Yaşamın Kaynağı Suyun Kıymetini Bilen İTÜ

Eki 19, 2017, 12:37
Yaz döneminde Ayazağa Yerleşkemizde yeşil alanların sulanmasında kullanılan suyun tamamı, yağmur sularının toplandığı göletten elde edildi. . İTÜ’nün temiz suyun insanlara ulaştırılması için gereken yatırımın ve emeğin büyüklüğünü dikkate almasının yanı sıra, yapay alanların şekillendirilmesinde doğal dengelerin gözetilmesi ilkesine bağlı kalması İstanbul’un geneline uyarlanabilir.

Yeşil Kampüs çalışmalarında bilgi ve teknolojinin etkin kullanımıyla birçok yeniliği ve ilkleri hayata geçiren İstanbul Teknik Üniversitesi, doğaya duyarlı uygulamalarını sürdürüyor. Bu uygulamalar sayesinde bir yandan çevrenin şekillendirilmesiyle ilgili örnek modeller oluşuyor, diğer yandan da Üniversite bütçesine ve dolayısıyla ülke ekonomisine önemli katkılarda bulunuluyor. İTÜ’nün Yeşil Kampüs çalışmalarının bileşenlerinden olan alternatif sulama çalışmalarında da bu kapsamda değerlendirilecek bir uygulama olarak Haziran - Temmuz ve Ağustosu kapsayan 3 aylık dönemde önemli bir aşama kaydedildi. Bu süreçte öz kaynaklarını kullanan İTÜ, yerleşke içinde hiç şebeke suyu kullanmayarak yaklaşık 100.000 m2 alanın sulamasını başarıyla gerçekleştirdi. Bu başarının maddi karşılığı ise yaklaşık 400 bin TL.
GOLET_Panoramik1

"Örnek bir projeyi daha hayata geçirdik”


Rektör Yardımcımız Prof. Dr. Tayfun Kındap, başarıyla uygulanan projenin pek çok kuruma örnek teşkil edeceğini söyleyerek ilk uygulamanın Ayazağa Yerleşkesinde gerçekleştirildiğini belirtti. Prof. Dr. Kındap, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Ayazağa Yerleşkemiz, Marmara’ya ve İstanbul’a özgü ağaç ve bitki örtüsüyle bulunduğu bölgenin öne çıkan yerleşim birimlerinden biridir. Yerleşkemiz özellikle son 5 yılda yaptığımız çalışmalarla daha da güzelleşti. Ama yapılanlar gözle görülenin ötesinde bir çok altyapı çalışmasını da içeriyor. Yerleşkemizle ilgili çalışmalar esnasında sulama ile ilgili ihtiyaçları çözüme kavuşturacak projeler üzerinde çalışmaya başladık. İlk olarak sürdürülebilir bir yapı kazanması için kampüsümüzde yer alan göletin hem su kaynağı hem de rekreasyon alanı olarak kullanımına yönelik Gölet Projemizin sulama ve tahliye odaklı kısmını hayata geçirdik. Bu çalışma herhangi bir taşma anında veya tam tersine kuruma anında nasıl bir eylem planı oluşturacağımızla ilgili uzun vadeli bir planın hazırlanmasını da içeriyor. Yağan yağmurun Gölet’e aktarılmasıyla ilgili çalışmalar yap-tık. Seviyeyi yükselterek Gölet’in daha fazla su toplamasını sağladık. Bu çalışmalarımız bitmiş değil, devam ediyoruz. Sulama açısından normal yani kuraklık olmayan bir periyodu rahatlıkla çıkarabileceğimiz bir su hacmine sahibiz. Diğer taraftan olası kurak bir dönemin olumsuzluklarını bertaraf edecek şekilde hazırlıklarımız da devam ediyor. Bugün geldiğimiz noktada ise sulama için yağmur suyuyla biriken Gölet haricinde bir su kaynağı kullanmıyoruz. Uzun yıllar boyunca ulaşmayı hayal edeceğimiz bir hedefe kısa sürede ulaşmamızı sağlayan bir sistem kurmayı başarmış olduk.”

“Tasarruf önemli fakat bu işin felsefesi daha da önemli”

Tasarrufun önemli ancak yapılan projenin felsefesinin daha da önemli olduğuna dikkat çeken Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Kindap, bu projenin İstanbul’un geneline uyarlanabileceğini belirtti. Çevreye duyarlı çalışmaların sadece yeşil alan yaratmakla sınırlı kalamayacağını, yaratılan yeşil alanların bakımında ve yaşatılmasında geçilen aşamaların çevresel etkisinin bütünlük içinde değerlendiriliyor olmasının elzem olduğunu belirten Prof. Dr. Kındap, “İstanbul, dünyanın nüfusu yoğun olan mega şehirlerinden biri. Bu kadar yoğun nüfusa sahip bir şehirde, temiz suyu, sula-maya harcamak büyük bir israf olur. Temiz suyun insanlara ulaştırılması sürecinde çok büyük bir emek ve yatırım var. Bu değeri siz bir anda, rahatça sulama amaçlı kullandığınızda insan ister istemez üzülüyor tabi. İçilecek tertemiz suyu bu şekilde kullanmak yeşil alan yaratma felsefesiyle de çelişiyor aslında. Bizim yerleşkemizde yeşil alan sulamalarında alternatif kaynak arayışımızın, projemizin temelinde bu düşünce var. . Öte yandan mali açıdan da değeri tartışmasız. Sulamayı şebekeden de kullanabiliriz ama su değerli ve yüksek maliyetli. Bir yandan çevreyi korurken diğer yandan tasarruf sağlayabilmek önemli bir artı değer. ” diyerek sözlerini tamamladı.

Haber: İTÜ Kurumsal İletişim Ofisi
Fotoğraflar: İTÜ Görsel İletişim Tasarımı Ofisi