Rektörümüzün İTÜ Günü Mesajı

May 24, 2014, 09:19

Üniversitemizin Değerli Mezunları,

Hiçbir zaman kopmadığınız, kalben hiç ayrılmadığınız yuvanıza bir kez daha hoş geldiniz. Yaşayan 100 binden fazla mezuna sahip büyük bir ailenin parçası olan sizler, asırlar aşan kurumumuzun bugünkü temsilcileri ve geleceğe bırakılacak mirasın sahiplerisiniz. Bu anı kitabından sizlere seslenirken, öncelikle üniversitemizin 241. yaşına ulaşmasından duyduğum kıvancı paylaşmak isterim.  

Kıymetli İTÜ’lüler,

Üniversitemiz, köklü ve parlak geçmişiyle 241 yıldır bilimin, üretkenliğin, yeniliğin, çalışkanlığın simgesi olarak dimdik ayakta. İTÜ’nün sembolü haline gelen bu değerlerin sahibi ise mezunlarımız. Mezunlarımızın öğrencilik yıllarından başlayan ve bilim sevgisiyle yurt sevgisini birleştiren azimkâr uğraşları hem üniversitemizi hem de ülkemizi daima ileriye taşımıştır.

Ülkemizin dört bir yanında, değerli olan, kalıcı olan, güzel olan ne varsa orada mutlaka bir İTÜ’lünün eli vardır...  

Öncülük eden, örnek alınan sayısız işe baktığımızda hepimizin duyduğu gurur aynıdır; çünkü orada mutlaka bir İTÜ’lünün adı vardır…

Değerli Mezunlarımız,

Sadece İTÜ Rektörü olarak değil, bir İTÜ mezunu olarak üniversiteme duyduğum sevgi ve bağlılık, her gün heyecanımın tazelenmesini ve yeni başarılara imza atma gücünü kendimde bulmamı sağlıyor.

İTÜ artık 250. yaşına doğru geri sayıma geçen ve önüne büyük hedefler koyan bir üniversite. İTÜ’yü, İTÜ adına ve ayrıcalığına yakışır yüksek başarılarla 250. yılına ulaştırmak en büyük gayemiz. Bu gayeyi gerçekleştirebilmek için de güçlü adımlar atıyoruz. Tarihimizdeki ilklere ve teklere yenilerini eklemek için çalışıyor, bilimin merkezi, tekniğin ve teknolojinin üssü olma niteliğimizi pekiştiriyoruz. Ancak bununla yetinmiyor; kültür, sanat, spor ve sosyal sorumluluk üzerine dikkat çeken adımlar atıyoruz. İTÜ’den aldığınız her güzel haberin sizin için gurur kaynağı olduğunu biliyor, o nedenle bu adımlarımızdan bazılarını aktarmak istiyorum.

Dünyada ilk kez tematik teknokentler projesini İTÜ’de hayata geçiriyoruz. Önce enerji, ardından denizcilik teknokenti açmak için çalışmalarımız hızla ilerliyor. Türkiye’nin ilk elektrikli minibüsünü tasarladık, yola çıkmak için gün sayıyor. Minibüsümüzü sadece bir ilki başardık demek için değil, bizzat kullanarak örnek olmak için tasarlıyoruz. Tamamlandığında, yerleşkelerimizdeki ring servislerini elektrikli minibüslerle sağlayacağız. Ülkemizin ilk Bulut Bilişim Çözümleri Merkezini kurduk. Kariyer planlama anlayışında ezberleri bozarak yeni bir yaklaşım getirdik ve bu yıl Avrasya’nın en büyük Kariyer Zirvesini gerçekleştirdik.

İTÜ sadece mühendislik ve mimarlık eğitimiyle özdeş bir üniversite değil, sanatın ve sporun da yuvası olan güzide bir kurum. Bu niteliğimizi güçlendirmeyi temel görevlerimiz arasında sayıyoruz. 2014’te ilk kez İTÜ Sanat Günlerini düzenledik. 19 gün boyunca, birbirinden farklı disiplinlerden örnekler ve seçkin sanatçılar üniversitemizdeydi. 2014 başında Rektörlük binamızın giriş katını sanat galerisi olarak yeniden düzenledik. Üniversitemiz her ay yeni bir serginin açıldığı, sadece İTÜ’lülerin değil İstanbul’dan hatta şehir dışından sanatseverlerin ilgisine mazhar olan bir mekâna, İTÜ RSG’ye (Rektörlük Sanat Galerisi) kavuştu.

