Mezunumuz Prof.Dr. Ahmet Zeytinci’den Akademik Maceralar
Tem 23, 2018


İnşaat Fakültesi 1973 Mezunumuz Prof. Dr. Ahmet Zeytinci, ABD’nin “FELLOW” unvanlı akademisyenlerinden. Mezunumuz, ABD’de mühendislik öğrencilerine, doktora sonrası araştırmacılara ve genç meslektaşlarına mentörlük yapan eğitimci ve araştırmacı kimliği ile tanınıyor.

Washington’da, District of Columbia Üniversite’sinde akademik çalışmalarını sürdüren Prof. Dr. Ahmet Zeytinci, American Society of Civil Engineering (ASCE-NCS) aylık dergisinde, kendi adını taşıyan oldukça popüler “Dr. Z’s Corner” köşesinde aylık köşe yazıları yazıyor. Bu köşe yazıları ile birlikte yayınladığı makaleler mühendislik eğitimine yönelik pek çok orijinal problem ve uygulama, ABD başta olmak üzere dünyanın çeşitli ülkelerindeki mühendislik eğitimi gören öğrenciler, eğitimciler ve mühendisler tarafından ilgi ile okunuyor. Bu haberimizde “Dr. Z’s Corner’ın İstanbul’dan ABD’ye uzanan öyküsünü sizlerle paylaşıyoruz.

ABD'den Akademik Maceralar-2

Neden İTÜ?

Türkiye’de, mühendislik camiasında, İTÜ her zaman en ön sırada yer almış tarihi bir kuruluştur. 12 Eylül 1980 askeri darbe sonrası İTÜ İnşaat Fakültesi, Betonarme ve Yüksek Mukavemet Kürsüsündeki Yrd. Doçentlik pozisyonundan apar-topar bir gecede ayrılıp Amerika'ya gelme kararı vermek oldukça cesaret isteyen bir iş olmalı. Ne bir iş, ne doğru dürüst vize, ne para, ne bir dost ve ne de akıl verecek birileri vardı. İtiraf etmeliyim, Amerika’da, Washington’daki ilk iki haftamız sokaklarda evsizlerle geçti. Gururla söyleyebilirim ki Amerika’da tek bir saat dahi olsun ders almadan, hep İTÜ’de öğrendiklerimizi burada satarak bu günlere geldik. Şu anda Amerika’da mühendislikteki en büyük ulusal ödülleri, “FELLOW” denen en büyük unvanları arka arkaya kazanmamıza zemin hazırlayan hep İTÜ’deki rahmetli hocalarımızın o büyük emekleri. Hepsini şükranla ve minnetle her zaman anmaktayım.

ABD'den Akademik Maceralar-1

“Benim Rol Modelim Prof. Dr. Vural Cinemreydi”

Bu özgüveni kazanmanızda başlıca etkenler nelerdi? İTÜ’nün size okul sıralarında katkısı neler oldu? Mesela, öğrencilik yıllarınızda sizin mentörüm diyebileceğiniz biri var mıydı?

