İTÜ ve İTHİB İş Birliği ile Türkiye'de Bir İlk: Tezli Teknik Tekstiller Yüksek Lisans Programı
Eki 01, 2019


İstanbul Teknik Üniversitesi ile İstanbul Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği, Türkiye ekonomisinin lokomotif sektörlerinden tekstildeki dönüşümün somut adımlarını lisansüstü program iş birliği ile atıyor. Programın, Türkiye’de “teknik tekstiller” alanında sektörün gelişimine liderlik edecek nitelikli insan gücünün yetiştirilmesine ve üniversite-sanayi işbirliği vasıtasıyla firmaların AR-GE potansiyellerinin geliştirilmesine katkı sağlaması hedefleniyor.

İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ), İstanbul Tekstil Hammaddeleri İhracatçıları Birliği (İTHİB) tarafından desteklenen, üniversite-sanayi iş birliğinin önemli bir örneği olan Tezli Teknik Tekstil Yüksek Lisans Programı’nı 2019-2020 eğitim yılında hayata geçiriyor. Program, tekstil mühendisliğinin yanı sıra malzeme, polimer, nanoteknoloji ve elektronik uygulamalarını da içeren çok disiplinli bir yapıya sahip.

ithib_2019_web

Programa ilişkin basın toplantısında konuşan Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı İsmail Gülle, tekstil sektörü özelinde meslek liseleri ile başlattıkları iş birliği kapsamında; mayıs ayındaki lisans programlarında Tekstil ve Deri Mühendisliği seçen öğrencilere sağladıkları burs ve istihdam destekleriyle üniversite ile sanayinin yakınlaşmasına vurgu yaptı. Gülle, sözlerini şöyle sürdürdü: “Nitekim bu girişimimiz anında sonuç verdi. 2019 yılı öğrenci yerleştirmelerinde Tekstil Mühendisliği bölümü, en çok tercih edilen bölümlerden biri olarak, kontenjanını neredeyse tamamen doldurdu. Eminim ki, lisansta gördüğümüz ilgiyi lisansüstü programlarımızda da göreceğiz. Türkiye’nin en iyi üniversitelerinden olan İTÜ’nün yetiştirdiği lisansüstü öğrencilerimizin, üretecekleri tezlerle hem akademik literatürü geliştireceklerine hem de yeni üretim teknikleriyle sektörümüze katma değer sağlayacaklarına inancım tam. Ayrıca Tekstil ve Hammaddeleri sektörümüz, 4.3 dolar olan birim değeri ile Ülkemize en çok katma değer sağlayan sektörlerimizden biri. Bu anlamda, yetişen kalifiye iş gücümüz, ihracat ailesinin en kıymetlilerinden olma niteliği taşıyor. Bizler ihracatçılar olarak bunun farkındayız. İşbirliğimizin en önemli sac ayağının katma değer olduğunu unutmamalıyız. Bizleri en çok motive edecek netice; yapılan projeler ve yazılan tezlerin hayata geçerek, Ülkemize birer milli teknoloji ürünü olarak katma değer sağlayabilmesidir. TİM olarak belirlediğimiz ‘Dış Ticaret Fazlası Veren Türkiye’ hedefimize ancak geliştireceğimiz milli teknolojiyi ihraç ederek ulaşabiliriz.”

İTÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ali Fuat Aydın, “teknik tekstiller” alanında Türkiye’de ilk kez gerçekleşecek olan program ile sektörün gelişimine liderlik edecek nitelikli insan gücünün yetiştirilmesine katkı sağlanmasının yanı sıra, firmaların AR-GE potansiyellerinin geliştirilmesine de destek olunacağını belirtti. Programda eğitim gören öğrencinin, yenilikçi teknik tekstillerin farklı alanlarında, hammaddeden nihai ürüne kadar yer alan tüm süreçler hakkında detaylı bilgiye sahip olacağını dile getiren Rektör Prof. Dr. Aydın: “Öğrenci, yenilikçi ve özgün teknik tekstil ürünleri tasarlama, geliştirme ve son kullanım alanına bağlı olarak ürün kalitesini değerlendirme becerisi kazanmanın yanı sıra programın sunduğu disiplinler arası perspektif sayesinde mesleklerinde rekabet avantajı yaratabilme potansiyelini de bünyesine katacak. Türkiye’de ve Dünya’da son zamanlarda önemi gittikçe artan “teknik tekstiller” alanında çağdaş ve öncü bir öğretim programı hazırladık. Sektöre desteğimizi farklı kanallardan sürdüreceğiz.” dedi.

İTHİB Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Öksüz ise; “Tekstil üretim, ihracat ve istihdam açısından Türkiye ekonomisi için vazgeçilmez sektörlerin başında geliyor. Bu yıl başlatmış olduğumuz Tekstil Mühendisliği Burs ve İstihdam Projesi kapsamında bölüm kontenjanlarını yüzde 42’den 92’ye çıkardık, bu sayede bölümler 100 puan arttı. Üniversite-Sanayi iş birliği konusuna gösterdiğimiz hassasiyet ile bu yıl ilk kez İTÜ’de tezli Teknik Tekstiller Yüksek Lisans Programını başlatıyoruz. Sektörümüz ve ülkemiz için attığımız bu somut adım ile gençlerimizin sektöre daha geniş bir perspektifle, daha nitelikli bir şekilde başlamasını umut ediyoruz. Teknolojik gelişmeler dünyayı hızla dönüştürüyor. Bu şartlar altında geleneksel tekstil anlayışıyla devam etmek orta ve uzun vadede sektörümüzün rekabetçi gücünü etkileyecektir. Bu sektörün dönüşümünü “teknik tekstiller” ile gerçekleştirmek zorundayız. Bunun için gerekli olan adımlardan belki de en önemlisini burada atıyoruz. Türkiye geneli ihracatımızın dünya pazarından aldığı pay binde dokuzken, tekstil ve hammaddeleri sektörü olarak dünya pazarından yüzde üç buçuk; AB pazarından ise yüzde on beş buçuk pay alıyoruz. Bu gücümüzü koruyarak artırmak için yeni bir vizyona ihtiyaç duyuyoruz. Bu vizyonu da ancak ve ancak üniversite-sanayi iş birliğinin en somut örneklerinden biri olan İTÜ ile gerçekleştirdiğimiz bu yüksek lisans programı gibi projelerle yakalayabiliriz.” diye konuştu.

Toplantıda konuşan İTÜ Tekstil Teknolojileri ve Tasarımı Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ömer Berk Berkalp ise düşüncelerini; “Programın eğitim dili yüzde yüz İngilizce olacak. Program sonunda, yenilikçi “teknik tekstiller” alanında güncel gelişmeleri ve çalışmalarını kendi dilinde veya yabancı dilde aktarabilme becerisi kazanmış mezunlar yetiştirilecek.” sözleriyle ifade etti.

Haber: İTÜ Kurumsal İletişim Ofisi
Fotoğraf: İTÜ Görsel İletişim Tasarımı Ofis