İTÜ’de İş Sağlığı ve Güvenliği İçin Yeni Adım

Tem 4, 2014, 16:54

“İTÜ olarak iş sağlığı ve güvenliğinde sadece kuralcılıktan ibaret bir yaklaşımdan ziyade, iyileştirici ve önleyici bir anlayışı esas alıyoruz.”

“İş güvenliğini, uyulması gereken bir mecburiyet değil; çalışanların sağlığını ve güvenliğini koruyan, verimi ve kaliteyi artıran bir araç olarak görüyoruz.”

“Dünyada iş kazası ve meslek hastalıkları sonucu her yıl 2,3 milyon insan maalesef hayatını kaybediyor, çok daha fazla insan ise iş göremez hale geliyor.”


İTÜ’lülerin çalışma ortamındaki güvenliğini ve sağlığını takip etmek, gerekli iyileştirmeleri yapmak üzere kısa süre önce yeni bir birim kuruldu. “İş Sağlığı ve Güvenliği Birimi” adıyla, bir işyeri hekimi ve bir iş güvenliği uzmanıyla faaliyete geçen yapının sorumluluk alanı, önce işçileri sonrasında ise memurları kapsayacak biçimde giderek genişleyecek. Personelin iş sağlığı ve güvenliği hakkında bilgilendirilmesinden çalışanların düzenli periyotlarla sağlık kontrolünden geçirilmesine kadar bir dizi çalışmanın gerçekleştirilmesi amacıyla yola çıkıldı. Çalışanların iş güvenliği hakkında bilgi ve bilinç düzeyinin yükseltilmesini sağlamasıyla önemli bir misyon üstlenecek birimi, İş Güvenliği Uzmanı Özlem Yüksel ile konuştuk.

Uzman Ozlem Yuksel

 

İş sağlığı ve iş güvenliği nedir? İTÜ için öneminden bahseder misiniz?

İş sağlığı ve güvenliği; işin yapılması sırasında işyerindeki fiziki çevre şartları sebebiyle işçilerin maruz kaldıkları sağlık sorunları ve mesleki risklerin ortadan kaldırılması veya azaltılması ile ilgilenir. İşyerinde çalışan işçilerin sağlığını ve iş güvenliğini sağlamayı, doğabilecek iş kazası ve meslek hastalıkları gibi her türlü riske karşı gerekli tedbirleri almayı amaçlar.

Biz İTÜ olarak iş sağlığı ve güvenliğinde sadece kuralcılıktan ibaret bir yaklaşımdan ziyade, iyileştirici ve proaktif bir anlayışı esas alıyoruz. İş güvenliğinin, uyulması gereken bir mecburiyet değil çalışanların sağlığını ve güvenliğini koruyan, verimi ve kaliteyi artıran bir araç olarak görüyoruz. Sağlıklı ve güvenli iş yerlerinin oluşması, iş kazaları ve meslek hastalıklarının önlenebilmesi için, bu yönde bir kültür oluşturmalı ve tüm topluma yaygınlaştırmalıyız. Bu konuda, işverenlerimizin yanı sıra çalışanlarımıza da büyük sorumluluk düşüyor. Çalışanlarımızın iş sağlığı ve güvenliği konusundaki haklarına sahip çıkmaları, bu hakların takipçileri olmaları gerekiyor.

İş sağlığı ve güvenliği kimleri kapsar?

Çalışanları, geçici işçileri, alt yüklenici çalışanları, ziyaretçileri, işyerlerindeki herhangi bir kişiyi kapsayabilir.

İTÜ’de bu birim ne zaman faaliyete geçti ve kimlerden oluşturuldu?

İş Sağlığı ve Güvenliği Birimi olarak 15 Nisan 2014 tarihinden itibaren İTÜ’de hizmet vermeye başladık. Birimimizde işyeri hekimi Dr. Zeynep Cıbık ile birlikte çalışıyoruz.

