İTÜ Enerji Enstitüsünden Yerli ve Milli Projeler
Nis 16, 2018


Türkiye’nin ilk Enerji Enstitüsü’nü ve ilk Enerji Teknokent’ini bünyesinde barındıran İstanbul Teknik Üniversitesi, ülkemizi enerji teknolojileri alanında ileriye taşıyan 3 kritik projeye imza attı.

enerji-enst-ozel-haber

İTÜ Enerji Enstitüsü tarafından üniversite-sanayi ve kamu işbirliği ile Türkiye’nin ilk toprak kaynaklı ısı pompası üretildi. 3 yıl üzerinde çalışılan ve prototipi İTÜ Enerji Enstitüsü’nde kurulu olan ısı pompası seri üretim için destek bekliyor. İkinci proje ise elektrikli araçlar başta olmak üzere birçok kritik görevdeki bataryanın şarjının ani tükenmesinin önüne geçecek batarya teknolojisini kapsıyor. İTÜ ve İnci Akü-YUASA beraberliğinde bataryaların şarj durumlarını yaşlanmışlıklarından bağımsız olarak yüksek doğrulukla öngörecek bir teknoloji geliştiriliyor. Geliştirilen teknoloji ve ilgili yazılım yardımıyla bataryanın yaşanmışlığı da ölçümlenerek, şarj miktarı hatasız olarak öngörülebilecek. Ayrıca radyasyon ölçüm sistemlerine yönelik 3 yerli cihazın prototipi de gelişim sürecinde.

Enerji Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Altuğ Şişman, Enerji Enstitüsü olarak ülkemizin enerji yatırımlarına yönelik birçok projeye katkı sunduklarını belirterek İTÜ’nün akademik bilgi birikimi ile Enerji Teknokenti’ndeki AR-GE şirketlerinin mühendislik ve üretim birikimlerini bir araya getirerek teknolojik ürünlerin geliştirildiğini aktardı. Prof. Dr. Altuğ Şişman proje hakkında şunları söyledi:

Toprak Kaynaklı Isı Pompası


T.C. Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nca destekli “toprak kaynaklı ısı pompası tasarımı, geliştirilmesi ve toprak altı uygulama tekniklerinin deneysel optimizasyonu” projesi, İTÜ ve Baymak tarafından tamamlandı. Topraktan aldığı enerjiyi ortamı ısıtmak için kullanan toprak kaynaklı ısı pompası, ülkemizde ısınma amaçlı doğal gaz tüketimini %40 azaltabilecek ve doğrudan doğal gaz yakmaya oranla %50 daha ucuza ısınabilme imkanını sunabilecek potansiyelde. Sıcak mevsimlerde ise geleneksel klimalara göre çok daha düşük enerji tüketimiyle yüksek performanslı soğutma yapıyor. Bu proje ile özellikle Akdeniz ve Ege Bölgesi için ciddi enerji tasarrufu sağlanması planlanıyor. Toprak Kaynaklı Isı Pompası seri üretim için destek bekliyor.

Batarya Yönetim Sistemi Çalışmaları

Enstitü’nün batarya yönetim sistemleri üzerine de çalışmaları olduğunu anlatan Prof. Dr. Altuğ Şişman: “bugünün gelişmiş cep telefonlarında dahi tam şarjlı görünen bir cep telefonunun şarjının bataryalar yaşlandığından dakikalar içerisinde tükenebildiğini, dolayısıyla bataryalar yaşlandığında içerisinde ne kadar enerji kaldığının geleneksel teknoloji ile doğru öngörülemediğini ifade etti. Elektrikli araba gibi sistemler düşünüldüğünde, elektrikli şarj göstergesi tam şarj durumu gösterirken yola çıktığınızda 5-10 km sonra arabanızın bataryalarının aniden tükenmesi kabul edilemez. Dolayısıyla arabanın bataryası için verebileceği gerçek enerji miktarını yaşlanmışlığından bağımsız olarak yüksek doğrulukla ölçecek sistemler geliştirilmesi gerekiyor. İTÜ Enerji Enstitüsü olarak bunun üzerine çalıştık. Bir doktora öğrencimiz bunun üzerine çalışmasını tamamladı. T.C. Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, İTÜ ve İnci Akü-YUASA ile beraber yüksek doğrulukla bataryaların şarj durumlarını öngörebilen ve batarya yaşlansa dahi şarj durum öngörü algoritmalarını yaşlılığına göre adapte eden metotlar üzerinde çalışıyoruz. Burada da iyi bir noktaya geldik.” dedi.

Radyasyon Ölçüm Sistemleri

Prof. Dr. Altuğ Şişman sözlerine şöyle devam etti: Ülkemizin nükleer teknoloji alanındaki çalışmaları, radyasyonu ölçebilen sistemleri yerli ve milli olarak yapabilmemizle başlıyor. Ülkemiz şu an maalesef tüm radyasyon ölçüm cihazlarını ithal eder durumda. Bu cihazlar oldukça çeşitlilik arz ediyor.

Bunlardan ilki olan “Kişisel Radyasyon Ölçüm Cihazı”, özellikle nükleer reaktör ve hastane personelleri tarafından yoğun kullanımda olan bir cihaz. Hastanelerde röntgen, tomografi ve radyoterapi cihazlarının olduğu yerler ile anjiyo benzeri işlemlerin yapıldığı ameliyathanelerde doktorların ve sağlık ekiplerinin maruz kaldığı radyasyon miktarının ölçülmesi gerekiyor. Endüstride de X-ışınları ve gama ışınlarının kullanıldığı bazı ortamlarda bulunanların bu dozimetreleri personellerin üzerlerinde taşımaları gerekiyor. Uçuş yapan kabin ekipleri ve pilotlar dahi taşıyabilirler, çünkü uçuş süresince yere göre kısmen daha yüksek bir radyasyona maruz kalınıyor.

Türkiye’de yaklaşık 50 bin civarında radyasyon ortamında çalışan kişi var. Kişisel radyasyon ölçüm cihazının tanesini yaklaşık 600 avroya ithal ediyoruz. Biz bunları neredeyse 50-70 avroya üretebilecek durumdayız.

Hastanelerde “Alan Monitörü” denilen cihazlar var. Bunların da tanesini yaklaşık 1500 avroya ithal ediyoruz. Benzer şekilde bu cihazları da 150-200 avroya üretebilir durumdayız.
Gümrük sınır kapılarında kullanılan “Panel Detektörler” yüz binlerce dolar civarında ücretlerle yurt dışından ithal ediliyor. Biz bu teknolojinin tamamını İTÜ, İTÜ Enerji Enstitüsü ve Teknokent firmalarımızla birlikte üniversite-sanayi işbirliği modeliyle yerli ve milli olarak üretebilecek durumdayız.

T.C. Kalkınma Bakanlığımızın desteğiyle bir proje aldık. 18 ay süre içerisinde bu 3 cihazın seri üretime hazır prototiplerini üreterek Bakanlığımıza teslim etmeyi planlıyoruz. Seri üretim için sektörün bu konuya yatırım yapılmasının önemli olduğunu düşünüyoruz.

Haber ve Fotoğraf: İTÜ Kurumsal İletişim Ofisi