 Bize göre “Özgüven” bir gecede kazanılan bir şey değil. Özgüven’i kazanmak için, uzun yıllar üzerinde planlı çalışmış ve emek vermiş olmak lazım. Bu is için bir de sağlam bir “alt yapı” gerekiyor. ASCE, ASEE ve NSPE gibi dünyanın en büyük mühendislik organizasyonlarının her yıl açmış olduğu en iyi mühendis, en iyi eğitimci, en iyi mentor, v.s. yarışmalarına katılıp, ABD’deki isimleri-büyük (!) üniversitelerdeki meslektaşlarla kıyasıya yarışabilme cesaretini gösterebilmek ve yüzlerce aday arasından ipi en önde göğüslemek ve parasal büyük ödülü (öğrencilere kahve parası) kazanmak size bu yolda gereken ilk ivmeyi sağlayacaktır. Bu arada yaratıcı olmak da gerekiyor. Bizler Washington’da son 20 yıldır, her Cumartesi, üç dört saatimizi (karşılığında bir penny dahi almadan) Washington civarında tüm üniversitelerdeki, maddi olanakları kısıtlı, mühendislik öğrencilerine ve piyasa ’da çalışan mühendislere ayırmaktayız. Onların FE ve PE denen mühendislik lisans sınavlarını geçmelerine, iş bulmalarına, günlük hayatta karşılaştıkları teknik soruları çözmelerine yardım etmek bize göre çok keyifli bir iş. Bu işi parasız yapmak ve hatta onlara Starbucks’tan kahve, v.s. ısmarlamak çok farklı bir ortam yaratıyor. Altmışlı yılların sonları, yetmişli yılların başları Türkiye için, İTÜ için, hepimiz için çok acı dönemlerdi. Üniversite hayatımız hep boykotlar, forumlar, protestolarla geçti. Yani İTÜ 1973 mezunları olarak doğru dürüst bir üniversite öğrenciliği yapamadık maalesef ve üstelik bazı sınıf arkadaşlarımızı bu çalkantılı dönemlerde kaybettik.Bizim öğrenciliğimiz de diğer arkadaşlarınkinden çok farklı geçti. Tüm öğrencilik hayatımızda sürekli hocalarımıza yardım ettik. Bizim el yazımızla yazmış olduğumuz ders “Betonarme” notlarımızdan üç cilt, “Döşemeler”, “Temeller” ve “BA Kesitler” adı altında kitap yayınlandı. Rahmetli Bekir Postalcıoğlu hocamızın “Yapı Malzemesi” kitabının problemlerine, grafiklerine ve şekillerine yardım ettik. Bize emeği geçen tüm hocalarımızı minnetle anarken Vural Cinemere Ağabey’i özellikle belirtmem gerekir. Prof. Dr. Vural Cinemre, hem insan olarak ve hem de bir ilim adamı olarak bize her zaman rol-model olmuştur. Vural Cinemre olağanüstü biri idi!

“İTÜ yerli ve millidir. Bizler her şeyimizi İTÜ’ye borçluyuz”

Mezunlarımızla yaptığımız röportajlarda İTÜ aidiyeti hep ön planda yer alıyordu. Özellikle belli bir yaşın üzerinde olan mezunlarımız üniversitesine karşı hep kadirşinaslık pencerecinden yaklaşıyorlardı. İTÜ mezunlarının farkı nedir sizce?

Her zaman iftiharla belirttiğimiz gibi biz, tam yerli ve milli bir İTÜ ürünüyüz. Biz Amerika’da tek bir saat dahi olsun ders almadık, buradaki hocalardan hiçbir şey öğrenmediğimiz gibi sürekli olarak onlara yardım ettik, yol gösterdik. Biz her şeyimizi, İTÜ’ye ve oradaki çok değerli hocalarımıza borçluyuz. Onlardan öğrendiklerimizi burada satarak bu günlere geldik, onlar sayesinde en prestijli ödülleri kazandık, hem ABD’de ve hem de Dünyanın pek çok ülkesinde ilgi ile takip edilen Dr. Z’s Corner köşe yazılarımızla oldukça tanınır hale geldik. Bana göre, bizim farkımız, doğduğumuz topraklara ve insanlarına olan samimi bağlılığımız ve minnet duygumuz. Ayrıca, bizleri eğitip bugünlere getiren İTÜ’ye olan manevi borcumuzu her zaman hatırlamak ve hatırlatmak da çok önemli. Ve belki bir gün, 40 yıl önce başlattığımız gibi, İTÜ’deki Türk öğrencilerine de mentörlük yapabilme, onları da buradakiler gibi, dünya çapında tanınan mühendisler olarak yetiştirme imkânı doğar.

