Uluslararası Doğrudan Yatırımlar İTÜ’de Değerlendirildi
Eki 26, 2018


İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Ekonomi Bölümü'nün ev sahipliğinde Cumhurbaşkanlığı Yatırım Ofisi ve İTÜNOVA Teknoloji Transferi Ofisi destekleriyle bu yıl ilki gerçekleştirilen “Uluslararası Doğrudan Yatırımlar Konferansı” kamu ve özel sektörün ekonomi temsilcilerini, akademisyenleri ve öğrencileri buluşturdu.

uluslararasi yatirim konferansi (2)

İTÜ Maçka Yerleşkesi Sosyal Tesisleri’nde 25 Ekim Perşembe günü düzenlenen konferansın açılış konuşmalarını İTÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Lütfihak Alpkan, Cumhurbaşkanlığı Yatırım Ofisi (Invest in Turkey) Başkan Yardımcısı Furkan Karayaka ve Sanayi ve Teknoloji Bakan Yardımcısı Dr. Çetin Ali Dönmez yaptı.

Cumhurbaşkanlığı Yatırım Ofisi (Invest in Turkey) Başkan Yardımcısı Furkan Karayaka, “Cumhurbaşkanlığı Yatırım Ofisi olarak yatırımcıya sürecin her aşamasında destek vererek bürokratik engellerin aşılması ve yatırımların tamamlanmasını sağlıyoruz.” dedi. Ayrıca, uluslararası yatırımların yerli girişimciler için uluslararası katalizör olarak ülkemizin büyümesinde önemli rolü olduğunu belirterek cari açığın en büyük çözümünün kalıcı yatırımlar olduğunun altını çizdi. Yapısal düzenlemelerin uluslararası doğrudan yatırımlar ile filizleneceğini ve ölçekleneceğini belirten Karayaka “Büyük ölçekte AR-GE yapan firmalara 100 liralık AR-GE harcaması karşılığında 200 liradan fazla destek sağlıyoruz.” dedi. Yatırım Ofisi Başkan Yardımcısı Ford Otosan’ın Türkiye'deki AR-GE biriminin, şirketin global olarak en büyük üç AR-GE merkezinden birisi olduğunun altını çizerken, şirketin, Ford Transit Custom Hibrid modelinin üretimini de Türkiye’de yapma kararı aldığını vurguladı.

uluslararasi yatirim konferansi (4)

İTÜ ARI Teknokent yatırımcılara en uygun ortamı sunuyor

İTÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Lütfihak Alpkan da konuşmasında uluslararası doğrudan yatırımların ülkemizin kalkınması için olmazsa olmaz ihtiyaçlardan biri haline geldiğini, bu alandaki özel sektör faaliyetlerinin ve akademik araştırmaların İTÜ’nün öncelikleri arasında olduğunu belirtti. Hem yerli hem uluslararası firmalara kapısını açan İTÜ ARI Teknokent’in, teknoloji firmalarına ve yeni girişimcilere teknoloji geliştirmeleri ve bu teknolojileri ticarileştirmeleri için en uygun ortamı ve olanakları sunduğunun altını çizdi. Öte yandan İTÜ’nün, kurulduğu 1773 yılından beri Türkiye’nin kalkınması için çalışan insan sermayesine de büyük katkılar sağladığını belirterek, bu yönde atılan son adımlardan birinin İTÜ İşletme Fakültesi bünyesinde kurulan Ekonomi Bölümü olduğunu ifade etti. Alpkan “Bu yıl ilk defa düzenlenen Uluslararası Doğrudan Yatırımlar, Yatırım Tanıtımı ve Ekonomik Kalkınma Konferansı, Türkiye’nin kalkınması misyonu doğrultusunda önemli bir girişim olarak düzenlenmiştir.” şeklinde konuştu.

Uluslararası doğrudan yatırımlarda teknoparkların rolü önemli

Konferansta Türkiye’nin yabancı doğrudan yatırımlarda başarılı bir performans sergilediğini belirten Sanayi ve Teknoloji Bakan Yardımcısı Dr. Çetin Ali Dönmez ise hükümet olarak cari açığın kapanmasına, ihracat ve teknoloji açısından doğrudan yatırımlara büyük önem verdiklerinin altını çizdi. “Daha çok yatırım çekmek için yetişmiş insan kaynağına büyük önem veriyoruz.” şeklinde konuşan Bakan Yardımcısı, “Ülkemiz kendi coğrafyasında yerleşik işgücünün kalitesi ve sadakat özelliğiyle yabancı yatırımcılara cazip gelmektedir.” dedi. Dönmez konuşmasında yatırım ortamının iyileştirilmesine yönelik çalışmaların devam edeceğini belirterek özel sektörün uluslararası doğrudan yatırımlardaki rolüne ve teknoparklar ile entegrasyon sağlamanın ekonomik aktiviteleri güçlendirme etkisine de yer verdi.

Konferansın özel sektör panelinde konuşan Uluslararası Yatırımcılar Derneği (YASED) Genel Sekreteri Özlem Özyiğit, genç nüfusumuzun yatırım çekme açısından büyük bir potansiyel taşıdığını belirterek, Türkiye’nin her sene 10-15 milyar dolar arası yatırım çektiğini bunun da global yatırım pastasında %1 oranına tekabül ettiğinin altını çizdi. Özyiğit sürdürülebilir bir ekonomik büyüme için yapısal reformların öneminin üstünde durarak, ülkelerin kendi yatırım ortamlarını cazip hale getirmek hem de katma değer yaratmak zorunda olduğunu hatırlattı. Özyiğit Türkiye’nin yatırım ortamının iyileştirilmesi yönündeki adımları devam ettirmesi halinde yıllık 50 milyar dolar yatırım ile global pastadan %3 oranında pay almasının mümkün olacağını kaydetti.

uluslararasi yatirim konferansi (7)

Gıda Devinden 2023’e kadar Türkiye’ye 190 milyar dolar yatırım yapacak

Panelde ikinci olarak söz alan Nestle Türkiye Yönetim Kurulu Üyesi ve CEO'su Felix Allemann Türkiye ile nüfus büyüklüğü bakımından Avrupa'da rekabet edebilecek ülke olmadığını belirterek, Türkiye'nin coğrafi konumunun rakiplerinden çok daha iyi olduğunun ve İstanbul’da hizmete girecek olan 3. havalimanı ile bu avantajını perçinleyeceğinin altını çizdi. Allemann, Nestle olarak 2012'den beri 160 milyar $ yatırım yaptıklarını, hatta 2023'e kadar 190 milyar $ daha yatırım yapmayı değerlendirdiklerini açıkladı. Allemann “Türkiye'ye baklava getirmeye gerek yok. Önemli olan Türkiye'ye buğday getirip, katma değer katıp baklava yapıp satmaktır.” şeklinde konuşarak üretimde katma değerin önemini vurguladı.

Panelde son olarak söz alan Medtronic TWAL bölge başkanı Ayhan Öztürk şirket felsefelerinin “ağrıyı dindirmek, sağlığa kavuşturmak ve ömrü uzatmak” olduğunu ifade etti. Ürün başarısının hastalarının hayatında ne kadar anlamlı bir fark yarattığına bakarak ölçülmesi fikrine dayanan "value based healthcare" konseptinin popülerleşmeye başladığını belirtti.


Haber ve Fotoğraf: İTÜ Kurumsal İletişim Ofisi