Yapay Zekâ İTÜ’nün Çekim Merkezi Magnet’te Konuşuldu
May 18, 2018


İTÜ Arı Teknokent İleri Aşama Girişimcilik Merkezi olan İTÜ Magnet bu kez de IT sektöründen önemli isimleri bir araya getirdi. Konusunda uzman konuşmacıların yer aldığı açık oturum, akademik dünyadan, iş hayatından ve öğrencilerden oluşan katılımcıların yoğun ilgisiyle gerçekleştirildi.

magnet -yapay-zeka (2)

İnsanlığı değiştirecek teknoloji olarak adlandırılan “Yapay Zekâ” İTÜ Magnet tarafından düzenlenen açık oturumda tartışıldı. Magnet Manyetik Alan’da yapılan etkinlikte, yapay zekâda son trendler, beklenenler, korkutan yanları ve iş yapış biçimlerimizi nasıl etkileyeceği konuları üzerine konuşuldu.

Moderatörlüğünü Para Dergisi Yapay Zeka ve Robotik yazarı Şule Güner’in üstlendiği açık oturumda, İTÜ Bilgisayar ve Bilişim Fakültesi Öğretim Üyesi, aynı zamanda Tazi.ai şirketinin kurucu ortağı olan Prof. Dr. Zehra Çataltepe, IBM Türkiye'den Bilgi Teknolojileri Mimarı Kıvanç Uslu ve Tarentum Yazılım ve Danışmanlık Şirketi CEO’su Oğuz Silahtar konuşmacılar arasında yer aldı.

Prof. Dr. Zehra Çataltepe “Yapay zekâya güvenmemiz gerekiyor”


Yapay zekânın önümüzdeki dönemlerde hayatımızın her alanında yaygınlaşacağını söyleyen Çataltepe, bu teknolojiye güvenilmesi gerektiğine işaret etti. Çataltepe “İnsan zekâsına güveniyorum, yapay zekâya güvenmiyorum? Neden? Yapay zekânın hata yaptığını kabul etmekte sorun yaşıyoruz. , insanlar da hata yapıyor. Yapay zekâ hata yaptığında vay efendim hata yaptı. Aslında hataların nerede olacağını belirlemek ve maliyetini bilmek gerek. Bilim kurgu yapımları (filmler, kitaplar) yapay zekâya genelde negatif yönden bakıyor. Bence aslında insanlığa faydalı yönlerine de bakılmalı, hayal edilmeli. Yapay zekânın Siri, Yandex gibi pozitif çıktıları da var. İnsanlar bilim kurgu filmlerindeki gibi yapay zekâyı robotlar olarak görüyor. Benim aklıma gelen ise daha çok asistan yapay zekâ. Dolandırıcılığı önleyen, datayı anlamaya yarayan, anomalileri tespit eden yapay zekâ var. Yapay zekâya güvenilmemesinin temel sebebi yapay zekâyı anlamamak ve insanı bildiğimizi zannetmek olarak değerlendiriyorum. Yapay zekânın nasıl düşündüğünü anladıkça, etrafımızda gördükçe, alıştıkça güveneceğiz. Nasıl ki motor, araba, bilgisayar hayatımıza girdiyse ve bir parçası olduysa, yapay zekâ da o şekilde olacak. Nasıl ki makine mühendisi olmadan araba kullanabiliyorsak, data scientist olmadan da yapay zekayı kullanabileceğiz.”

magnet -yapay-zeka (1)

Türkiye’nin ihtiyacı olan yapay zekâ


IBM Türkiye'den Bilgi Teknolojileri Mimarı Kıvanç Uslu, ”IBM’in 2017’de dünya genelinde, 3069 şirketi kapsayan anketine Türkiye’den farklı büyüklüklerde 100’ün üstünde firma katıldı. Anket, yapay zekadan ne beklendiği konusunda. Buna göre, Türkiye’deki ve dünyadaki şirketlerin %11’i herhangi bir şekilde yapay zeka ile ilgili önemli bir yatırım yapmak istiyor. %23’ü az bir katkıyla, gerekli görüldüğü taktirde yapmak istiyor. %28 yalnızca istekliler, %38 ise henüz gözlemliyor. Buna göre %34, yani her 3 firmadan biri, yapay zekayı kullanmak istiyor. Türkiye’ye göre bu sayılar iyimser rakamlar, bizde her 10 firmadan birinde bile yok bu tarz dönüşümler. Şu an gözlem aşamasında kalınması tercih ediliyor. Programların Türkçe ile uyumlu olmaması ve yabancı dilde yapılması da sorun yaratıyor.” dedi.

Oğuz Silahtar ise “Türkiye’de büyük bir yetenek olduğu belli, belki biraz tecrübe eksikliği var fakat ilgi iyi. Şirketleri ikiye ayırabiliriz; bir dijital işler, zaten data tutuyor, bir de geleneksel işler fabrika gibi data kullanmayan ya da ihtiyaç duymayan. Şu an demand prediction ve yenilenebilir enerji için çalışmalarımız var. Yenilenebilir enerji için hava tahmini gerekiyor, onu yapıyoruz.“ ifadelerini kullandı.

Yapay zekânın geleceği

Yapay zeka gelecekte nereye gidiyor sorusuna ise katılımcılar şu değerlendirmelerde bulundu:

Dr. Zehra Çataltepe, “Şu anda gördüğümüzden çok daha ileriye gideceğini düşünüyorum. Hayal ederek ilerleyeceğiz. Start-upları da bu noktada değerli buluyorum. Teknolojik olarak yaptığımız şey çok önemli. İnsandan ve datadan öğrenmenin, anlaşılabilir olmanın aslında herkesin istediği şey olduğunu düşünüyorum.” dedi.
Oğuz Silahtar ise “Ben yakın zamanda tanımlanabilir görevleri yapabileceğini, yani insanın zaten yaptığı şeyleri yapabileceğini düşünüyorum. Bir dataya bakıp insan da öğrenebilir ama bilgisayar çok daha çabuk öğreniyor.” şeklinde konuştu.
Kıvanç Uslu da “Firmalar yapay zekâya yatırım yaptıkça geri dönüş alacaklar. Bu doğru ürünü doğru kişiye sunma olabilir, hızlı servisler chatbotlar olabilir. Ayrıca pek çok C grubu yönetici tekrarlanabilir işlemleri yapay zekaya aktarıp iş gücünü farklı yerlere yönlendirmek istiyor.” dedi.

Geniş katılım bulan açık oturum soru-cevap bölümü ise sona erdi.

Haber: İTÜ Kurumsal İletişim Ofisi