Moleküler Biyoloji ve Genetik Öğrenci Kongresi İTÜ’de

Eki 14, 2019, 12:20
Moleküler Biyoloji ve Genetik Kulübümüz tarafından düzenlenen Uluslararası Moleküler Biyoloji ve Genetik Öğrenci Kongresi, dünyanın dört bir yanından gelen bilim insanlarını ağırladı.

Üniversitemiz Moleküler Biyoloji ve Genetik Kulübü tarafından bu yıl 11.si düzenlenen kongre, Süleyman Demirel Kültür Merkezi’nde gerçekleştirildi. Dünyanın ve Türkiye’nin dört bir yanından bilim insanlarının ve öğrencilerin ağırlandığı kongrede genetik ve moleküler biyoloji alanında araştırmalar yapan bilim insanları ve öğrenciler arasında köprü oluşturdu. Kongrede, Üniversitemiz öğrencilerinin odaklanmak üzere seçtiği alanlarda gerçekleşen sunumlara kişiselleştirilmiş tıp, genom düzenleme, kök hücrelerin işlevsel regülasyonu, sinirbilim, immünoloji, maya ve bitki model organizmaları konularında 11 ülkeden, alanlarında uzman 20 bilim insanı davetli konuşmacı olarak katıldı.

molekuler_bio_kong_2019 (2)

Uluslararası etkileşim için yabancı dilin önemi

Kongrenin açılış konuşmasını yapan Columbia Üniversitesi Mikrobiyoloji ve İmmünoloji Bölümü Başkanı Prof. Sankar Ghosh NF-B transkripsiyon faktörü üzerindeki çalışmaları ile tanınıyor. Prof. Ghosh enflamasyon ve bağışıklık arasındaki ilişkilerin araştırırken, bu hücresel olaylarda rol oynayan sinyal yolakları ve transkripsiyonel mekanizmaları aydınlatan veriler sundu. Prof. Ghosh aynı zamanda çeşitli bilimsel dergilerin editör kurullarında ve Max Planck Enstitüsü ve Pekin Üniversitesi gibi çeşitli uluslararası kurumların bilimsel danışma komitelerinde görev almaktadır. Prof. Ghosh öğrencilerin düzenlediği kongrenin organizasyonunu etkileyici bulduğunu dile getirirken, bilimsel ve dolayısıyla uluslararası etkileşim için yabancı dil yeterliliğinin öneminin de altını çizdi. 

Yeni görüntüleme teknolojileri hakkında

Ruhr Üniversitesi, Bochum’dan kongreye katılan Prof. Stefan Herlitze, geliştirilmesinde rol oynadığı son yılların dikkat çeken teknolojilerinden optogenetik yöntemi ile ilgili çalışmalarından bahsetti. Dahası yeni görüntüleme teknolojilerinin oluşturulması için halen kullanılan floresan proteinlerden farklı olarak dışarıdan herhangi bir aktivasyon gerektirmeden ışıyan yeni floresan proteinlerin arayışında Kızıl Deniz ve Endonezya Pasifik okyanusunda yürüttüğü araştırmaları paylaştı. Endonezya’da karşılaştığı plastik atıkların, çevre konusunda kendisinde yeni bir duyarlılığa yol açtığını, günlük davranışlarını değiştirdiğini ekledi.

molekuler_bio_kong_2019 (3)

Genetik düzenlemenin etkileri 

Gen düzenleme teknolojileri üzerinde 1980’lerde çalışmaya başlayan ve 1997 yılında “sleeping beauty” transpozon sistemini geliştiren duayen bilim insanı Prof. Perry Hackett, dinleyicilerin ufuklarını açıcı bir sunum yaparken bitki ve hayvanların genetik olarak değiştirilmesinin önlenemeyecek ilerlemeler olduğunu vurguladı. Prof. Hackett’ın sunumuna ek olarak, birçok araştırmacı gen düzenleme ile ifade artırımı ve azaltımı üzerindeki çalışmalarını sundular. Kaliforniya Üniversitesi, Berkeley’den Markita del Carpio Landry, bitkilere transgenik olmayan yaklaşımlar ile gen aktarımı üzerine başarılı çalışmalarını sunarken, Osaka Üniversitesi’nden Masahuru Somiya eksozomların kullanımı ile memeli hücrelerine terapötik moleküllerin aktarımı üzerinde yoğunlaştı. Cardiff Üniversitesi’nden Prof. Vincent Dion, CRISPR/cas9 gen düzenleme sistemini ağır seyreden nörolojik hastalıklara yol açan CAG/CTG tekrar dizilerini düzeltmek için kullanırken, Sabancı Üniversitesi’nden Dr. Mayack bal arılarını nörobiyolojik araştırmalarda model organizma olarak kullandıkları çalışmalarından söz etti.

Antik genler ve maya model sistemi

Leuven Üniversitesi’nden bir başka önde gelen bilim insanı, Prof. Johan Thevelein, maya model sistemini kullanarak, uzun yılların birikimi sonucu elde ettiği sinyal ileti yolakları ve glukoz metabolizması üzerindeki verileri kısa bir zaman dilimine sığdırmaya çalıştı. Leuven Üniversitesi’nden bir başka bilim adamı, Dr. Koen Geuten, bitkilerde antik genlerin izini süren çalışmalarından bahsetti.