ABD'den Akademik Maceralar-3

“Madalyalı hayatlar en güzel örnek ”

Dünya çapında öğrenciler, mühendisler ve mühendislik eğitimcileri için yol gösterici yayınlar ve çeşitli programlar yürütüyorsunuz? Küreselleşmenin çok farklı boyutlarının ve etkilerinin olduğu günümüzde, Türkiye’den özellikle İTÜ’den size ulaşacak mühendislere ve genç araştırmacılara tavsiyeleriniz neler olur?

Şu anda zamanımızın büyük kısmı, sadece ABD’den değil Dünyanın değişik köşelerinden bize ulaşan öğrenci, eğitimci, mühendis ve araştırmacılara yol göstermek, onlara yardımcı olmakla geçmekte. İTÜ’deki öğrencilere ve eğitimci arkadaşlara ilk tavsiyem boş zamanlarında İngilizce çalışmaları, okumaları ve yazmaları. İngilizce görüldüğü gibi pek kolay bir dil değil, özellikle okunanı tam anlayabilmek ve yazabilmek konularında. Ayrıca Fundamentals of Engineering (FE) ve Professional Engineering (P.E.) sınavlarına hazırlanıp bu sınavları geçmeleri onlara bugünkü “Global Ekonomide” çok büyük avantajlar sağlayacaktır. Ve bu da hemen hemen hiçbir şey gerektirmiyor. Bizim Dr. Z’s Corner kösemize girip tüm problemleri indirip çalışmaya başlamak. Dünyada yüzlerce mühendis ve öğrenci bizim problemler sayesinde Profesyonel Mühendis (PE) unvanını kazanıp maaşlarında büyük artmalar sağladılar. Eğitimci arkadaşlara yardım ise ayrı bir konu. Yasanmış bir Öykü’yü sizlerle paylaşmak isterim. 2015 yılında Seattle şehrinde, National Society of Professional Engineers (NSPE) nin büyük bir ödül töreni vardı. Dünyadaki pek çok Profesyonel Mühendis (P.E.) unvanını almış inşaat, makina, elektrik, kimya, sistem, elektronik, bilgisayar, v.b. mühendisleri ve eğitimcileri NSPE’ye üyedirler. O ödül töreninde “Excellence in Engineering Education” en iyi mühendislik eğitimcisi ödülünü aldıktan sonra, bir konuşma yapıp podyumdan indik. Orada genç bir Türk doçent arkadaş ( İTÜ mezunu) bize yaklaşıp kendini ve yanındaki eşini, çocuğunu tanıttı ve şöyle dedi. “Hocam, tebrik ederim. Ben de sizin gibi olmak istiyorum, ben de FELLOW unvanını almak istiyorum, ben de böylesine prestijli ödüller kazanmak istiyorum. Bana yardım eder misiniz, bana mentörlük yapar mısınız?  Buradakilerin dediği gibi, kollarımızı sıvadık, çalışmaya koyulduk. Onun için bir yol haritası yaptık, onun için telefonlar açtık, mektuplar yazdık kısacası yoğun bir mesai harcadık. Bugün o arkadaş en büyük ödüllere ve “FELLOW” unvanlarına sahip bir Profesör, bir bölüm başkanı hemen hemen her gün telefonla arayıp hatır ve fikir sorar. Bize göre, gerçek bir mühendislik eğitimcisi (buradakilerin tabiri ile engineering icon) olabilmek için, çözümü tahmin bile edilemeyen, çok karmaşık problemlere bile anında bir çözüm üretip, hiçbir karşılık beklemeden, başkalarına yardım etmek demektir. ABD’de geçirdiğimiz son 40 yılımız bu anlamda çok keyifli çalışmalarla anlam kazandı. Mutlu sonla biten sayısız öykü’ye imza atmış olmak çok değişik güzel bir duygu.

Bir gün ülkenize dönme kararı alsanız ve akademik camia içerisinde yer almak isteseniz? Yuvanıza mı dönerdiniz?

