldular.


Keskin-keser-rop (3)

"TÜRKİYE'NİN EN ESKİ ÜNİVERSİTESİNE YAKIŞAN BİR KÜTÜPHANE"

Önünde “Bilime Doğru Yükselen Hezarfen Ahmet Çelebi” heykelinin bulunduğu mevcut Mustafa İnan Kütüphanesinin büyütülerek ülkemizin en büyük kütüphanesi olma projesini hararetle destekliyor ve öncü olacağını düşünüyorum. Bugüne kadar en büyük desteği Celal Şengör hocamız yapıyor, kendisine bir İTÜ’lü olarak şükranlarımı sunuyorum. Biz İTÜ mezunlarının güçlerimize göre, ama az ama çok, yapacağımız bağışlarla projemizin bir an önce gerçekleşmesini temenni ediyorum. 

MEZUNUMUZ DR. KESKİN KESER

Dr. Keskin Keser, 1940 yılında Antakya’da doğdu. İlk ve orta öğrenimini orada tamamladı. 1963 yılında, İTÜ Makina Fakültesi’nden Makina Yüksek Mühendisi olarak mezun oldu. Sanayimizin ithal ikamesi döneminde birçok bağlantı elemanı ve otomotiv parçasının Türkiye’deki ilk üretimlerini gerçekleştirdi. Geliştirdiği yöntemle özel sektörde ilk defa alaşımlı ince çelik çubuk üretti. Sanayicilik hayatı boyunca mezunu olmakla her zaman gurur duyduğu üniversitesi ile iş birliğine ve firma içi eğitime önem verdi. Makine mühendisliği alanındaki özgün eserlere teşvik amacıyla verilen “Keskin Keser Kitap Ödülü” ile makina mühendisliği eğitimi ve uygulamasında Türkçe teknik literatürün gelişmesi için çaba harcadı.

Bugün modern fabrikasındaki AR-GE merkezinde tasarlanan otomotiv parçaları, en ileri teknoloji ile üretilmekte, yurtiçine ve ağırlıklı olarak yurtdışına pazarlanmaktadır.
Keskin Keser, İTÜ tarafından 2007 yılında fahri doktor unvanı ile onurlandırıldı. Halen, sanayicilik ve iş adamlığının yanında eğitim ile ilgili kurum ve kuruluşlarda çalışmalarda bulunuyor.




Haber: İTÜ Kurumsal İletişim Ofisi
Fotoğraflar: İTÜ Görsel İletişim Tasarımı Ofisi