Gazi Mustafa Kemal Atatürk 80. Ölüm Yıl Dönümünde İTÜ’de Anıldı
Kas 13, 2018


Cumhuriyetimizin Kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk aramızdan ayrılışının 80. yılında İTÜ Ayazağa Yerleşkesi Süleyman Demirel Kültür Merkezi’nde düzenlenen törenle anıldı. Törene rektörümüz Prof. Dr. Mehmet Karaca, rektör yardımcılarımız, genel sekreterimiz, genel sekreter yardımcılarımız, akademisyenlerimiz, öğrencilerimiz ve mezunlarımız katıldı.

10_kasim_toreni_2018 (7)

Tören, saat 9.05’de siren sesleri eşliğinde Gazi Mustafa Kemal Atatürk başta olmak üzere tüm şehitlerimize saygı duruşunda bulunulması ile başladı. Ardından İstiklal Marşımız okundu. Davetli konuşmacı Fahri Özdemir’in kendi arşivinden TSK’ya sağladığı Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün il ziyaretlerinden derlenen ve Süha Çalkıvik tarafından seslendirilen video izlendi. Ardında İTÜ Türk Musikisi Devlet Konservatuvarı, Atatürk’ün anısına hazırladıkları 10 Kasım özel dinletisi ile sahne aldı. Dr. Öğretim Üyesi Hatice Doğan Sevinç yönetiminde, İTÜ Türk Musikisi Devlet Konservatuvarı öğretim elemanları 10 Kasım özel dinletisi türküleri ve Atatürk’ün beğendiği eserleri seslendirdi.

10_kasim_toreni_2018 (8)

“Teknik Üniversite ekolü, Atatürk’ün bilime verdiği önemden her zaman feyzalmıştır.”

Törenin açılış konuşmasını Rektörümüz Prof. Dr. Mehmet Karaca yaptı. Prof. Dr. Mehmet Karaca konuşmasında Atatürk’ü sadece bir asker ve devlet adamı değil, tam bir eğitim gönüllüsü ve bilim aşığı olarak anmak gerek. Hatta kendisiyle yapılan bir röportajda Cumhurbaşkanı olmasaydı, Milli Eğitim Bakanı olmak istediğini söylemiş. İlk Milli Eğitim Kongresi’ni daha 1921 yılında toplamış. Böyle bir vizyonla kurulan Cumhuriyetimizin ilerleyişi, ancak kuşakların nitelikli bir eğitimden geçirilmesiyle mümkün olabilir. Bunun hepimiz farkındayız. Eğitim programlarımızın ezbercilikten ve sınav odaklılıktan kurtarılmasının, eleştirel düşünme ve merak etme yetilerinin kazandırılmasının ülkemizin en temel meselelerinden biri olduğuna inanıyorum. Bizler, hem küresel gerçekleri izleyen, yeniliklere öncülük eden ve gerektiğinde gecikmeden kendine uyarlayabilen, hem de milli değerlerden uzaklaşmamış ve yerel sorunlara da bilimle çözüm üretme heyecanı taşıyan kuşaklar yetiştirmek zorundayız.” dedi.

100. yılına ilerleyen Cumhuriyetimizi tıpkı kuruluş yılında Atatürk’ün işaret ettiği gibi iki temel üzerinde güçlendirebiliriz. Güçlü bir eğitim sistemi ve güçlü bir ekonomi olduğunu söyleyen Karaca sözlerini şöyle sürdürdü, ”Çatısı altında bulunduğumuz Teknik Üniversite’nin kuruluşu da Osmanlı’nın bilime yatırım yapma çabasının ve modernleşme adımlardan biridir. Bugün 250. yılına doğru ilerleyen köklü bir ekolün parçasıysak, bunu bilime hizmet etmeye gönül vermiş tüm İTÜ’lülere borçluyuz. Teknik Üniversite ekolü, Atatürk’ün bilime verdiği önemden her zaman feyzalmıştır, almaya da devam edecektir. En büyük görevse her zaman olduğu gibi gençlere düşüyor. Araştıran, sorgulayan, bilime kıymet veren, üniversiteleri sadece iş ve diploma kapısı olarak görmeyen gençler, kendilerine emanet edilen Cumhuriyeti daha da iyi yerlere taşıyacaklar. İTÜ’nün ve tüm üniversitelerin, Gazi’nin anısına vereceği en büyük armağan ise milli gelişmeye bilimsel ilerleme ile sunacakları katkı olacak. Vefatının 80. yılında, aziz Atatürk’ü bir kez daha saygıyla ve rahmetle anıyorum. Konuşmamı, onun bilime verdiği kıymeti gösteren iki alıntıyla noktalarken, hepinize katılımınız için teşekkürlerimi sunuyorum.”

10_kasim_toreni_2018 (9)

“Emanetine sahip çıkıyor ve açtığı yolda emin adımlarla ilerliyoruz.”