Her zaman belirttiğimiz gibi biz İTÜ sayesinde bugünlere geldik. Tabii ki, hiç şüphesiz, her şeyi İTÜ için yapmak, İTÜ’yü, öğrencileri, eğitimcileri ve yöneticileri ile dünya çapında bilinen bir üniversite haline getirebilmek her zaman en büyük dileğimiz olmuştur. Washington’da ismi dahi pek bilinmeyen küçük bir devlet üniversitesini, son beş yılda, Amerika çapında oldukça bilinen bir konuma getirebilmek pek kolay olmasa gerek.

ABD'den Akademik Maceralar-4

“İTÜ’deki öğrencilere mentörlük yapamamak içimde bir uhde”


Mezunumuz Prof. Dr Ahmet Zeytinci

Ahmet Zeytinci 1950 yılında Diyarbakır’da doğdu. Orta eğitimini Diyarbakır Maarif Kolejinde, mühendislik eğitimini İTÜ İnşaat Fakültesinde tamamladıktan sonra 1974 yılında İTÜ İnşaat Fakültesi, Betonarme ve Yüksek Mukavemet Kürsüsüne Asistan olarak girdi ve doktora çalışmalarına başladı. Dairesel Plakların Titreşimleri konusunda yaptığı doktora çalışmasını Ekim 1980 yılında tamamladı. Doktora çalışması Türkçe olarak yayınlanmasına rağmen bazı önemli uluslararası araştırma kuruluşları raporlarında referans olarak kullanıldı. Ahmet Zeytinci, 12 Eylül 1980 askeri darbesi sonrasında üniversitedeki görevini büyük bir hayal kırıklığı ile birikip, hiçbir hazırlık yapmaksızın, turist olarak Amerika’ya gitti. Orada, eski bir İTÜ öğrencisinin tavsiyesi ile Washington’u mesken tutup hem kişisel ve hem de mesleki anlamda her şeye sıfırdan başladı. Sokaklarda evsizlerle başlayan ilginç serüvenler yasadı. Bu serüvenler TRT Televizyonları tarafından 2008 yılında dokümanter bir film haline getirildi. “Prof. Dr. Ahmet Zeytinci-Madalyalı Hayatlar” adı altında Türkiye ve Avrupa’da yayınlanan bu dokümanter film büyük ilgi gördü. Ahmet Zeytinci bugün ABD’de yasamakta ve ASCE, ASEE ve NSPE gibi önemli mühendislik organizasyonlarının tümünden prestijli ulusal ödüller ve “ FELLOW ” unvanları ile ödüllendirilmiş bir mezunumuzdur. Halen başkent Washington’da, District of Columbia Universitesinde, bir yandan akademik çalışmalarını yürütürken, diğer yandan da American Society of Civil Engineering (ASCE-NCS) aylık dergisinde, kendi adını taşıyan oldukça popüler “Dr. Z’s Corner” köşesinde aylık köşe yazıları yazmaktadır. Bu köşe yazıları ve bunlarla birlikte yayınlanan mühendislik eğitimine yönelik pek çok orijinal problem ve uygulama, hem ABD’de ve hem de dünyanın çeşitli ülkelerindeki mühendislik eğitimi gören üniversite öğrencileri, eğitimciler ve mühendisler tarafından ilgi ile okunmakta ve kullanılmaktadır. Onun köşesine ulaşmak için Google’a girip Dr. Z’s Corner olarak arama yapmak yeterli.  Ahmet Zeytinci’nin en büyük gurur kaynağı, bugüne kadar onlara mentörlük yaptığı, hayatlarını değiştirmiş olduğu, sayısız mühendislik öğrencileridir. En büyük acısı ise, Doktora sonrası ve en verimli cağında, Türkiye’den ve İTÜ’den apar-topar ayrılmak zorunda kalması ve İTÜ’deki Türk öğrencilerine mentörlük yapamamış olması. Bu acı onunla toprağa kadar gidecek...