Hedeflediğiniz çalışmalar neler?

İlk olarak kuralcı bir yaklaşımdan çok proaktif yani önleyici bir yaklaşımı esas alıyoruz. Öncelikli hedeflerimizi şöyle sıralayabilirim: İş kazası ve meslek hastalıklarını önleme adına önce risk değerlendirmesi yapacağız. Çalışanlarımızı belli aralıklarla sağlık gözetiminden geçireceğiz. İş kazası ve meslek hastalıklarının kayıtlarını daha etkin ve güncel hale getireceğiz. Tüm çalışanlarımızı iş sağlığı ve güvenliğine dair hak ve sorumlulukları hakkında bilgilendireceğiz. Acil durum planları hazırlayacağız. Çalışanlarımızın işyerlerindeki iş sağlığı ve güvenliği faaliyetlerine aktif olarak katılmasını sağlayacağız. Hayati tehlike durumunda işyerlerinin tamamında veya bir bölümünde iş durdurulabileceğiz.

Kimler ne ölçüde bu uygulamadan yararlanabilecek?

2014 Ocak ayından itibaren SGK’lı çalışanlar ve stajyerler yararlanacak. 2016 Temmuz’dan itibaren ise memurları da kapsayacak.

Nerede çalışanlar en riskli gruplar arasında yer alıyor?

İş Sağlığı ve Güvenliği Kanununun uygulanması için en önemli unsur tehlike sınıflarının belirlenmesidir. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı "işler"i az tehlikeli işler, tehlikeli işler ve çok tehlikeli işler olmak üzere 3'e ayırıyor. Tüm bu tehlikeli iş sınıflarında alınması gereken önlemler bulunuyor. Örneğin bina inşaatı ve tamiratı, bina yıkımı işleri, yol, spor ve hava alanları inşaatı, tamirat ve bakım işleri bina, liman, iskele, köprü, baraj,  bina dışı elektrik, gaz, telgraf, telefon, tesisatı ve havai hat boru hattı inşaat, tamirat ve bakım işleri "çok tehlikeli işler" sınıfında yer alıyor. Çalışma hayatında kadın, çocuk, engelli, yaşlı işçilerin korunmasına yönelik hükümler de düzenleniyor.

Genel olarak iş kazalarının ve meslek hastalıklarının sıklığı ve şekli nedir?

Uluslararası Çalışma Örgütünün verilerine göre, bugün dünyada 1,2 milyarı kadın olmak üzere 3 milyar civarında aktif işgücü bulunuyor. Her gün yaşanan yaklaşık 1 milyon iş kazası, dünya genelindeki toplam gayrisafi hasılanın yüzde 4’ünü alıp götürüyor. İş kazası ve meslek hastalıkları sonucu her yıl 2,3 milyon insan maalesef hayatını kaybediyor, çok daha fazla insan ise iş göremez hale geliyor.

Sosyal Güvenlik Kurumunun 2010 yılı istatistikleri değerlendirildiğinde, Türkiye’de bir milyon 325 bin 749 işyeri faaliyet göstermiş ve bu işyerlerinde 10 milyon 30 bin 810 işçi istihdam edilmiştir. İş sağlığı ve güvenliği açısından ele alındığında, bu işyerlerinde 62 bin 903 iş kazası ve 533 meslek hastalığı vakası meydana gelmiş ve ne yazık ki bin 454 çalışanımız hayatını kaybetmiştir.

İş sağlığı ve iş güvenliği birimi kurulmadan önce İTÜ ne gibi zararlarla karşılaştı?

once is guvenligi

 

Henüz yapılanma aşamasında olduğumuz için herhangi bir saha çalışmasında bulunmadık. Önümüzdeki günlerde risk değerlendirmelerini yaptığımızda elimizde kesin bilgiler olacağını düşünüyoruz.

6331 Sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Yasasına erişim için tıklayınız.