Osmanlı Dönemi’nin İlk Karantina Merkezlerinden Biri Tuzla’daydı

Mar 26, 2020, 11:05
Yeni Koronavirüs salgınına karşı alınan önlemler kapsamında dünyanın pek çok yerinde olduğu gibi İstanbul’da da karanti merkezleri oluşturuldu. Osmanlı döneminde “Tahaffuzhane” adı verilen karantina merkezlerinin en bilinenlerinden Tuzla Tahaffuzhanesi, bugün İTÜ Denizcilik Fakültesi’nin de içinde yer aldığı liman bölgesinde bulunuyor. Yapımını Fransızların üstlendiği tahaffuzhane 1892 yılında tamamlanarak; veba, kolera gibi dönemin küresel salgınlarına karşı verdiği kapsamlı hastane hizmetiyle öne çıkıyor.

Yeni Koronavirüs salgını karanti uygulamalarını da gündeme taşıdı. Dünyanın çeşitli dönemlerinde yapılan karantina uygulamalarının Osmanlı İmparatorluğu ve Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk dönemlerinde bilinen ilk örnekleri ise Tuzla ve Urla’da bulunuyor. Tahaffuzhane ismiyle anılan bu merkezlerden “Tuzla Tahaffuzhanesi”, İTÜ Denizcilik Fakültesi’nin bulunduğu Tuzla liman bölgesinde yer alıyor. İTÜ Denizcilik Fakültesi Öğretim Üyesi Öğr. Gör. Dr. Sinan Çakır, İTÜ Haber ekibine Tuzla Tahaffuzhanesi’nin hikâyesini anlattı.

tuzla_tahaffuzhane-haber- (1)

Mübadele yıllarında kullanıldı

Öğr. Gör. Dr. Sinan Çakır’ın paylaştığı bilgilere göre, 19. yy’da bütün dünyayı etkileyen kolera, veba, tifo, tifüs, çiçek, sarıhumma, lekeli humma gibi salgın hastalıkların yayılmasını önlemek için Osmanlı Döneminde İstanbul, Tuzla’da ve İzmir, Urla’da karantina işlevi görecek iki tahaffuzhane kuruluyor. Yapımını Fransızların üstlendiği Tuzla Tahaffuzhanesi, 1892 yılında tamamlanarak hizmete giriyor.

Tuzla Tahaffuzhanesi’nin Lozan mübadelesinde kullanıldığını söyleyen Dr. Sinan Çakır, “Tuzla Yerleşkemiz tarihi bir geçmişe sahip. Tuzla Tahaffuzhanesi Yunanistan’dan ve Bulgaristan’dan göç eden vatandaşlarımızın ilk ayak bastığı yer olmuş. Lozan mübadillerinin değişim kararı neticesinde gelen vatandaşlarımızın sağlık sorunları burada çözülmüş ve sağlıklı olanlar buradan Anadolu’ya yerleştirilmiş." diye konuştu.

tuzla_tahaffuzhane-haber- (3)

Hastane gibi hizmet görüyor

İTÜ Denizcilik Fakültesi’nin bulunduğu Tuzla liman bölgesi, 1890'dan 1935'e kadar tahaffuzhane olarak hizmet veriyor. O dönemde, en korkulan salgınlarına yol açan veba ve kolera gibi hastalıkları taşıdığından şüphelenilen gemilerin yolcu ve mürettebatları, karaya ayak basmadan önce tahaffuzhanelerde muayene ediliyor ve dönemin uygulaması gereği topluca ilaçlanıyor. Salgın hastalık belirtisi ister gemide ister karada olsun, karayoluyla ya da deniz yoluyla gelen insanlar önce buraya getirilerek, doktor kontrolünde, kıyafetleri de dahil olmak üzere, komple dezenfekte ediliyor. Sadece hastalık belirtisi göstermeyenlerin İstanbul’a giriş yapmasına izin veriliyor. Eğer hastalık belirtisi söz konusu ise 14 gün karanti süresi sonunda, hastalığın görülmemesi ya da geçmesi durumunda tekrar İstanbul’a giriş yapmalarına izin veriliyor. Bu bölge o dönem hastane gibi işlev gören merkezlerden biri olarak tarihe geçiyor.

tuzla_tahaffuzhane-haber- (2)

Fransızlar tarafından yapılıyor


O dönemin en modern teçhizatlarıyla donatılan Tuzla Tahaffuzhanesi’ni Fransızların yaptığını söyleyen Dr. Sinan Çakır, “Bu gördükleriniz dönemin ilk çamaşır makineleri, gelenlerin kıyafetleri burada yıkanmış. Kendi temizlikleri için banyo bölümü de bulunuyor. Buradaki aletler çok teferruatlı, yapı olarak son derece aktif bir şekilde kullanıldığı düşünülüyor.” diye ekliyor.

Tuzla'daki binada, 130 yıllık geçmişi bulunan İTÜ Denizcilik Fakültesi'ne ilişkin belge, fotoğraf ve eşyalar da sergileniyor.