Ordinaryüs Prof. Dr. Aydın Sayılı İTÜ’de Anıldı
Kas 16, 2018


Bilim tarihi alanında dünyada ilk doktora derecesini alan, tarihçi ve akademisyen Ord. Prof. Dr. Aydın Sayılı’nın bilim insanı kimliği, Sosyal Bilimler Enstitümüz ve Fen Edebiyat Fakültemiz tarafından düzenlenen panelde farklı açılardan ele alındı.

Ord. Prof. Dr. Aydin_sayili_paneli-1 (7)

1981 yılında İTÜ tarafından Liyakat Ödülü verilen Ord. Prof. Dr. Aydın Sayılı, vefatının 25. yılında İTÜ Ayazağa Kampüsü’nde bulunan Süleyman Demirel Kültür Merkezi’nde düzenlenen panelle anıldı. Üniversitemiz Fen Edebiyat Fakültesi ve Sosyal Bilimler Enstitüsü tarafından İstanbul Edebiyat Derneği, Türk Bilim Tarihi Kurumu, Bilim Teknoloji için İstanbul Çalışma Grubu işbirliğiyle düzenlenen panel yoğun ilgi gördü. Oturum başkanlığını yapan Türk Bilim Tarihi Kurumu Başkanı Prof. Dr. Mehmet Kaçar, “Türkiye’de bilim tarihi, akademik disiplin olarak Ord. Prof. Dr. Aydın Sayılı hocamız tarafından kuruldu ve bugünlere geldi. Kendisine öncelikle bilim alanında Türkiye’ye yapmış olduğu engin çalışmalar, büyük fedakârlıklar ve katkılarından dolayı teşekkürlerimizi sunuyor ve bir kere daha hocamızı rahmetle ve saygıyla anıyoruz.” diyerek oturumun açılışını yaptı.

Ord. Prof. Dr. Aydin_sayili_paneli-1 (1)

Sayılı’nın biyografisi yeni belgeler ışığında ele alınmalı

Oturumda söz alan İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Bilim Tarihi Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Feza Günergun, Sayılı’nın 1935-55 yılları arasında George Sarton’a yazdığı mektuplar hakkında bilgi verdi. Prof. Günergun, Sayılı’nın Sarton’a yazdığı mektupların Türk bilim tarihçileri ile Sarton arasındaki ilişkiyi ortaya koyma açısından oldukça önemli olduğunu belirtti. Günümüz yazarlarının biyografi kaleme alırken ilgili kişiyle ilgili arşiv belgelerine, özellikle de diğer kişilerle mektuplaşmalarını incelemeye ve yorumlamaya yöneldiklerini belirten Prof. Dr. Günergun, Prof. Dr. Aydın Sayılı için de benzer bir çalışma yapılması gerektiğini söyledi. Prof. Dr. Günergun, “Sayılı hakkında yazılacak biyografilerin yeni belgeler ışığında kaleme alınması, birey olarak Aydın Sayılı’yı daha iyi anlamamızı sağlayacağı gibi, onun ürettiği ortamı ve koşulları, akademik hayatını ve çevresiyle olan ilişkisini de ortaya çıkaracaktır.” dedi.

Ord. Prof. Dr. Aydin_sayili_paneli-1 (3)

Türk düşünce ve bilim tarihine katkıları

Kastamonu Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Yavuz Unat,
Prof. Dr. Sayılı’nın Türk bilim tarihi alanına ve Türk düşünce hayatına katkılarını şöyle anlattı: “Bilim tarihçiliğinin kurucusu olan Sayılı, ülkemizde bu alanda önemli düşünceleri olan bir kişidir. Her şeyden önce akademik olarak Türk Bilim Tarihi çalışmalarında öncüdür. Bu alanın kurucusudur. Türk bilim tarihçiliğine yapmış olduğu katkılar oldukça önemlidir. Bu alanda Orta Çağ İslâm Dünyası’nda Müslümanların ve özellikle de Türklerin yapmış olduğu katkıların dünyaca tanınmasını sağlamıştır.

Türk bilim tarihinde Atatürk’ün yerini ilk defa tartışmaya açan Sayılı olmuştur. Bu alanda çok sayıda makale kaleme almıştır. Sadece Müslüman ve Türk bilim adamlarının katkılarını incelememiş, genel olarak değişik uygarlıkların konuya katkılarına ilişkin önemli yazılar yazmıştır. Atatürk’ün ‘Hayatta En Hakiki Mürşit İlimdir’ sözünü kullanarak bu başlıkla bir kitap kaleme almış ve bilimin insan hayatındaki yerini ve önemini belirtmeye çalışmıştır. Türkçenin bilim dilinin Türkçe olarak benimsenmesi hususunda da çalışmaları vardır ve bilim tarihçilerinin görevlerinden birisinin de Türk bilim dilinin gelişmesi için çalışmak olmalıdır görüşünü geliştirmiştir.”