İTÜ öğrencileri adına konuşma yapan Fen Edebiyat Fakültesi Matematik Mühendisliği Bölümü öğrencisi Ceren Taşkın ise Atatürk’ün anılarıyla süslediği duygu yüklü konuşmasını şöyle noktaladı.” Bizler, Türk gençliği olarak yaptığı onca fedakârlığın farkında olarak, büyük bir minnet duygusuyla onun bu güzide emanetine sahip çıkıyor ve onun açtığı yolda gösterdiği hedefe sadık bir şekilde emin adımlarla ilerliyoruz. Bütün mal varlığını millete bırakarak aramızdan ayrılışının 80. yılında onu bitmeyen bir saygı ve minnetle anıyoruz. Sözlerimi, Atatürk’ün onuncu yıl nutku için yazdığı, ama sonrasında genel sekreteri Hikmet Bayur’un veda ediyor duygusu içerdiği için üzülmesi sebebiyle konuşmasından çıkardığı cümleleriyle bitirmek istiyorum. ’’Asla şüphem yoktur ki Türklüğün unutulmuş büyük medeni özellikleri ve yetenekleri bundan sonraki gelişmeleriyle geleceğin yüksek medeniyet ufkundan yeni bir güneş gibi doğacaktır. Bu sözlerim hakikat olduğu gün senden ve bütün uygar insanlık aleminden dileğim şudur: Beni hatırlayınız.’’

“Atatürk her zaman bilimsellikten yanaydı.”

Törenin son konuşmacısı ise bugüne kadar yapılmış en kapsamlı ve en büyük Atatürk Sergisi olarak belirtilen “Büyük Dahi / Gazi Mustafa Kemal” Sergisi’nin Proje Direktörü, Folkart Sanat Galerisi Koordinatörü Yazar Fahri Özdemir oldu. Mustafa Kemal Atatürk ve Cumhuriyet tarihiyle ilgili belgesel niteliğindeki kitaplara imza atan, kendi koleksiyonunu ve dijital arşivini Türk Silahlı Kuvvetleri Genel Kurmay Başkanlığı’na bağışlayan, Gazi ile ilgili en kapsamlı sergiyi bizlerle buluşturan Yazar Fahri Özdemir “Atatürk ve Çağdaşlık” isimli konuşmasını yaptı.

10_kasim_toreni_2018 (10)

Konuşmasında Atatürk’ün çok yönlülüğüne ve bilime verdiği öneme vurgu yapan Fahri Özdemir şunları söyledi, ”Atatürk tarihin akışını değiştiren, ona damga vuran, bu damgayla birlikte her türlü tehlikelere karşı direnen bir insandı. Bu insan, dünya tarihinin gördüğü nadir dehalardan birisidir. Atatürk entelektüel bir kişiliğe sahipti. Halkına, özellikle Anadolu halkına, her zaman güvendi. Kurtuluşu hep Anadolu’da aradı. Atatürk’ün diğer bir yönü de çağdaş olmaktı. Çağdaşlaşmayı ararken dayandığı en önemli noktalardan bir tanesi her zaman bilimsellikten yana olmasıdır. Bilimsellik sıradan bir olay değildir. Bilimsellik aynı zamanda özgür düşünceyi de beraberinde getirir. Bilimselliği ve özgürlüğü savunan bir insan ancak barışı savunabilir. Kurtuluş savaşından sonra Atatürk’ün tek silahı vardır oda barış. Yaptıklarıyla hatta yapamadıklarıyla Gazi Mustafa Kemal Türkiye’nin gelişmesine damga vurmuş bir insandır. Ölümsüz bir insanın varlığıyla geldi bu ülke buraya. Buna hep beraber sahip çıkmamız gerekiyor.” diyerek sözlerini noktaladı.

Yazar Fahri Özdemir prodüktörlüğünü üstlendiği “Büyük Dahi / Gazi Mustafa Kemal” Sergisi’nin İTÜ’de açılacağı bilgisini paylaştı.

Tören, rektörümüz Prof. Dr. Mehmet Karaca’nın, Fahri Özdemir’e editörlüğünü üstlendiği “Mühendislik Tarihimiz” isimli kitabı ve plaket takdim etmesi ile son buldu.

10_kasim_toreni_2018 (4)

İTÜ’lüler Ata için koştu

İTÜ’lüler her 10 Kasım’da olduğu gibi bu yıl da ellerinde Türk bayrakları ile Ulu Önder Atatürk için koştu. “Geleneksel Atatürk’ü Anma Koşusu ve Yürüyüşü” bu yıl 35. kez gerçekleşti. Sağlık, Kültür ve Spor Daire Başkanlığımız tarafından düzenlenen etkinliğe her yaştan İTÜ’lü katıldı.


Haber: İTÜ Kurumsal İletişim Ofisi
Fotoğraf: İTÜ Görsel İletişim Tasarımı Ofisi