Görme duyusu ve görsel algı ile epilepsi için hamster deneylerinin bulguları

Sinirbilim alanında çalışmalarıyla Harvard Üniversitesi’nden Richard Born ile Albacete Üniversitesi’nden Carlos de Cabo de la Vega tarafından temsil edilmekteydi. Prof. Born, görme sisteminde serebral korteksten göze doğru geriye giden bilgi akışının, görme duyusu ve görsel algı üzerindeki etkilerinden bahsetti. Aynı zamanda Moleküler Biyoloji ve Genetik Bölümü lisans programını inceleyen Prof. Born, herhangi bir sinirbilim dersinin eksikliğine dikkat çekerek, lisansüstü çalışmalarda sinirbilimine yönelmek isteyen öğrencilerin en az iki psikoloji dersi alması gerektiğini belirtti. Prof. de la Vega ise, nöbetlerin bütün beyine yayıldığı takdirde ağır bir hastalık olarak seyredebilen epilepsi hastalığını anlamak için bir hamster model organizma sisteminde elde ettiği bulguları paylaştı. Genç katılımcılar, kendisine epilepsi ile ilgili çok sayıda soru yöneltti.

Ülkemizin kadın nüfusu dünyada D vitamini eksikliği olmayan iki ülke arasında

İTÜ lisansüstü öğrencileri tarafından da referans kitap olarak başvurulan “Mechanisms of Gene Regulation” kitabının yazarı Prof. Carsten Carlberg, D Vitamini reseptörleri üzerinde durdu. Prof. Carlberg, Türkiye’nin bulunduğu coğrafyada kadın nüfusunda D vitamini eksikliği görülmeyen iki ülkeden biri olduğuna da dikkat çekti. Transkripsiyon faktörleri üzerinde çalışan bir başka araştırmacı, Melbourne Üniversitesi’nden Prof. Gary Hime, meyve sineği model sistemini kullanarak ortaya çıkardığı, eser miktarlarda bulunduğu halde yetişkin bağırsak kök hücrelerini düzenleyen Grainyhead proteininden bahsetti. Gröningen Üniversitesi’den Prof. Gerald de Haan ise yetişkin hematopoetik kök hücrelerin yaşlanma süreçleri ve bunun tersine çevirilmesi üzerinde bir sunum yaptı. Ayrıca, Prof. de Haan İTÜ Kampüsündeki akademik ortamı tanıdık bulduğunu söylerek, bilimsel kültürün evrenselliğini vurguladı.

molekuler_bio_kong_2019 (1)

Hastaya özel tedaviler


Kongre programında Prof. Sankar Ghosh’unkine ek olarak bağışıklık sistemi çok farklı yaklaşımlar içeren konuşmalar ile kapsandı. Örneğin, Nottingham Üniversitesi’nden Prof. Amir Ghaemmaghami, biyomalzemeleri manipüle ederek makrofaj hücrelerinin farklılaşmasının düzenlenmesi ve dolayısıyla implante edilen materyalin enflammatuvar değil de iyileştirici özellikleri kazanmasının sağlanması üzerinde durdu. Osaka Üniversitesi’nden Prof. Sho Yamasaki lipid moleküllerinin yol açtıkları immün tepkileri incelerken, Lizbon Üniversitesi’nden Prof. Luis Graca, otoimmün hastalıklarda düzenleyici T hücrelerinin rolleri üzerinde odaklandı. Monash Üniversitesi’nden Prof. Julian Vivian HLA antijen sunan reseptörlerin polimorfizminin, hasta yanıtı üzerindeki etkileri ve dolayısıyla hastaya özel tedavilerin geliştirilmesi için kullanılmasından bahsetti. 

İTÜ’lü akademisyenler Salda Gölü üzerine Moleküler Biyoloji ile Jeolojinin kesiştiği alanda çalışmalarını paylaştı

İTÜ’de yapılan bilimsel araştırmalar, kongrede Doç. Dr. Ceren Çıracı ve Prof. Dr. Nurgül Çelik Balcı’nın değerli katkıları ile temsil edildi. Doç. Dr. Ceren Çıracı inflamazom komplekslerinde yer alan hücre içi reseptörlerin eosinofil hücre yanıtının oluşumunda nasıl rol oynadıklarını anlatan verilerini paylaştı. Moleküler Biyoloji ile Jeolojinin kesiştiği alanda çalışmalarını yürüten Prof. Nurgül Balcı, Salda gölünde bulunan stromatolitler ve biyomineraller ile ilgili verilerini sundu. Stromatolitler, siyanobakterilerin deniz suyundaki kalsiyum karbonat parçacıkları ile etkileşmesi sonucu oluşuyor ve Salda gölündeki karnabahar şeklindeki yapılar dünyadaki sayılı örneklerden biri.

Poster sunumları arasından seçilen “Characterization of B and T cells in non-small cell lung cancer” başlıklı bildiri Moleküler Biyoloji-Genetik ve Biyoteknoloji Doktora programı öğrencisi Gönül Seyhan tarafından kısa sözlü sunum olarak programda yerini aldı.

İstanbul, Ankara, Bursa, Eskişehir, Antalya ve Erzurum gibi Türkiye’nin çeşitli ilerinden ve Kıbrıs’tan katılan 410 öğrenci kongreyi son saatlerine kadar yoğun ilgi ile takip ettiler.

Haber ve Fotoğraflar: İTÜ Kurumsal İletişim Ofisi