Ord. Prof. Dr. Aydin_sayili_paneli-1 (6)

Bilim tarihi yazıcılığına yelken açtı

Türk Bilim Tarihi Y.K. Üyesi Dr. Dursun Ayan, Ord. Prof. Dr. Aydın Sayılı’nın doktora tezi ve ilgili yayınlar hakkında bilgi vererek şunları dile getirdi: “1913’de İstanbul’da doğan Ord. Prof. Dr. Aydın Sayılı 15 Ekim 1993’de arkasında önemli eserler bırakarak Ankara’da dünyaya veda etti. Eserleri içinde doktora tezi dışındaki tüm çalışmaları yayınlandı. Harvard’da 1941 Aralık ayında verdiği “The Institutions of Science and Learning in The Muslim World” isimli doktora tezinin yayınlanmamış olması dikkate değer bir durumdu. Tez, giriş ile medrese, hastane, rasathane ve kütüphane kısımlarından oluşmaktadır. Rasathane, tezinde ele alıp geliştirdiği en verimli konu ve Sayılı ile adı en çok anılan konudur. Bu konu Sayılı’nın tezinden taşarak “The Observatory in Islam” adlı bir başyapıtı oluşturmuştur. Sonuç olarak, özetle ve büyük bir memnuniyetle belirtmek isterim ki Ord. Prof. Dr. Aydın Sayılı “The Institutions of Science and Learning in The Muslim World” adlı doktora tezindeki konuları Türkiye’ye geldikten sonra geliştirerek devam ettirdi ve başka çalışmalar yayınlayarak bilim tarihi çalışmalarımıza renk, bilgi ve yöntem kazandırdı.”

Ord. Prof. Dr. Aydin_sayili_paneli-1 (5)

Çok sabırlı bir insandı

Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Melek Dosay Gökdoğan yaptığı konuşmada Ord. Prof. Dr. Aydın Sayılı’nın biyografisi ve eserleri hakkında bilgi verdi. Prof. Dr. Gökdoğan, “Hocanın özellikle manzum eserlerden keyif aldığını ve derslerde bize bu hazzı duyurmaya çalıştığını gayet iyi hatırlıyorum. Atatürk Kültür Merkezi Başkanlığı’nı yürüttüğü sıralarda isim babası da olduğu merkezin dergisi “Erdem”in hatasız yayınlanması için gösterdiği titizliği o sıralarda anlamam çok mümkün olmamış, hocanın titizliğine saygı duyarak yardımcı olmaya çalışmıştım. Şu an hocanın kaygılarını anlıyorum, dergiciliğin ne kadar meşakkatli bir iş olduğunun farkındayım. Aydın Hoca çok sabırlı ve her zaman sabırlı bir insandı. Hocalığı sadece amfilerle sınırlı değildi. Onunla birlikte gittiğim Maltepe Pazarında da yemek yemeğe gittiğimiz restoranlarda da odasına ziyarete gelen misafirleriyle görüşürken de öğretmeye devam ediyordu. Sınav kağıtlarını ben okuyordum ve hocada gözlerini kapatıp dinliyordu her soruyu her öğrenci için. Cevabı okuduktan sonra eksik olan bir şey olup olmadığını sorardı. Cevabımın ardından bana cevabın nasıl olması gerektiğini ayrıntılı bir şekilde anlatırdı.” diye konuştu.

Ord. Prof. Dr. Aydin_sayili_paneli-1 (2)

Aydın Sayılı Kimdir?

1913 yılında İstanbul’da doğmuş, ilk ve orta öğretiminin büyük kısmını Ankara’da görmüştür. Lise tahsilini tamamladıktan sonra Milli Eğitim Bakanlığı’nın sınavına girmiş ve yükseköğrenimini yapmak üzere Amerika Birleşik Devletleri’ne gönderilmiştir. Üniversite tahsili, bilim tarihi alanının öncülerinden ve bu disipline bağımsız bir akademik disiplin statüsü sağlayan başlıca kimselerden olan Profesör Sarton’un danışmanlığı altında planlanmış ve organize edilmiştir. Sayılı’nın Harvard’daki eğitimi, yatay ihtisas alanı olarak İslâm dünyası ve düşey ihtisas alanı olarak da fizik tarihi konularını kapsıyordu. Sayılı, 1942 yılında Harvard Üniversitesi’nde, anlaşıldığına göre dünyada ilk bilim tarihi doktora derecesini almıştır.

Sayılı, 1943’te Türkiye’ye dönmüş ve Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi’nde ilmî yardımcı olarak akademik kariyerine başlamıştır. Üç yıl kadar sonra bu fakülte Ankara Üniversitesi’ne bağlanmış, 1946’da Sayılı aynı fakültede doçent olmuş, 1952’de profesörlüğe yükseltilmiş ve 1958’de ordinaryüs profesör olmuştur. 1952 yılında Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi’nde resmen bağımsız Bilim Tarihi Kürsüsü kuruldu. Bu kürsü, dünyadaki bilim tarihi kürsülerinin öncülerinden ve Türkiye’de ilk idi. Sayılı, bu kürsünün kuruluşundan 1983 yılında emekliye ayrılıncaya kadar başkanlığını yürütmüştür. Aynı zamanda idari bir birim olarak 1974’te resmen kuruluşundan itibaren Felsefe Bölümü’nün de başkanlığını üstlenmiştir. 1983 yılında emekliye ayrılan Sayılı, aynı yılın Ekim ayından itibaren Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu’nun bağlı kuruluşu olan Atatürk Kültür Merkezi’nin başkanı olarak görev yapmıştır. Bu sırada, Ankara Üniversitesi’ndeki bilim tarihi lisansüstü derslerini de vermeye devam etmiştir. Sayılı İngilizce, Fransızca, Almanca, Farsça ve Arapça dillerini biliyordu. Aydın Sayılı’nın portresi, ulusal ve uluslararası başarılarını temsilen, 2009 yılından itibaren dolaşıma girmiş olan 5 Türk Lirası banknotlarının arka yüzünde bulunmaktadır.


Haber ve Fotoğraf: İTÜ Kurumsal İletişim Ofisi