Spor kulüplerimizin başarıları çok önemli. İTÜ’nün “Yenilmez Armada” adıyla adını tarihe yazdıran efsane basketbol takımını yeniden canlandırmayı çok istiyoruz. Bu yolda emin adımlarla ilerlediğimizi belirtmeliyim. Öte yandan sadece futbol, basketbol, voleybol gibi yaygın branşlarda değil her spor dalında İTÜ etkisinin görülmesini amaçlıyoruz ve spora verdiğimiz bu değerin karşılığını da alıyoruz. 2014 yılında Amerikan Futbol Takımımız Ünilig’de Türkiye Şampiyonu oldu. Kano Takımımız 2014 Deniz Kanosu Bahar Turnuvasında Türkiye 3.’lüğü elde ederek bir başka kupayı üniversitemize getirdi. Başarılarımıza daha birçoklarını ekleyecek güçteyiz. Bunun için potansiyelimizi doğru yönlendirmeye, kaynaklarımızı etkin kullanmaya gayret ediyoruz.




İTÜ’nün Saygıdeğer Mensupları,

İTÜ gibi tarihiyle, kültürüyle, vizyonuyla dü
nya çapında prestij sahibi bir kurumun parçası olmaktan, Rektörlüğünü yürütmekten hem onur hem mutluluk duyuyorum. Ben ve tüm çalışma arkadaşlarım, en büyük gücümüzü İTÜ sevgisinden ve İTÜ’lülerin desteğinden alıyoruz. Bu destekte, siz mezunlarımızın sunduğu katkının yeri tartışılmaz. Sizlerin deneyiminden, sizlerin hayallerinden, sizlerin önerilerinden beslenmek bizim için şans. İşte bu yüzden, geleceğin İTÜ’sünü kurarken, büyük bir aile olmanın gücünden yararlanmak için mezunlarımıza her zamankinden daha çok ihtiyacımız var.

Son on yıllardaki mezunlarımızın üniversiteleri ile zayıflayan bağlarını yeniden kuvvetlendirmek hepimizin elinde. Hatırlamamız gereken tek şey ise üniversite sıralarında geçen günlerimiz ve İTÜ’ye aslında ne kadar çok şey borçlu olduğumuz... Dünyanın en iyi üniversitelerine bakın, mutlaka kuvvetli bir mezun bağı ve üniversitelerinden fiziken kopmamış mezunlar göreceksiniz. İTÜ’lü olan birinin ruhen İTÜ’den kopması mümkün değil; bunu çok iyi biliyoruz. Ancak biz fiziken de İTÜ’den kopmamanızı istiyoruz. En büyük dileğim, İTÜ’lü gençlerle İTÜ’nün her yaştan mezunlarının bir arada olduğu; mezunlarımızın gençlerin bakış açısından ve enerjisinden, öğrencilerimizin de mezunlarımızın deneyimlerinden ve bilgilerinden yararlandığı bir üniversite ortamı inşa edebilmek. İTÜ’lülük bir kültürdür; nesilden nesile zenginleşerek aktarılan bir kültür… Bu kültürü yeni kuşaklara benimsetmek, İTÜ’lü olmanın ayrıcalığını anlatmak için sizlerin rol model olduğunuzu düşünüyor; bu bilincin aşılanmasında sorumluluk almanız gerektiğine inanıyorum. Bunun için İTÜ mezunlarını üniversitelerini sık sık ziyaret etmeye, ortak yaşam alanlarını kullanmaya, gençlerle bir arada olmaya davet ediyorum.

Üniversitenizin kapıları sizlere her zaman açık. Gelin ve lütfen kütüphanelerimizi, spor alanlarımızı kullanın, yerleşkelerimizi gezin. Tüm bunları yaparken, İTÜ’nün zamanı ne kadar iyi kullandığını, değişerek güzelleştiğini fark edin. Kampüslerimizin çevre düzenlemesinde doğa dostu, engelli dostu, sağlıklı yaşam dostu bir yaklaşımın benimsendiğini gördükçe gurur duyacağınızdan şüphem yok. Geçen yıl başlattığımız uzun soluklu bir proje olan “İTÜ Yeşil Kampüs” çalışmaları ile karbon salınımının azaldığı bisiklet kullanma ve yürüyüş yapma kültürünün yerleştiği, kimyasal ve gündelik atıkların geri kazanıldığı ya da ayrıştırıldığı, yeşil alan miktarının artırıldığı, engellilerin engelsiz kullanabildiği bir yerleşke ortamı kuruyoruz…

Değerli Mezunlarımız,

Hepimizi derinden yaralayan taze bir acımız var... 13 Mayıs 2014 günü, ülkemizin tarihine unutulmayacak bir yas olarak yazıldı. Soma’da kaybettiğimiz tüm madencilerimize Allah’tan rahmet, yakınlarına ve milletimize bir kez daha başsağlığı diliyorum. Bu derin acıyı yüreğimizde taşıdığımızın ve İTÜ olarak alabileceğimiz tüm sorumluluklarda elimizi taşın altına koymaya hazır olduğumuzun bilinmesini istiyorum.

Sizleri mesleğinize, ülkemize ve İTÜ adına kattığınız değer için kutluyorum. 1773’ten bugüne İTÜ’ye emek vermiş şahsiyetlere şükranlarımı sunuyor, aramızdan ayrılan tüm İTÜ mezun ve mensuplarını saygıyla yâd ediyorum.

Saygılarımla

Prof. Dr. Mehmet Karaca
Rektör